Kent Haberleri

5 yılda Harran'daki kümbet evlerin yarısı yıkıldı!

HER yıl binlerce yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği Şanlıurfa’nın tarihi Harran ilçesinin simgesi olan, koruma altındaki kümbet evlerin sayısı, 5 yılda yarı yarıya azaldı.

Harran Belediye Başkanı Mehmet Özyavuz, ilçede SİT kapsamındaki kümbet evlerin kamulaştırılacağı söylentisinin ardından sahiplerinin boşaltarak bakım ve onarımını yapmamasıyla evlerin yıkıldığını ifade ederek, "2009 yılında 500 olan kümbet evlerin sayısı bugün 250’ye indi. İlçemizin simgesi ve tarihi miras olan bu evlerin korunması için çalışma başlattık. Kümbet evlerimizi koruyarak ve gerekli bakımlarını yaparak Harran’da tarihin yok olmasına müsaade etmeyeceğiz" dedi.



Tarihi kalesi, dünyada kurulan ilk İslam üniversitesi ile ünlü olan Harran’ın simgesi olan kümbet evler, buralarda yaşayanların boşaltmasının ardından yıkılmaya başladı. 2009 yılında sayısı 500 civarında olan; yazın serin, kışın ise sıcak tutmasıyla yöre halkının vazgeçmediği kümbet evlerin yarısı, aradan geçen süre içerisinde bakımsızlıktan yıkıldı.


BİRİNCİ DERECE SİT ALANI


Tarihi ilçeyi çevreleyen şehir surlarının içerisindeki kümbet evler, Kültür Varlıkları Koruma Kurulu tarafından birinci derece SİT alanı ilan edildi. SİT alanı kabul edilen bölgede kümbet evi bulunan onlarca kişiye, evlerinin yanında yaptığı saptanan ve yıkılan beton binalardan dolayı veya izin almadan onarım yaptıkları gerekçesiyle dava açıldı. Zaman içerisinde SİT alanı içerisinde ailelerin genişlemesiyle yetersiz kalması ve ek yapılara izin verilmemesiyle, kümbet evlerde yaşayanlar buraları terk etti. SİT alanı dışında yeni ev yaptıran veya izinsiz onarım yaptıkları gerekçesiyle haklarında dava açılanlar ile 2010 yılında evlerin kamulaştırılacağının gündeme gelmesinin ardından onlarca aile kümbet evlerini boşalttı.


KÜMBET EVLERİN YARISI YIKILDI


2010 yılından itibaren SİT alanı içerisinde boşaltılan kümbet evler zaman içerisinde tek tek yıkılmaya başladı. Harran Belediye Başkanı Mehmet Özyavuz, 2009 yılında görevi devraldığında ilçede 500 civarında kümbet bulunduğunu ancak günümüzde bu sayısının 250’lere düştüğünü söyledi. Kümbet evlerin tuğla ve topraktan yapıldığını, haliyle bakım ve onarımı yapılmayınca yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını anlatan Özyavuz şöyle konuştu:


"2009 yılında görevi devraldığımızda SİT alanı içerisinde yapılan Kaçak ve betonarme yapılara savaş açtık. İlçenin tarihi dokusunu koruma adına yaptığımız çalışmalar sırasında kümbet evlerin yanına yapılan beton yapıları tek tek yıktık. Ancak, 2010 yılında evlerin yeni yapıların olmayışı, açılan davalar ve kamulaştırma yapılacağı söylentisi nedeniyle vatandaşta oluşan tedirginliğin ardından kümbet evler boşaltıldı. İnsanlar SİT alanı dışında yeni yerlere taşındı ve kümbet evler boş kaldı. Bu evler tuğla ve topraktan yapılan evler, haliyle içinde yaşayan olmayınca 6 ay 1 sene gibi bir zamanda yıkılır. Çünkü buraların 6 ayda bir bakım ve onarımının yapılması gerekiyor. Mesela kış mevsiminde yağmur yağınca, onarımı yapılmayan bu evler kerpiç olduğu için yıkılıyor. Evlerin insandan arındırılması ile korunması mümkün olmadı. Böyle olunca da 5 yıl gibi bir zamanda evlerin yarısı yıkıldı."


TARİHİN YOK OLMASINA MÜSAADE ETMEYECEĞİZ


Mehmet Özyavuz, sahip çıktıkları ilçenin tarihinin yok olmasına müsaade etmeyeceklerini söyledi. Kümbet evlerin korunması noktasında çalıştıklarını ve içinde yaşayanların bulunduğu evlerin gerekli bakımını yapmasının önemini vurgulayan Özyavuz şöyle devam etti:


"Mevcut evlerimizin bakım ve onarımını içinde yaşamını sürdürenlerin yapması gerekiyor. SİT alanı içinde olduğu için bu anlamda tedirginlik yaşayan kümbet ev sakinlerinin rahatlatılması gerekiyor. Bunun dışında yıkılan veya yıkılma riski bulunan evleri de koruma altına alacağız. Bu noktada Şanlıurfa Valiliği, Büyükşehir Belediyesi, Harran Belediyesi ile Karacadağ Kalkınma Ajansı’nın yaptığı çalışmalar var. Yıkılan veya aynı tehdit ile karşı karşıya kalan evleri satın alarak restorasyon ve onarımını yaparak kültürel hizmete sunacağız. İlçemizdeki tüm evleri aynı şekilde koruyarak gelecek nesillere ulaştırma noktasında tarihe olan sorumluluğumuzu yerine getireceğiz."


Milliyet