Kentsel Dönüşüm

Altınok Öz: Dönüşümde siyasi engeli aşmamız lazım!

Kartal Belediye Başkanı Op. Dr. Altınok Öz’ün katılımı ile Hasan Ali Yücel Kültür Merkezi’nde “Etap-1 Etap-2 Riskli Alan Bilgilendirme Toplantısı” gerçekleştirildi.

 

Kartal Belediye Başkanı Op. Dr. Altınok Öz’ün katılımı ile “Etap-1 Etap-2 Riskli Alan Bilgilendirme Toplantısı” yapıldı.
 
Hasan Ali Yücel Kültür Merkezi’nde yapılan toplantıya Kartal Belediye Başkanı Op. Dr. Altınok Öz’ün yanı sıra; Cumhuriyet Halk Partisi Kartal İlçe Başkanı Muammer Çelebi, Kartal Belediyesi Başkan Yardımcıları; Gülcemal Fidan, Ali Apaydın, Nuran Keriş, Gökhan Yüksel, Kartal Belediyesi Meclis Üyeleri, Kartal Belediyesi Birim Müdürleri ve çok sayıda mahalle sakini katılım gösterdi.

Gerçekleştirilen toplantıda; Yukarı, Kordonboyu ve Petrol-İş Mahallesi sınırları içerisinde bulunan Riskli Alan (Etap-1 ve Etap-2) hakkında, Bakanlar Kurulu Kararından itibaren geçen 4 sene 5 ay 3 günün kronolojik bir sunumu yapılarak ilk teknik çalışmalar, iş kalemleri, tamamlanma durumu, imar teklifleri aşamasında çözüme kavuşturulması için ihtilaflara yaklaşım modelleri ile bunun için yapılan Ankara ziyaretlerine de değinildi. Toplantıya katılan hak sahibi misafirler, süreç hakkında en şeffaf ve doğru bilgiyi yerinde aldı.

 

Kartal Belediye Başkanı Op. Dr. Altınok Öz’ün konuşması şu şekilde;
 
"Haritada gördüğünüz gibi biz yola Etap-1 olarak çıkmıştık. Sonra -Etap- 2 ne olacak?- sorusunu sorduk. 1987 yılından bu yana Kartal’da görev yapan biri olarak bu bölgeyi gayet iyi bilirim. O bölgedeki yapıların hikâyesini bilen biriyim. Burayı da dönüştürelim diye yola çıktık. İlk olarak dönüşüme sahildeki evlerle başlanmıştı. Bizden önceki yönetim de sahildeki belediye binasının bir bölümünü yaptı, ikinci ve üçüncü bölümünü oradaki hak sahiplerinin uygun görüş vermemesi sonucu yapamamıştı. Dolayısıyla öyle bir süreç başladı. O dönemde sahildeki mevcut binanın yerine belediye başkanlık binası yapılsaydı, şu an arada bulunan organik pazarın olduğu yere de belediye binası yapılıp altına da otopark yerleştirilseydi Çırçır Sokağa sıkışıp kalmazdık. Kartal Belediyesi’nin bütçesi, sahildeki binaları kamulaştıracak güçte değil. Büyükşehir de yapmamış zaten. Peki, o zaman ne yapalım dendi, kafamızda bir şekil oluştu. Akdeniz kenti olması, deniz kenarı olması… Oradaki insan yapıları ile buradaki insan yapılarının benzer oluşu…

 

“Dönüşümde siyasi engeli aşmamız lazım”

 

