Genel

2021 için yeni hedef: 15 dakikalık kentler!

Artık hiç bir ülke, milyonlarca nüfusu olan, gökdelenlerin silüetini oluşturduğu, çılgın şehirlerle övünmüyor. Yerel yönetimler israfı artıran tüketim toplumlarını dizginlemeyi planlıyor...

İsraf sözcüğünün her gün, her dakika hayat bulduğu büyük kentler değişmek zorunda. Yerel yönetimler israfı artıran tüketim toplumlarını dizginlemeyi amaçlıyor. Şimdilerde yeni olmayan ama önemi yeni anlaşılan bir kavram gündemde.

Para dergisi'nden Alev Rigel'in haberine göre; hepimiz 2020'den kurtulmayı dört gözle bekledik. Oysa 2020'nin ne kabahati vardı? Başımıza gelen pandemi belasının sorumlusu insanoğlu değil mi? Şimdi her ocak ayında olduğu gibi yeni yıla umutla bakıyoruz. Daha sağlıklı olma, daha iyi ekonomik şartlarda yaşama, daha mutlu olma beklentilerimiz var 2021'den. Bir aşi seferberliğiyle koronanın önünü almaya çalışacağız. Bozulan ekonomik şartları düzeltme çabası içinde olacağız. Herkes kendine refah dolu, bol kazançlı, sağlıklı bir yaşam kurmanin hayali içinde olacak. Ne de olsa yeni yıl, yeni ve taze umutlar demek.

Fakat Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı OECD'nin tahminleri moral bozuyor. Gayrisafi iç hasılası büyüyen ülke hemen hemen yok gibi. Herkes ekside. Gerileyen ülkelerin başında yüzde -12.9 ile Arjantin, -11.2 ile Birleşik Krallık, -9.9 ile Hindistan, -9.1 ile Fransa, İtalya ve Meksika geliyor. Euro bölgesinin bile gayrisafi iç hasıla gerilemesi yüzde -7.5.

 

MAKROEKONOMİK VERİLER KÖTÜYDÜ

Ekonomi ve istihdam rakamları öyle bozuldu ki, hemen düzelecek gibi görünmüyor. Küçük ve orta ölçekli işletme sahiplerinden fabrika işçilerine kadar geniş bir kesim, işinden oldu. Ya da en iyimser uygulamalarla “sila izni”ne gönderildi. Büyük şirketler, on binlerce çalışanını işten çıkarıyor. Hele banka kredileriyle (mortgage ile) ev satın alanlar, gelirleri olmadığından ödeme yapamayıp evlerini kaybetme riskiyle karşı karşıyalar. 2007 ve 2008'de görülen emlak piyasası çöküşü, 2020'de de yaşandı. Üstelik daha şiddetli olarak. İşsizlik aylığı alanlar, yolun sonuna geldi. Pek çok ülkede işsizlik aylığı, altı aydan daha uzun süre verilemiyor. ABD gibi bir ülkede bile yiyecek yardımı alanların sayısı 17 milyonu aştı. 2020 felaket bir yıldı. Bu nedenle 2021, ağır lokomotiflerin gümbürdediği bir yıl olmak zorunda. Madalyonun iyi tarafı, pek çok düşük gelir grubundaki ailenin yaz tatili, yüksek gelir grubundaki ailelerin de kış tatili için ayırdığı paranın, bankalarda önemli bir mevduat tutmuş olması. Bankalardaki ulusal hesaplar, son 45 yılın en yüksek seviyesinde. Örneğin Almanya. Almanlar, tatile gitmeyerek 235 milyar euro biriktirmiş. Çoğu yastık altı. Çünkü Alman bankaları negatif faiz uyguluyor.

Böyle bir ortamda yönetimler ne yapabilir? Öncelikli hedef, elbette ki koronavirüsün önünü almak. İkinci ve en önemli konu ise yaşadığımız kentlere bir çeki düzen vermek. Şimdi bütün dünyanın slogani, “15 dakikalık kentler”.

