İş Fırsatları

Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi hizmete girdi

Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi'nin rektörlük binası ve Fen Edebiyat Fakültesi törenle hizmete girdi

IC Holding'in patronu, Ağrılı işadamı İbrahim Çeçen tarafından tüm masrafları üstlenilen Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi'nin rektörlük binası ve Fen Edebiyat Fakültesi törenle hizmete girdi. 8 yıl sonunda 20 bin öğrenciye ulaşacak ve yaklaşık 60 milyon dolara malolacak üniversite, Türkiye'nin en fakir ili olan Ağrı'nın kurtuluşu için belki de tek umut gibi duruyor.

Ağrı, 500 doların biraz üzerinde milli geliri ile Türkiye'nin en fakir ili.  Bugüne kadar çeşitli teşvikler verildi ancak ne kendi içinden yetişen bir sermayedarı ne de dışarıdan gelen bir sermayedar şehrin yakınından bile geçip de yatırım yapmadı.

Vakti zamanında kurulan ve sayıları 2 elin parmaklarını geçmeyen sanayi tesisinin 7'si son 5 yılda kapandı. Kalanlar da can çekişiyor. Ağrılı hayırsever işadamı İbrahim Çeçen işte böyle bir manzara arzeden Ağrı için belki de yapılabilecek en önemli en stratejik öneme sahip yatırıma öncülük etti ve Ağrı'ya bir üniversite kazandırmak için kolları sıvadı. İnşaat mevsimi iklim koşullarından dolayı çok az olan (Nisan-Kasım) Ağrı'da temeli Mayıs ayında atılan üniversitenin rektörlük idari binası ile Fen Edebiyat Fakültesi olacak ilk bloku önceki gün Başbakan Erdoğan'ın da katıldığı bir törenle açıldı. Üniversitede şu an tek fakültede eğitim başladı ve yaklaşık 3 bin 200 öğrenci Ağrı'da üniversiteli oldu. İkinci blokta inşaata Kasım'a kadar devam edilecek ancak sonrasında o soğukta beton dökmek mümkün olmadığından bahara kadar inşaat duracak.

Hedef 8 yılda tamamını bitirmek

İbrahim Çeçen, hedeflerinin tüm projeyi 8 yılda bitirmek olduğunu söyledi. İlk 4 yıl 10 bin öğrenci, ikinci 4 yıl da 10 bin öğrenci olmak üzere 8 yıl sonunda 20 bin öğrenciye ulaşacak kapasitede bir üniversite kampüsü ortaya çıkacak. Bunun için toplamda yapılacak yatırım 60 milyon doları geçecek ve bütün masrafı son kuruşuna kadar İbrahim Çeçen üstlenecek.

Çeçen'in sadece adının yaşatılmasını istediği üniversite YÖK'ün kontrolünde olacak. Yani bir vakıf üniversitesi gibi çalışmayacak. Bu arada üniversite uygulama açısından da bir farklılık gösterecek. Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi'ne girenler, ilk yıl branş seçmeyecek. Tıpkı Sabancı Üniversitesi'nde olduğu gibi dersler ortak olacak. İkinci yıl branş fakültelere dağılım yapılacak. Üniversiteye YÖK tarafından atanan Rektör Prof. Dr İrfan Aslan da bilgi birikimi ve vizyonu ile Ağrı için çok büyük bir şans gibi görünüyor.

60 milyon $'lık fabrika bu kadar etki yaratamaz

Başlığa aldanıp da Ağrı'ya birinin 60 milyon dolara fabrika kuracağını düşünmeyin sakın. Ancak İbrahim Çeçen'in 60 milyon dolara inşa edeceği üniversite, Ağrı'ya 60 milyon dolar sermaye ile bir sanayi tesisi kurulsa şehrin ekonomisine sağlayamayacağı bir katkı yapacak. Hesap aslında basit. Bir öğrenci her ay yaklaşık 500 TL harcama yapacaktır. 20 bin öğrencinin yüzde 80'inin dışarıdan geldiği ve yılda ortalama 7 ayını Ağrı'da geçirdiğini düşünürsek, şehir ekonomisine her biri 3 bin 500 TL bırakacak. Bu dışarıdan gelenlerin şehir ekonomisine 56 milyon TL katkı yapacağı anlamına gelir.

Ağrı pilot bölge olabilir

Bu paradan akaryakıtçısı, lokantası, cafesi, şayet açılırsa sineması (Ağrı'da henüz bir sinema salonu yok), servis çeken şoförü para kazanacak. 20 bin öğrenci için en az 1000 de akademisyen şehre gelecektir. Aileleri ile onlar da en az 3 bin kişilik bir ekonomik güç olacak. Kreşler, ana okulları ortaya çıkacak. Ağrı'nın ekonomik görünümü ve şehir profili büyük ölçüde değişecek.

