Sektörel

8 soruda Değerli Konut Vergisi!

Avukat Dr. Rezan Epözdemir, Değerli Konut Vergisi’nin detaylarını anlattı. İşte 8 soruda Değerli Konut Vergisi...

TBMM’den 5 Aralık’ta geçen ve 7 Aralık’ta onaylanarak yürürlüğe giren Değerli Konut Vergisi ile ilgili tartışmalar sürüyor. Oda TV'de yer alan habere göre; 147 bin 256 gayrimenkul sahibini etkileyecek olan Değerli Konut Vergisi için mükelleflere tebligatlar gönderiliyor. Diğer yandan Değerli Konut Vergisi’nin ne anlama geldiği ve kimleri etkilediği ile ilgili soru işaretleri cevaplanmayı bekliyor. Devlet, “vergilerini ödeyin” derken, CHP, 5 milyon liradan fazla değeri olan konutu bulunanlar binde 3-10 arasında vergi ödemesini öngören yasa için Anayasa Mahkemesi’ne iptal davası açacak.

Avukat Dr. Rezan Epözdemir, Değerli Konut Vergisi’nin detaylarını anlattı. 8 soruda, Değer Konut Vergisi’nin ne olduğu ve mükelleflerin ne yapması gerektiğiyle ilgili tüm ayrıntıları açıklayan Avukat Epözdemir’in açıklamaları şu şekilde:

1)  Değerli Konut Vergisi nedir? Kaynağını nereden almaktadır?

07/12/2019 tarihli resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7194 Sayılı ve 05/12/2019 kabul tarihli “DİJİTAL HİZMET VERGİSİ İLE BAZI KANUNLARDA VE 375 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN” un 30 ile 37. maddeleri arasında yapılan düzenlemelerle 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’na eklenen 42 ile 49. Madde hükümleri uyarınca “Değerli konut vergisi” adı altında yeni bir vergi türü karşımıza çıkmıştır.

2) 1319 Sayılı Emlak Vergisi Kanunu’na eklenen ilgili hükümler uyarınca getirilen yenilikler nelerdir?

7194 Sayılı Kanun ile 1319 Sayılı Emlak Vergisi Kanunu’na eklenen “Türkiye sınırları içinde bulunan mesken nitelikli taşınmazlardan bina vergi değeri veya Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenen değeri 5.000.000 Türk lirası ve üzerinde olanlar değerli konut vergisine tabidir.” şeklindeki 42. madde ile değeri 5.000.000 TL ve üzeri olan mesken nitelikli taşınmazlar değerli konut vergisine tabi kılınmıştır. Burada hemen belirtmek gerekir ki; yasa kapsamına yalnızca mesken nitelikli taşınmazlar alındığından işyeri niteliğindeki taşınmazlar bu uygulamaya tabi olmayacaktır.

3) Vergiye tabi mesken niteliğindeki taşınmazların değeri nasıl tespit edilecektir?

Emlak Vergisi Kanunu’na eklenen 43. maddede taşınmazların değerlendirmelerini yapma yetkisi Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’ne verilmiştir. Buna göre, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nce değer tespitleri yapılacak veya yaptırılacak, 5.000.000 TL ve üzerinde olduğu tespit olunan mesken niteliğindeki taşınmazlar bakımından bu değerler resmi internet sitesinde (tkgm.gov.tr) ilan edilecek ve ilgilisine ayrıca tebliğ edilecektir. Nitekim halihazırda, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nce “http://tasinmazdegerleme.tkgm.gov.tr/" adresinde değerlendirmeler yayınlanmakta ve bir çok vatandaşa tebligatlar yapılmaktadır.

1 TANE 5 MİLYONLUK DAİRE VARSA ÖDÜYORSUN, 5 TANE 4,5 MİLYONLUK DAİREN VARSA ÖDEMİYORSUN

4) Verginin tutarı nasıl hesaplanacaktır?