Avrupa’nın önemli kentlerinden biri olan Barcelona’dan ilham alarak buradaki dönüşümünü yapabiliriz diye başladık. Bu fikrimi de dönemin Çevre ve Şehircilik Bakanına sundum. O da gayet makul karşıladı ve bir yola çıktık. Dilerim ve umarım ki hayallerimiz gerçek olur. Bundan 15 gün önce kentsel dönüşümle ilgili bir toplantı vardı. Toplantıda 5 AK Partili belediye başkanı ile birlikte panelist olarak yer aldım. Bizden önceki bir oturumda TOKİ’nin Kentsel Dönüşüm Daire Başkanı Uğur Bey konuştu. Kentsel Dönüşümün önündeki 10 engeli sıraladı. Ben konuşmaya başladığımda -11 engel var- dedim. O da siyasi engeldir. Ben buraya siyaset yapmaya gelmedim. En başından beri Etap-1 ile ilgili düşüncelerimi Mimar Suzan Hanıma ve oradaki insanlara açıkladım. Etap-2 ile ilgili; o bölgede uzun yıllar görev yapmış, hastanenin konumunu bilen, olası bir depremde hastanenin çevresinde bulunan binaların yıkılma ihtimalinin çok yüksek olduğunu bilen, depremde hastane ayakta kalsa bile oraya ulaşımın 3 günden önce sağlanamayacağını ve o hastanenin görev yapamayacağını bilen bir kişi olmama rağmen bu bilgilendirmeyi halka yapmadım. Sizlere -böyle bir proje yapıyoruz- dememe suçunu işledim. Ama bunu yaparken dönüşmesi mümkün olmayan şimdi AC Yapı tarafından yapılan Tüm Emek İş Sitesi’nin dönüşümünü, dönemin Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar ile yapılan iş birliğiyle sağladık. Erdoğan Bayraktar ile yaptığımız çalışma neticesinde bu işin önünde de herhangi bir sıkıntının oluşmayacağını düşündüm. Paris’e gidenler bilir Concorde Meydanı Paris’in merkezindedir. İkinci merkez de onun devamı olan ve toplu ulaşımla gidilen Defense’tır. Hem yürüyüş mesafesinde olup hem de deniz kenarında bulunan bir merkeze dünyada çok az rastlanır. Kartal’a İstanbul’un neresinden gelinirse gelinsin Doğu Merkez’de aradığını bulamayanlar Batı Merkez’e Batı Merkez’de aradığını bulamayanlar ise Doğu Merkez’e gidecek. Yani her türlü ihtiyacı karşılayacak bir Kartal yaratma hayali ile yola çıkmıştık. Barcelona’da Laramba denen bir cadde var sanatçılar caddesi diye biliniyor. Az ilerisinde de katedral bulunuyor. Katedralin önünde de bir meydan var. Her Cumartesi saat 3’ten gece 11’e kadar o meydanda Katalan Folkloru yapılıyor. Kadın ve erkekler o yörenin folklorunu yapıyor. O zaman dedim ki doğumuzdan, batımıza Silifke oyunundan horonuna bir sürü folklorik yapımız var. Eğer biz Kartal Meydanı’na bir antik tiyatro ve içerisinde bu etkinlikleri yapacağımız bir alan oluşturursak ve bu etkinlikleri her Cumartesi organize edersek, insanlar der ki - Kartal’da her Cumartesi değişik etkinliklerin yapıldığı bir yer var, oraya gidelim.- Ama Diyanet işleri bu alana cami yapmak istiyor.

 

“Uluslararası Değerlendirme Kurulu tarafından herkesin şerefiyesi yapıldı”

 

Ben 1987 yılından bu yana burada görev yapan biri olarak Kartal’ın merkezinde bir ibadethaneye gereksinim olduğunu biliyorum. İnsanlar Ankara Caddesi’nde Cuma günü sokakta namaz kılmak zorunda kalıyor. Bu durumla ilgili bakanlığa teklif götürdüm. Ama maalesef Diyanet İşleri Başkanlığı da, Kartal Müftülüğü de Kartal Belediyesi’ne sormadan yer istiyor. Riskli alan içerisinde bütün mülkiyetler hamur olacak. Demin arkadaş söyledi, hepinizin şerefiyesi yapıldı. Yeni proje yapıldığında şerefiyenizin karşılığı neresi ise size onlar seçenek olarak sunulacak. Daireniz 60 puansa, 60 puanlık yerler size sunulacak, siz seçeceksiniz. Bu çalışmayı yapan da Uluslararası Değerlendirme Kurulu... O bölgeyi riskli alan ilan eden devletin –burası benim- deme hakkı yok. Riskli alan içerisinde yeni proje yapılacak. O proje kabul gördüğünde, herkes kendine uygun yerin sahibi olacak.