Bunların hepsi İbrahim Çeçen'in kurduğu üniversite sayesinde olacak ve dediğim gibi bir sanayi kuruluşunun yaratamacağı etkiyi Ağrı'da yaratacak. Çeçen'i bu hayırsever yaklaşımı için hakikaten tebrik etmek gerekiyor. Ağrı'dan Erzurum'a karayoluyla dönerken yanımda Milli Eğitim eski Bakanı Hüseyin Çelik oturuyordu. "Siz acaba daha önce bir üniversitenin kurulduğu ile yaptığı ekonomik katkıyı ölçen bir çalışma yaptınız mı?" diye sordum. Böyle özel bir çalışma yapılmamış. Bu konuda Ağrı pilot olabilir. Çünkü geliri o kadar düşük ki, üniversite, benim yaptığım hesabın çok gerisinde bir katkı yaratsa bile etkisi hemen hissedilecektir.

`Burası bir vaha olur Ağrı ile bütünleşir'

İBRAHİM Çeçen'in açılışta gözleri parlıyor. Doğduğu, 17 yaşına kadar yaşadığı şehre bir şeyler verebilmenin haklı gururunu yaşıyor. İbrahim Bey'in 4 erkek çocuğu var. En küçükleri 32 yaşındaki Salih, bu işi bir vatan görevi kabul edip Ağrı'ya gelmiş ve bizzat inşaatın başında duruyor. Fırat ABD'de olduğu için yok ancak diğer çocukları Murat ve Serhat, Ağrı'da bu anlamlı günde babalarının yanında. Ağrı'da dikkatimi çeken ilk şey hemen hemen hiç ağaç olmamasıydı. Üniversiteye tam 100 bin ağaç dikilmesi planlanmış. 28 ayrı türde 2 bini dikilmiş büyüyor.

`Burası benim hayalimdi'

İbrahim Çeçen hayalini gerçekleştirmenin heyecanı ile bu proje için 60 milyon dolar ayırmanın nedenlerini şöyle özetliyor: "Burası Ağrı ile bütünleşecek. Ağrılı'nın yaşam biçimi bu üniversite ile birlikte gelişsin istiyorum. 1.5 milyon metrekare alana yayılan bu kampüste inşa edilecek en modern ekipmanlarla donatılmış spor salonları, stad, açık kapalı tenis kortları, Ağrı'ya Ağrılı'ya başka bir hava katsın istiyorum. Botanik bahçesi ile Ağrılı bu sert iklimde bile ağaç yetişebileceğini görsün istiyorum. 7 milyon TL'ye kurulan laboratuvarda her türlü tarım analizleri, hayvan analizleri yapılacak. Halkıyla, sanayi ticaret odası ile ziraat odası ile bütünleşecek bir üniversite, Ağrı'da ekonominin çarklarını döndürecektir. 100 bin ağacı ve yemyeşil ortamı ile Ağrı'da adeta bir vaha olacak. Buna inanıyorum. Burası benim hayalimdi. üniversite başvurum yıllarca sonuçsuz kaldı. 2007'de çıkan kanunla hayallerimi gerçekleştirme imkanı buldum. Şu an kurduğum vakıf üzerinden 650 öğrenciye burs veriyorum. Burs verip mezun olan öğrencilerimin sayısı 2 bin 500'ü geçti. Ancak üniversitenin yeri başka. Bu sayede burada yerel ve bölgesel kalkınma projelerini gerçekleştirebileceğiz. Buraya dışarıdan gelip öğretim görenlerin her biri fahri Ağrılı olacak."

İbrahim Çeçen inşa ediyor,YÖK'e teslim ediyor. Üniversitenin yönetiminde söz hakkı yok. Ancak bir ricası var. Bence çok da mantıklı ve haklı bir rica... "Lütfen burayı çekim merkezi haline getirecek ayrıştırıcı projeler yapılsın. Mesela bir Çin dili ya da Rus dili öğretecek fakülte kurulsun. Kurulsun ki öğrenciler bu üniversitede okumanın ayrıcalığını yaşasın." diyor.

İshak Paşa Sarayı'nın kopyası inşa edilecek

1.5 milyon metrekare alana yayılan üniversite kampüsü bittiğinde böyle olacak. Kapalı alanlar yaklaşık 140 bin metrekareyi kapsayacak. Kampüsün içine İshak Paşa Sarayı'nın bire bir kopyası da inşa edilecek ve kütüphane olarak kullanılacak.
Vatan