Kanunun 44. maddesi mucibince taşınmazın değerine göre farklı oranlarda vergilendirme öngörülmüştür. Buna göre; değeri 5.000.000 TL-7.500.000 TL arasında olduğu tespit edilen taşınmazlar için binde 3; 7.500.000 TL-10.000.000 TL arasında olduğu tespit edilenler için binde 6 ve değeri 10.000.000 TL’yi aştığı tespit edilenler için binde 10 değerli konut vergisi uygulanacaktır.

Vergilendirmeye esas alınan mesken niteliğindeki taşınmaz olduğundan düzenlemenin bu kısmından; 4.999.999 TL’sı değerli birden çok taşınmazı bulunan bir kimse bu kanun kapsamında vergi ödeme yükümlülüğünün doğmaması ve fakat 5.000.000 TL değerinde bir tek taşınmazı bulunan kimsenin yıllık 15.000 TL tutarında vergiye tabi tutulması sonucu çıkacak olup bunun pek tabi eşitlik ilkesine aykırılık teşkil edeceği açıktır.

Eğer söz konusu taşınmaz bakımından paylı mülkiyet ve elbirliği mülkiyet bahse konu ise matrahın hesabında mesken nitelikli taşınmazın toplam değeri esas alınacaktır.

Hakeza aynı maddenin “42 nci maddede yer alan tutar, ikinci fıkrada yer alan vergi oranlarına esas mesken nitelikli taşınmaz değerlerinin alt ve üst sınırları ile Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenen ve 42 nci maddede yer alan tutarı aşan (bu tutar dâhil) mesken nitelikli taşınmazların değeri her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre belirlenen yeniden değerleme oranında artırılır. Bu şekilde hesaplanan tutarların 10.000 Türk lirasına kadar olan kesirleri dikkate alınmaz (Şu kadar ki; Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenen taşınmaz değeri, değer tespitinin yapıldığı yıl yeniden değerleme oranında artırılmaz.).” şeklindeki son fıkrası uyarınca her yıl yeniden artırılacaktır.

ONLAR İÇİN MUAFİYET SÖZ KONUSU

5) Kimler Değerli Konut Vergisi mükellefi olacaktır? Buna ilişkin bir muafiyet öngörülmüş müdür?

Düzenlemenin 45. maddesine göre; mesken niteliğindeki taşınmazın maliki, varsa intifa hakkı sahibi, ikisi de yoksa malik gibi tasarruf edenler Değerli Konut Vergisi’nden sorumludurlar. Yine, paylı mülkiyette hisse oranında, elbirliğinde ise müteselsilen sorumluluk söz konusu olacaktır.

Öte taraftan, yasanın 46. maddesinde 4 bent halinde kimlerin bu yeni vergi türünden muaf olacağı ihdas edilmiştir. Bunlar:

“a) Genel ve özel bütçeli idarelerin, belediyelerin ve üniversitelerin maliki veya intifa hakkına sahip olduğu mesken nitelikli taşınmazlar.

b) Türkiye sınırları içinde mesken nitelikli tek taşınmazı olan kişilerden; kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup onsekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların sahip olduğu mesken nitelikli taşınmazlar (intifa hakkına sahip olunması hâli dâhil) (Bu hüküm, belirtilen kişilerin tek meskene hisse ile sahip olmaları hâlinde hisselerine ait kısım hakkında da uygulanır.).

c) Yabancı devletlere ait olup elçilik ve konsolosluk olarak kullanılan mesken nitelikli taşınmazlar ile elçilerin ikametine mahsus mesken nitelikli taşınmazlar ve bunların müştemilatı (karşılıklı olmak şartıyla) ve merkezi Türkiye’de bulunan milletlerarası kuruluşlara, milletlerarası kuruluşların Türkiye’deki temsilciliklerine ait mesken nitelikli taşınmazlar.

ç) Esas faaliyet konusu bina inşası olanların işletmelerine kayıtlı bulunan ve henüz ilk satışa, devir ve temlike konu edilmemiş yeni inşa edilen mesken nitelikli taşınmazlar (arsa karşılığı inşaat işlerinde sözleşme gereği taahhüt işini üstlenen müteahhide kalan mesken nitelikli taşınmazlar dâhil) (bu taşınmazların kiraya verilmesi veya sair surette kullanılması hâlleri hariç).” olarak belirlenmiştir.

