Emlakta Nostalji

2001 yılında Süleymaniye'deki Türk evleri restore edilecekmiş!

2001 yılında Süleymaniye semtinin Unesco tarafından Dünya Kültür Mirası listesine almasıyla, tarihi semt için ciddi adımlar atılmaya başlanmış. Türk evlerinin restore edilmesiyle bölge Safranbolu gibi olacakmış.



İstanbul'un Safranbolu'su


İstanbul'un orta yerinde tipik bir Osmanlı kent parçası olan Süleymaniye için sonunda ciddi adımlar atılmaya başlandı. Restorasyonlar tamamlandığında bu tarihi semt yaşayan Türk evleri ile bir açık hava müzesi kabul edilen Safranbolu gibi olacak. 


     İstanbul'un üçüncü büyük tepesine kurulu Süleymaniye'de sevindirici bir faaliyet var. Çoğu terkedilmiş ya da işgal edilmiş olan yüzlerce değerli tarihi Osmanlı yapısının kaderi değişiyor. Yıllardır otopark mafyasının yakarak kökünü kurutmaya çalıştığı yapılar için umut ışığı doğdu. 

     Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Teşkilatı (Unesco) tarafından, Fener ve Balat semtlerinden sonra Dünya Kültür Mirası listesine alınan Süleymaniye için herkes kolları sıvadı.

     Süleymaniye aşığı eczacı Fazıl Bilginoğlu ilk adımı atanlardan biri. Fazıl Bey, 1995'te Ayrancı ve Namahrem sokaklarının kesiştiği yerde, metruk haldeki Hayriye Hanım Konağı'nı satın aldı. 1967'den beri Süleymaniyeli olan Bilginoğlu, konağın iki buçuk yıl süren restorasyonu boyunca inşaatın içinde yatıp kalktı. Gece gündüz, ustalarla birlikte çalıştı. 

     Süleymaniye'de ikinci büyük restorasyon-kurtarma dalgası İstanbul Üniversitesi'nin bulunduğu bölgede başlatıldı. Geçtiğimiz yıl, üniversiteye ait 56 binanın restore edilmesi için rektörlük bir bütçe ayırdı. Bozdoğan Kemeri Sokak'ta bulunan bir binanın restorasyonu bitti, yakında hizmete açılacak. Süleymaniye'nin en görkemli yapılarından biri olan üniversiteye bağlı Şarkiyat Enstitüsü'nün restorasyonu yarılandı. Eczacılık Fakültesi'nin arkasındaki dört büyük konağın onarımlarına başlandı. Ünlü ressam Feyhaman Duran'ın evi restore edilerek müze olarak hizmete açıldı.

     Bu arada İstanbul Büyükşehir Belediyesi tüm bölgeyi kapsayan bir tarihi eser envanteri yaptı. Çalışma tamamlanarak Birinci Bölge Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'na teslim edildi. Başkan Ali Müfit Gürtuna, Süleymaniye'nin İstanbul'un ortasındaki Safranbolu olduğu düşüncesinde: ''Bu bölgemiz, Mimar Sinan'ın yaptığı ölümsüz anıtsal eserler yanında Osmanlı sivil mimarisinin de doruğuna çıktığı bir alandır. Bizim olduğu kadar tüm dünya kültür mirasının da bir parçası. Biz bu evlerin sadece sahipleri değil emanetçileriyiz. Projeleri tamamladık. Süleymaniye kurtulduğunda Safranbolu gibi olacak ve yabancı misafirlere gururla İstanbul uygarlığının nasıl bir şey olduğunu gösterebileceğiz.'' Gürtuna, yıllardır bekar odaları olarak kullanılan bu kıymetli binaların Belediye İktisadi Teşebbüsleri (BİT) tarafından alınıp idare binaları olarak kullanılmasını öneren bir talimat yayımladı. Gürtuna'ya ilk destek İston'dan geldi, iki konak alınarak onarım başladı. 

     Eminönü Belediyesi de bölgede bulunan, çoğu terkedilmiş 300 yapı için harekete geçti. Eminönü Belediye Başkanı Lütfi Kibiroğlu, ''Yapıların yüzde 35'i metruk. Bu kadar büyük bir terkedilmişlik sadece savaş sonrasında Berlin'de görülmüştü. 2700 yıllık tarihe tanıklık eden Süleymaniye gibi bir bölgenin bu durumda olması içler acısıdır. Bu eserlerin bir kısmı bekarların, seyyar satıcıların ve berduşların yatağı olmuş durumda. Her an yangın tehlikesiyle yüz yüze. Zaten çok sayıda binamızı yangın denilen canavara kurban ettik. Hiç olmazsa elimizdeki kurtaralım diye çalışıyoruz'' diyor.



HAYRİYE HANIM KONAĞI


Fazıl Bilginoğlu'nun metruk haldeyken satın alıp restore ettiği 16 odalı konağın ilk sahibi Hayriye Hanım, Osmanlı münevverlerinden. Konakta zamanın ünlü kadın şairleri, yabancı konuklar misafir edilmiş. Yeni yüzyılın ve Osmanlı aydınlanmasının saygın kişileri ağırlanmış. Ailenin büyük bir bölümü Abdülhamid döneminde Fransa'ya göçüp Jöntürkler'e katılınca, konağın saltanatlı dönemleri sona ermiş. Hayriye Hanım'ın ölümünden sonra torunları tarafından konak elden çıkarılmış. Konağın inşasında İtalyan ve Macar ustalar çalışmış. Özellikle dış saçak süslemeleri olağanüstü incelikli. Fazıl Bey, Süleymaniye konaklarının tarih boyunca Boğaz'daki yalılara ilham kaynağı olduğunu, Osmanlı-Türk mimarisindeki ahşap karkas sisteminin bu semtte geliştirildiğini söylüyor.


Hürriyet 24 Kasım 2001



Abdullah Kutalmış MIZRAK/Emlakkulisi.com