Sektörel

Allianz Küresel Varlık Raporu’na göre Türkiye’de mali aralıklar büyüyor!

Allianz bugün 50’den fazla ülkede hane içi varlık ve borç durumlarını mercek altına alan “Küresel Varlık Raporu”nun 4’üncüsünü yayınladı. Allianz Küresel Varlık Raporu’na göre Türkiye’de mali aralıklar büyüyor ama kişisel borçlar da artıyor...

Allianz bugün 50’den fazla ülkede hane içi varlık ve borç durumlarını mercek altına alan “Küresel Varlık Raporu”nun 4’üncüsünü yayınladı. Raporun ortaya çıkardığı sonuçlara göre, küresel hane içi brüt mali varlıklar 2012 yılında %8.1 büyüdü. Bu büyüme, son altı yılda görülen en güçlü büyüme olmakla birlikte 2001-2012 yılları arasında yapılan döviz kuru düzenlemelerinden sonra yıllık %4.6 olan uzun vadeli ortalamanında çok üstüne. Geçen yılın hızlı büyümesinde etkili olan temel faktörlerden bir diğeri ise borsadaki pozitif trend oldu;  menkul değerlerde tutulan varlıklar %10.4 oranında büyürken, toplam küresel mali varlıklar 111 trilyon Avro’luk rekora taşıdı.


2012 yılında, Lehman çöküşünden tam dört yıl sonra borç büyümesi %2,9 ile durgun seyretti. 2009’da %71.6 olan küresel borç oranı (GSYMH baz alındı) %65.9’a geriledi. Bu da, küresel net mali varlıkların (brüt mali varlıklar borçlardan daha az) iki haneli bir büyümeye (+%10.4) şahit olması anlamına geliyor. Bu büyümeden aslında bütün bölgeler faydalandı ancak Doğu Avrupa’daki büyüme küresel ortalamanın biraz altında kalarak %8.5 oldu. Doğu Avrupa’ya ait bu oran, geçmişte krizin olduğu yıllara oranla oldukça iyi. Amerika ve Avrupa’nın zengin bölgeleri kriz öncesi durumuna dönmeyi ancak geçen sene başarırken, Doğu Avrupa’nın varlık seviyesi 2012’nin sonunda, en başarılı dönem olan 2007’nin %40 üstündeydi.


Allianz Baş Ekonomisti Michael Heise, “Doğu Avrupa’da mali kriz, yapılan tasarruflar sayesinde bugüne kadar iyi bir şekilde atlatıldı. Bu olağanüstü. Krizin vurduğu Avro ile yakın ekonomik bağlarına rağmen Doğu Avrupa, çok daha iyi büyüme potansiyeli sunuyor. Bölgenin açığı yakalama hikayesini tamamlamak için henüz erken” dedi.


Araştırmalar, Doğu Avrupa’nın dünyanın en hızlı büyüyen bölgesi olduğunu doğruluyor. Varlık birikim süreci 2007’nin sonundan itibaren birçok ülkede bir veya iki vites gerilemesine rağmen, 2000 yılından bu yana Doğu Avrupa’nın brüt mali varlıkları yılda ortalama %14.7 büyüdü. Asya (örneğin Japonya) (%13.7) veya Latin Amerika (%13.2) gibi diğer gelişmekte olan bölgeler ise geride kaldı. Bir diğer taraftan, 2012 yılı sonunda toplam 4,480 Avro olan ortalama kişi başına düşen brüt mali varlıklar Doğu Avrupa’da halen gelişmekte olan diğer bütün bölgelere kıyasla daha düşük. Ayrıca ortalama rakam bölgedeki varlık boşluğunun devasa olduğunu da gizliyor. Bir tarafta, hala Kazakistan ve Ukrayna gibi ortalama kişi başına düşen brüt mali varlıkların 2,000 Avro’nun altında olduğu yoksul ülkeler varken diğer tarafta Çek Cumhuriyeti, Slovenya gibi varlık seviyeleri Batı Avrupa’da görülen seviyelere çok yakın olan ülkeler de bulunuyor.