Bunların arasından dikkat çekmek istediğimiz ve çoğunluğu ilgilendireceğini düşündüğümüz muafiyet ise b bendinde yer bulmuştur. İlgili hükme göre; Türkiye sınırları içinde mesken nitelikli tek taşınmazı olup da; kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup o nsekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin ve gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların sahip olduğu mesken nitelikli taşınmazlar için muafiyet söz konusu olacaktır. Bu durum, Değerli Konut Vergisi’nden kurtulmak için örneğin bir emekliye taşınmazın devredilmesi yolunu gündeme getirmektedir. Ayrıca belirtelim ki, bu muafiyet kapsamında değer bakımından bir sınır da getirilmemiştir.  

2020 YILININ ŞUBAT AYINDA…

6) Mükellefiyet başlangıcı ne zaman olacak ve ödemeler ne şekilde gerçekleştirilecektir?

Kimlerin bu kanun kapsamında mükellef sayılacağını tanzim eden 45. madde uyarınca, mesken nitelikli taşınmazın değerinin, bina vergi değeri veya Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nce belirlenen değerin 42. maddede kapsamında vergiye tabi olduğunun belirlendiği tarihi, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 3 üncü maddenin 1 ile 7 numaralı fıkralarında yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerin doğması hâlinde bu değişikliklerin vuku bulduğu tarihi ve varsa muafiyetin son bulduğu tarihi izleyen yıldan itibaren mükellefiyet başlamış olacaktır.

O halde mükellef 47. madde gereğince, mesken nitelikli taşınmaza ilişkin bina vergi değeri ve Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenen değer, buna ait vesikalarla, mesken nitelikli taşınmazın bulunduğu yerdeki Gelir İdaresi Başkanlığına bağlı yetkili vergi dairesine, mükellefiyetin başladığı yıl Şubat ayının 20. gününe kadar beyanname verecek, yetkili vergi dairesince vergi tarh ve tahakkuk edilecek ve her yıl aynı usulde devam olunacaktır. Mükellef, tarih ve tahakkuk ettirilecek vergiyi, Şubat ve Ağustos aylarında iki eşit taksit halinde ödeyebilecektir.

Öyleyse, 07/12/2019 yürürlük tarihli kanunun yayımı itibariyle Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından yapılan değerlemeye ilişkin gönderilmiş tebligatlara itiraz edilmeksizin 2019 yılı içinde kesinleştiği yahut itiraz üzerine yine bu yıl içerisinde kesinleştiği ihtimalinin kabulünde, mükellefin 2020 yılının Şubat ayında yukarıda yer verdiğimiz usule uygun olarak beyanname vermesi ve vergi dairesince tarh ve tahakkuk ettirilecek vergiyi ödemesi gerekmektedir. Ancak, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından bu yıl içinde tebligatın gönderilmediği veya gönderilip de ilgilisince itiraz edildiğinden bahisle yıl sonuna kadar incelemenin sonuçlanmadığı ihtimalinde, değerlemenin kesinleşmesi 2020 yılı olacağından, mükellefiyet 2021 yılında başlayacak olup beyanname verme süresi en geç 2021 Şubat ayı olacaktır.

Yine belirtelim ki; elbirliği mülkiyetinde mükellefler müşterek beyanname verebilecekleri gibi, münferiden de beyanname verebilecektir. Paylı mülkiyet hâlinde ise beyanname münferiden verilecektir.

15 GÜNLÜK SÜRE İÇİNDE…

7) Mesken niteliğindeki taşınmazın gerçek değerinden çok daha fazla olduğu düşünülen Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nce yapılan tespite karşı nasıl bir yol izlenebilir?

Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nce belirlenen değerlendirmelerin ilgilisine tebliğ edilmesinin akabinde, yine 43. maddedeki düzenleme uyarınca ilgilisi tarafından 15 gün içerisinde yine aynı makama yani Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’ne itiraz edilebilecektir. Yasal süresinde gerçekleştirilecek itirazlar bakımından ise Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nce 15 gün içinde inceleme yapılacak ve inceleme sonucu aynı şekilde ilan ve tebliğ edilecektir. İtiraz üzerine belirlenecek bu değer kesin nitelikte olacaktır. Hakeza 15 günlük yasal itiraz süresi içinde ilgilisi tarafından itiraz hakkının kullanılmaması halinde de tebliğ olunan ilk değer kesinleşecektir.  

Bu noktada dikkat edilmesi gereken, hükümde öngörülen itiraz mekanizmasını etkili bir şekilde kullanmak adına, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından yapılan değerlemenin fahiş olduğunu düşünen ilgilisi tarafından yeni bir değerleme raporu alınması ve itiraz başvuru dilekçesinin ekinde bu raporun sunulması gerektiğidir. Daha açık bir anlatımla, kanaatimizce, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından tebliğ olunan taşınmaz değerlemesine karşı 15 günlük süre içinde itiraz yoluna başvurmadan evvel ilgili tarafından, lisanslı uzman kuruluşlarından yeni bir değer tespit raporu alınması veya Sulh Hukuk Hakimliği aracılığıyla bu değerin tespit ettirilmesi ve itiraz dilekçesi ekinde bu yeni değeri havi raporun sunulması, kanun koyucunun öngördüğü itiraz yolunun daha etkin kullanılmasını sağlayacaktır. Böylece itiraz, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından daha dikkatli değerlendirilecek ve ilgilisi tarafından sunulan yeni rapor da göz önünde bulundurulacaktır.

VERGİ MAHKEMELERİ NEZDİNDE DAVA YOLUNA GİDİLEBİLECEK

8) İtiraz üzerine kesinleşen belirlemeye karşı izlenebilecek hukuki bir süreç var mıdır?

Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nün itiraz üzerine tebliğ edeceği kararının ardından, Ankara İdare Mahkemeleri nezdinde Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nün bu işlemine karşı 30 gün içinde Vergi Mahkemesi’nde dava açılabilecektir. Hakeza, ikinci bir yol olarak da mükellefiyetin başlangıcı bakımından ihtirazi kayıtla beyannamede bulunarak bu kerre tahakkuk fişine karşı 30 gün içinde ilgili Vergi Dairesi Müdürlüğü’ne karşı Vergi Mahkemeleri nezdinde dava yoluna gidilebilecektir.  

Önemle belirtelim ki, bu davalar ikame edilirken dava dilekçesinde yahut aşamalarda, bu yeni düzenlemenin özellikle Anayasa’nın “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10. maddesine, “Temel hak ve hürriyetlerin niteliği” başlıklı 13. Maddesine ve “Vergi ödevi” başlıklı 73. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmeli, düzenlemenin mülkiyet hakkını kısıtladığı, hakkın özüne dokunduğu, öngörülebilirlik ilkesiyle bağdaşmadığı, her yıl aynı zamanda emlak vergisi ödendiği bunun çifte vergilendirme yasağına aykırı olduğu, mükerrer vergilendirme söz konusu olduğu, hatta mükellef ilgili meskenden kira geliri elde ettiği varsayımında gelir vergisi de alındığı ve eşitliğe aykırı olduğu belirtilmeli, aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne de aykırı olduğu ifade edilmeli ve Anayasa Mahkemesi’nce iptal edilmesi gerektiğinden bahisle somut norm denetimine gidilmesi ve bekletici mesele yapılması Mahkemeden talep edilmelidir. Bu halde ilgili Vergi Mahkemesi bekletici mesele talebini kabul edip Anayasa Mahkemesi’ne somut norm denetimi yoluyla başvuracaktır.

Öte taraftan soyut norm denetimi de söz konusu olup burada Anayasa Mahkemesi’ne iptal istemiyle 60 gün içinde, Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisinde en fazla üyeye sahip iki siyasi parti grubu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az beşte biri tutarındaki üyeler tarafından başvurulabilir.

Değerli Konut Vergisi’ne nasıl itiraz edilir?

Değerli Konut Vergisi neden ödenecek?