Sektörel

Abdurrahman Kılıç: Yeni binalarda yangın riski artacak!

TÜYAK Onursal Başkanı Prof. Dr. Adurrahman Kılıç, yangın kontrollerinin itfaiye tarafından yapılması uygulamasına son verilmesini eleştirdi: “İtfaiye tulumbacılığa geri dönecek, yeni yapılarda yangın riski artacak”

TÜYAK (Türkiye Yangından Korunma Vakfı ve Derneği) Onursal Başkanı Prof. Dr. Abdurrahman Kılıç, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yayımladığı genelge doğrultusunda, İstanbul’da da 1992 yılından beri devam eden yangın projelerinin itfaiye elemanlarınca kontrolü uygulamasına son verilmesini eleştirerek, bundan böyle yangın projelerini her ilçenin kendisinin yapmasının yeni yapılan binalarda çok ciddi yangın risklerine sebep olabileceğini söyledi.


“Zararı vatandaş çekecek”

Tüm dünyada yangınla ilgili proje, iskan, kontrol ve denetimlerin itfaiye tarafından yapıldığını söyleyen Kılıç, Avrupa’da ve Amerika’da itfaiye bu konuda tam yetkiliyken, ülkemizde bu yetkinin itfaiyeden alındığını ifade etti. Genelgede onay için itfaiyeden görüş alınmasına gerek olmadığının belirtildiğine dikkat çeken Kılıç, “Oysa, son yıllarda binalarda alınan yangın güvenlik önlemlerinin tamamı itfaiyenin desteği ve katkıları ile hayata geçirilmiş uygulamalardır. Gelişmiş ülkelerde itfaiye öncelikle önleme noktasında sorumluluk almaktadır. Proje ve iskan kontrollerinin ilçe belediyeler tarafından, işletme kontrollerinin ise İtfaiye tarafından yapılması, yetki karmaşası ve kaos yaratacak, arada vatandaş kalacak ve zararını vatandaş çekecektir” dedi.


“Davulu başka kişi taşıyacak, tokmağı başka kişi vuracak”

İtfaiyenin önleme, kurtarma ve söndürme olmak üzere üç sacayağı üzerine kurulu olduğunu hatırlatan Kılıç, bu uygulama ile itfaiyenin bundan sonra bir ayağının olmayacağını ifade etti. Kılıç, “Daha doğrusu böyle bir kuruma artık itfaiye demek de doğru olmayacak. Belki Tulumbacılığa dönüş demek daha doğru olur. İtfaiye sadece bina kullanılmaya başladıktan sonra denetim yapacakmış. Denetim yapsa da yetkisi olmadığından sadece göstermelik olacaktır. Davulu başka kişi taşıyacak tokmağı başka kişi vuracak. Sevinen inşaat müteahhidi, arada ezilen vatandaş olacak. Avrupa’da projelerin itfaiye tarafından incelenmediği Türkiye’den başka bir ülke gösterilemez. Dünyada ender ülkelerden biriyiz, belki geri kalmış birkaç ülke vardır belki de tek ülkeyiz” diye konuştu.


“Yangın tehlikesini mümkün olduğunca aza indirmek ve yangına çabuk müdahale etmek için daha binaların tasarımı döneminde bir dizi tedbir düşünmek, inşaat döneminde uygulamak ve işletme döneminde işlerliğini sağlamak gerekir” diyen Kılıç, bunları sağlamak için de ülke genelinde yürürlükte olan, yol gösterici ve zorlayıcı yönetmeliklerin olması ve bunların uygulanması gerektiğine dikkat çekti.

 

“Yangın riski her geçen gün artacak”

Ülke genelinde 2002 yılında yürürlüğe giren, "Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik"in günümüzde özellikle yüksek binalarda uygulandığını da hatırlatan Kılıç, proje incelemesi ve iskân kontrolleri İtfaiyelerden alındığı için bundan sonra yönetmeliklerde yer alan birçok hususun pratikte uygulanmayacağını belirtti. “İnşaat müheahhitleri ilçelerden projeleri istedikleri gibi çıkaracaklar deyim yerindeyse istedikleri gibi at oynatacaklar ve her geçen gün yangın riski artacaktır” diyen Kılıç, yerleşim merkezlerinde meydana gelen yangınların sayısı ve çıkış nedenlerinin; şehrin nüfusuna ve alt yapısına, halkın eğitim seviyesine, kişi başına tüketilen enerji miktarına ve enerji türüne bağlı olduğunun altını çizdi. Kılıç, sözlerini şöyle sürdürdü:


“Türkiye'nin birçok yerleşim merkezinde, insan sayısı, bina sayısı, işyeri sayısı ve tüketilen enerji miktarı artarken yangın sayısı da artmaktadır. Artan yangın sayısı ile, ölüm ve yaralanmaların yanı sıra büyük miktarda hasar da oluşmaktadır. Türkiye'de yılda ortalama 100 bin civarında yangın meydana gelmektedir. Bu yangınlarda yüzlerce vatandaş yanarak ölmekte ve çok fazla sayıda kişi yaralanmaktadır. Bunların yanında birçok tarihi eser kül olmakta, aileler evsiz kalmakta ve çalışanlar işinden olmaktadır. Endüstri tesislerinde oluşan yangınlarda, üretim aksamakta, büyük ekonomik kayıplar oluşmaktadır. Yangın sayısı artarken bürokrasiyi azaltmak düşüncesiyle proje kontrollerinin itfaiyeden alınması halkın güvenliği risk altına almaktadır.”