Genel

2014'te artan emlak vergileri kira beyanlarını uçuracak!

2014 yılında değişen emlak vergilerine göre bazı il ve ilçelerde artışlar yüzde 300’leri aştı. Gayrimenkulünü kiraya verenler, o gayrimenkulün emlak vergisi değerinin yüzde 5’inin altında kira beyan edemiyor...

2014 yılında değişen emlak vergilerine göre bazı il ve ilçelerde artışlar yüzde 300’leri aştı. Gayrimenkulünü kiraya verenler, o gayrimenkulün emlak vergisi değerinin yüzde 5’inin altında kira beyan edemiyor. Emlak vergisi bu beyanları yükseltince ya kiralar artacak ya da ev sahipleri zarara uğrayacak.


NASIL olsa öğreneceksiniz.

Hiç değilse benden duyun.

2014 yılında, gayrimenkul kiralarıyla ilgili şok bir gelişme var.

Bu gelişme hem ev ve işyeri sahiplerinin hem de kiracıların canını sıkacak.



PEKİ OLAY NE?

Daha önce Hürriyet’te okudunuz.

2014 yılı bina ve arsa metrekare bedelleri yeniden belirlendi.

Bazı il ve ilçelerde, arsa metrekare birim değerlerindeki artış, yüzde 40-50, bazılarında yüzde 100-300 oldu. Değeri yüzde 500 hatta yüzde bin artırılan arsalar bile var. 

Şimdi diyeceksiniz ki;

“Arsa metrekare değerlerindeki astronomik artışın, ev sahipleri ile ne ilgisi var?”

Olmaz olur mu çok yakından ilgisi var. Evin ya da işyerinin emlak vergisine esas değeri hesaplanırken, arsa payının değeri de bina değerine ilave ediliyor. Böyle olunca, bazı evlerin değeri, normal piyasa değerinin bile üzerinde çıkıyor.

“Tamam bunu da anladık ama ev sahibi ve kiracı ile ilişkisini ve ‘şok’ dediğiniz olayı hala anlayamadık. O nedir?” diye soranlar için de devamını açıklayalım.


DEĞERİN YÜZDE 5’İ KİRA

Gayrimenkulünü kiraya verenler, o gayrimenkulün emlak vergisi değerinin yüzde 5’inin altında kira beyan edemiyorlar. Kira geliri beyan edilirken, evin vergi değeri de bildiriliyor.

Gelir Vergisi Kanunu’nda “emsal kira bedeli esası” başlıklı 73. madde var.

Bu maddeye göre; kiraya verilen gayrimenkullerin kira bedelleri, emsal kira bedelinden düşük olamıyor. Bu bedel de emlak vergisi değerinin yüzde 5’i oluyor.

BİR ÖRNEK: İstanbul’da Şişli Dr. İsmet Öztürk Sokak’ta, net alanı 140 metrekare olan bir dairenin, emlak vergisi değeri, yaklaşık 2 milyon 400 bin lira.

Bu daireyi kiraya veren vatandaş, 2014 yılı kira geliri olarak, asgari 120 bin lira bildirmek zorunda. Bu da ayda 10 bin lira kira demek.

Aynı ev ikinci bodrum katta bile olsa, yine aynı kira istenecekti!

Diyeceksiniz ki “Olmaz böyle şey”

Oldu bile..

Bunun adı “Şok” değil de nedir?

MALİYE’NİN UYGULAMASI 

Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 2013 yılında yayınladığı “Kira Geliri Elde Edenler İçin Beyanname Düzenleme Rehberi”nin 10 ve 11. sayfalarını birlikte okuyalım;

“Kira bedelinin hiç olmaması veya düşük olması halinde, ’emsal kira bedeli’ esas alınır. Buna göre;

 - Gayrimenkulün bedelsiz olarak başkalarının kullanımına bırakılması,

 - Kiraya verilen gayrimenkulün kira bedelinin EMSAL KİRA BEDELİNDEN DÜŞÜK OLMASI,

hallerinde emsal kira bedeli esası uygulanacaktır.


……. Emsal kira bedeli, EMLAK VERGİSİ DEĞERİNİN YÜZDE 5’İDİR”

Görüldüğü gibi Maliye’nin kira geliri rehberinde, emlak vergisi değerinin yüzde 5’inin “emsal kira bedeli” olarak ele alınacağı belirtiliyor.

Danıştay’ın, emsal kira bedeli konusunda, mükellef lehine çok sayıda kararı var. Ancak 2013 yılı vergi rehberi ve yeni tarihli kararların da mevcut olması, Maliye’nin yüzde 5 uygulamasını sürdürdüğünü gösteriyor.



KİRACIYA ŞOK NE?

Ev sahibi ya da işyeri sahibi, kiracısına diyecek ki;

“Arkadaş, benim evin emlak vergisi asgari değeri artırılmış ve 2 milyon 400 bin lira olmuş. Gelir Vergisi Kanunu’nda 73. madde diye bir madde varmış. O maddeye göre, evin değerinin yüzde 5’inden aşağı kira bildiremiyormuşum. Kirayı 1 Ocak 2014’den itibaren yıllık 120 bin lira yani aylık 10 bin lira yapıyorum.”

Kiracı feryat edecek;

“Siz ne diyorsunuz. Konutlarda Borçlar Kanunu’nun 344. maddesine göre yıllık ÜFE artış oranından fazla zam yapılamaz.”

Bu doğru…

İşyeri olarak kiraya verilen büro, dükkan ve mağazalarda ise, ÜFE sınırlaması yok. Mal sahibi daha yüksek oranda kira artışı yapabiliyor. Peki ne olacak şimdi?

“Buyrun cenaze namazına” derler ya işte öyle bir şey!


Şükrü Kızılot/ Hürriyet Gazetesi