 

ŞEHİR PLANCILARINA İŞ DÜŞÜYOR

Artık hiç bir ülke, milyonlarca nüfusu olan, gökdelenlerin silüetini oluşturduğu, çılgın bir yaşamın sürdüğü kentlerle övünmüyor. 15 dakikalık kentler, israfa varan tüketim toplumlarını dizginlemeyi amaçlıyor. Bu yeni kavramın özünde, insanların en fazla 15 dakikalik yürüyüşle veya bisikletiyle, ihtiyacı olan her tür market, kasap, postane, tıbbi hizmet tesisleri, banka, tuhafiyeci, nalbur, gel-al büfesi, restoran, parklar, eğlence merkezleri, küçük işletmeler, jimnastik salonu vs. kolaylıklara ulaşabilmesi fikri bulunuyor. Böylece şehir sakinleri motorlu araçlarını kullanma gereği duymayacak, toplu taşıma araçlarını meşgul etmeyecek, metrolarda kalabalığa sebep olmayacak. Bu fikir, mimarları ve kent planlamacılarını heyecanlandırdı. Bunun için yeni 15 dakikalık kentler inşa etmeye gerek yok. Mevcut kentleri, 15'er dakikalık alanlara ayırmak yeterli.

Fikir yeni değil aslında. Avrupa'da ve Kuzey Amerika'da öyle siteler inşa ediliyor ki, bu siteler içinde her tür ihtiyacı karşılayacak tesisler, hatta gece eğlenceleri için bile imkanlar var. Site sakinleri, dışarıya çıkmaya ihtiyaç duymuyor. Ozel araçlarını sadece hafta sonu kırsala kaçış için kullanıyor. Ama herkes sitelerde oturmuyor. Burada is. sehir planlamacılarına düşüyor. Önemli olan, mahalleleri, sakinlerinin her ihtiyaca 15 dakikada ulaşılabildiği yaşam alanlarina dönüştürmek.

 

PEK ÇOK BELEDİYE DESTEKLİYOR

Daha da geriye gidecek olursak, Amerikalı şehir planlamacı Clarence Perry, 1900'lerin başlarında 20-30 dakikalık kentler projesini ortaya atmıştı. O yıllarda herkesin otomobili yoktu ama yine de insanlar, bütün ihtiyaçlarını yakın çevresinden karşılamalıydı. “Çeyrek Saatlik Kent” (La Ville du Quart d'Heure) fikri, 2019'da Kolombiya asıllı Fransız profesör Carlos Moreno'nun kafasında yeniden şekillendi. Moreno, yeni kent modelini, “bir merkezden yönetilmeme” (desantralizasyon) uygulamasına benzetiyor. Bu fikri, Paris Belediye Başkanı Anne Hidalgo da sahiplendi. Hidalgo, Paris'in ortasından geçen Seine Nehri'ne yakın yolları motorlu araç trafiğine kapattı. Kent içindeki otopark alanlarını kısıtladı ve yaklaşık bin kilometre uzunluğunda bisiklet yolu yaptırdı. 15 dakikalık kent, dünya belediyelerinin bir araya gelerek oluşturduğu ağ olan “C40 Kentleri”nin de desteklediği bir proje.

Pekiyi, 15 dakikalık kent, hayata geçirilecek mi? Montmartre Tepesi'ni saymazsanız Paris düz bir kent. Bisikletle değil 15 dakikalık mesafeleri kat etmek, saatlerce yol almak bile çok kolay. Ama her kent, düz değil. Günlük alışverişin, 15 dakikadan daha kısa zamanda yapılabildiği kentler olduğu gibi, daha uzun süre evinizin dışında olmak zorunda kaldığınız yerleşim birimleri de mevcut. Avrupa bu konuda daha avantajlı. Kentler, sıkışık değilse bile bir arada. Oysa Kuzey Amerika öyle değil. Burada hesaplar, mil üzerinden yapılıyor. Amerikalıların yüzde 60'ı, altı milden (9.6 kilometreden) daha kısa mesafelerde her tür ihtiyacını karşılayacak dükkan veya tesis bulabiliyor. Yüzde 75'i ise on milden (16 kilometreden) daha kısa mesafelerde dolaşıyor. Amerikalıların 15 dakikalik kent kavramından anladığı ise, metro ile istediği yere gitmek ve yine aynı yolla evine dönebilmek.

Türkiye'nin 81 ili akıllı şehir olacak!