Genel olarak bakıldığında; son yıllarda görülen olağanüstü performansa rağmen eski günlere dönüşün biraz zaman alacağı görülüyor. Bu durumu etkileyen bir başka unsur ise son yıllarda kişisel borçlardaki artışın varlıklardaki büyümeden daha hızlı olması. Son 12 yıldır Doğu Avrupa’daki hane borçları her yıl ortalama %25.4 artıyor. 2007 yılındaki yavaşlamaya rağmen, başka hiçbir bölge bu kadar hızlı bir borç artışına şahit olmamıştı. Ortalama “sadece” %11 olan büyüme ile Doğu Avrupa, bu anlamda Latin Amerika (%11.6) ve Asya (örneğin Japonya)  (%14.0) bölgelerinden daha yavaş büyüdü. “Bu ülkelerin çoğunda kişisel borçların hala düşük olmasına rağmen, borçlanma hızını yakından takip etmeliyiz. Bu ülkeler Batı Avrupa ve Amerika’nın yaptığı hatayı yapmamalılar; borçlanmayla finanse edilen büyüme hiçbir zaman sürdürülebilir değildir” diyor Heise.


Türkiye’de varlık gelişiminin, geçen yıl brüt mali varlıkların %9.0 oranında büyümesi sayesinde güçlü olduğu söylenebilir; fakat bölgedeki diğer birçok ülkenin aksine kişisel borçlar, varlık büyümesini geniş bir marjla (2012’de +20.2%) geride bırakarak hızla büyümeye devam etti. Sonuç olarak net mali varlıklar %1 küçüldü ve Türkiye’nin gelişmesine ayrı bir hassasiyet kazandırdı. Geçen yıl zenginliği azalan tek ülke Finlandiya’ydı. 2012’nin sonunda Türkiye’nin borç oranı (GSYMH baz alındı) nispeten düşük (%21.1) olmasına rağmen, son 5 yılda iki katına çıktı. Bununla birlikte, araştırmalar ortaya koyuyor ki Türkiye’nin gelişimi çok daha iyi bir durumda çünkü 2000 yılından itibaren net mali varlıklar ortalama %11.1 oranında bir büyüme yakaladı. Diğer taraftan küresel kıyaslamada Türkiye, ortalama kişi başına düşen mali varlıklarda 1,610 Avro ile 2012 yılında en zengin ülkeler listesinde 45. sırada kaldı. (Tablo).


Önceki yıllarda olduğu gibi “Allianz Küresel Varlık Raporu” bireyleri üç sınıfa ayırıyor. Sınıflandırma küresel olarak yapılıyor. Varlıklarının değeri 4,900-29,200 Avro arası olan tüm bireyler “orta sınıf”, net mali varlıkları 4,900 Avro’nun altında olanlar “düşük gelirli sınıf” ve net mali varlıklarının değeri 29,200 Avro’dan daha yüksek olanlar ise “yüksek gelirli” olarak sınıflandırılıyor. Kriz, gelişmiş ekonomilerde “düşük gelir grubunun” genişlemesine neden olurken, yoksul ülkelerde eğilim orta sınıfın genişlemesi yönünde oldu. Sadece geçen sene, payın çoğunluğu Çin’in olmak üzere, orta sınıfa 140 milyon kişi eklendi. Bu gelişme orta düzeyde mali varlık sahibi toplam 860 milyon civarında kişinin  analizimize dahil olan ülkelerde yaşadığı anlamına geliyor. Orta sınıfın küresel büyüme hızı sadece geçen sene bu kadar şaşırtıcı değildi. Son 12 yılda özellikle gelişmekte olan pazarlar büyük başarılar yakaladı. Milenyuma girilmesiyle Doğu Avrupa ve Latin Amerika’da orta sınıfın genel nüfustaki payı ikiye, Asya’da (ör:Japonya) ise neredeyse 10’a katlandı. Görüyoruz ki orta sınıfın yüzü belirgin şekilde değişti; 2000 yılında orta sınıfın neredeyse %60’ı Kuzey Amerika veya Batı Avrupa’dandı. Bugün orta sınıfa mensup her iki kişiden biri Asyalı ve bu eğilimin devam edeceği öngörülüyor. Kuzey Amerika ve Batı Avrupa’nın payı %30’un altına düştü.