 

“Bu proje gerçekleştiği takdirde Marmara Denizi’nin neresinden bakılırsa bakılsın, Kartal olduğu anlaşılacaktır”

 

Ben Etap-2’deki hiçbir vatandaştan -benim sorunum şu- diyeni duymadım. Bunu devletten ve kamudan duydum sadece. -Burası benim, buraya cami yapacağım, burası benim hastane yapacağım- kafasıyla burası nasıl değişip dönüşecek? Bakan Beyle iki kere görüştüm ve kendisi projeye onay verdi. Denize kazık oturtup camiyi oraya inşa edelim fikrini ortaya attım. Gece ışıkları yandığında Marmara Denizi’nin neresinden bakılırsa bakılsın, Kartal olduğu anlaşılacaktır. -Sabah namazı için başka semtlerden, akşam namazı için bir başka semtten gelirler- dedim. Bakanı ikna ettik; ama birileri devreye girdi bu yüzden hala projenin onayını bekliyoruz. Ben size yaşadığımız süreci en ince ayrıntısına kadar anlattım. Günahı da benim sevabı da... Can Kubin tarafından yapılan bir proje var. Bizim bakanlığa sunduğumuz projede orta bölümde 6-10 kat yukarı ve aşağıda ikişer tane yüksek yapı yer alıyor. Proje; Kızılay Caddesi’nden baktığımızda bir kapısı, Pendik tarafından baktığımızda da bir kapısı olacak şekilde tasarlandı. Bu alanda yaşayan toplam 4 bin 800 küsur insan var. Yapılacak projeyle 4 bin 900 kişi yaşıyor olacak. Yoğunluğu artırmıyoruz. Devlet tarafından yapılan hâlihazırdaki Özel İdare İş Merkezi, 6 emsalle yapılmış. Yani hepinizden daha fazla emsal kullanmış devlet... Orası devlete ait, yani riskli alanda kamunun değil, vatandaşın menfaati korunmalı. Diğer alan da eski meteoroloji alanı… Ben doktorken -burayı alalım- dediğimizde dönüşüm için stok alandı. Yani bu günler için… Deprem dönüşüm olduğu zaman yetmeyen emsalde vatandaşa verilecek alan diye tahsis edildi. Hazineye ait bölge…  Zaten bu bölgeyle ilgili yola çıktığımızda hastanenin bulunduğu 4 dönümlük alanı emsale kattığımızda dönüşüm sorunsuz gerçekleşecekti. 

 

“Bu planın lehine kim hizmet ederse, gönül rahatlığı içinde huzurunuzda çıkıp kendisine teşekkür edeceğim”

 

Bizler durumu size anlattık. Size yapmanız gereken şeyleri söyleyemem, yani plan Ankara’dan onay bekliyor. Siyaset onay verirse yapılacak, vermezse bekleyeceksiniz.  Sevgili arkadaşlar 17-25 Aralık’tan 1 ay sonra, Tüm Emek İş Sitesi temel atma törenini gerçekleştirdik. Ben çıkıp o hassasiyetin olduğu dönemde bile kendi partililerimden rahatsız olmadan ve onların anlayışına sığınarak temel atma töreninde -Oranın yapılmasında ciddi katkısı olan Sayın Erdoğan Bayraktar’a teşekkür ediyorum- dedim. Bu planın lehine kim hizmet ederse, gönül rahatlığı içinde huzurunuzda çıkıp kendisine teşekkür edeceğim. Bir şey daha söylemek istiyorum, burası tescillendi burası benim rüyam. Benden kurtulmak isteyen, bana burayı yaptırır. Yoksa ben burayı gerçekleştirene kadar Belediye Başkanı olmak istiyorum. Halk takdir ederse..."