Emlakta Nostalji

1985 yılında Sultantepe'yi Prens Faysal satın almış!

1985 yılında 70 bin metrekarelik koruluk alan olan Sultantepe'yi Prens Faysal, 2 milyar liraya satın almış. Araziyi satan işadamı Demir Karamancı, ''Bu araziye Türkiye'de kimse 2 milyar lira vermez'' demiş.



Sultantepe'nin yeni sahibi Prens Faysal


  Koruyu ve içindeki Hüseyin Avni Paşa Köşkü'nü satan işadamı Demir Karamancı, ''Bu araziye Türkiye'de kimse 2 milyar lira vermez'' dedi.

  Demir Karamancı, arazinin tek sahibinin kendisi olmadığını belirtti ve ''7 hissenin 2'si Nuri Demirağ'ın kızlarına, 2 hisse bana ve eşime, geri kalan 3 hisse de yakınlarıma ait'' şeklinde konuştu.


   ÜSKÜDAR'da ünlü Sultantepe'nin yeni sahibinin de Suudi Arabistan Prensi Abdullah el-Faysal olduğu anlaşıldı.

   İçinde tarihi Hüseyin Paşa Köşkü'nün de bulunduğu 70 bin metrekarelik koruyu Prens Faysal'a satan işadamı Demir Karamancı ile dün görüştük. 

   Önce fotoğrafının çekilmesini istemedi. Oldukça dertliydi:

   ''Bu koruyu adam edip, içinde oturabilecek bir hale getirmek için yıllarca uğraşıp durdum, resmi yazışmalarım dosyaları doldurdu. Hiçbir şeye izin vermediler. Sonun da Prens Faysal talip olunca satmayı uygun gördüm. Şunu söylemeliyim ki bu araziye Türkiye'de kimse 2 milyar lira vermez.'' 

   Demir Karamancı, 15 yıl önce bu araziyi satın almış. Amacı, koruluk içinde küçük birkaç ev yapmak ve koruyu denetim altında tutmak. Ancak çivi çakılmasına bile izin vermemişler. 

   ''Yüzde 1-2 oranında inşaat alanı verin. Yeri siz seçin dedim. Kabul etmediler. ormanlık içinde oturulacak birkaç yerin dışarıdan görülmesi mümkün değil. Bu koruyu alınca hemen etrafına duvar çevirdim. Nitekim ben korudum, içindeki köşk aslında Selamlık'tır. Haremlik, tepenin öteki bölümünü teşkil ediyor. Yandı, gitti. Ağaçlar iyice azaldı. Çünkü bakan kimse yok. Tarihi eser ve alanlar, bakımsızlıktan yok oluyor. Ama bu alanın tapusuna bakarsanız, '1. derece tarihi eser, SİT alanı içinde. İlk planda istimlake tabi tutulacak' yazılı. Böyle araziyi kim alır. Almayınca da bakımsız kalıp gidiyor.''

   Bir an durup, gülüyor:

   ''Arazinin tüm sahibi ben değilim. O nedenle 2 milyar liranın tümünü ben almadım. 7 hissenin 2'si Nuri Demirağ'ın kızlarına ait. 2 hisse ben ve eşime ait. Geri kalan yakınlarımın''.

   Demir Karamancı sözü tekrar korunun korunmasına getiriyor. ''Belki inanmazsınız'' diyor. ''Ben burayı satın aldıktan sonra Orman Müdürlüğü'nden uzman getirip ağaçları tek tek tespit ettirdim. Asırlık ağaçlar var. İki çam fırtınadan devrildi. Kaldırmadım. Kesti demesinler diye. Öyle duruyor. Yangın çıkar, köşk yanar, sonra 'yaktırdı' demesinler diye elektrik kablolarını kestirdim.''


(1985 yılında Reşat Altın 38.769 liraya satılıyormuş.)


Milliyet Gazetesi 27 Haziran 1985



Abdullah Kutalmış MIZRAK/Emlakkulisi.com