Turizm

Aman Resort, Türkiye'de ilk yazını karşılamaya hazırlanıyor!

Dünyanın doğaya sadık ve kendine özgü yaşam stili barındıran butik otel zinciri Aman Resort, Türkiye'de ilk yazını karşılamaya hazırlanıyor. Bodrum'da Amanrüya adıyla açılan otelde misafirlerin kendilerini hayli lüks koşullarıda ama evlerinde hissediyor o

 

Dünyanın en ünlü butik otel zincirlerinden Aman Resorts’un Türkiye’deki ilk oteli Amanrüya 12 yıllık uğraşın ardından geçen aralık ayında Bodrum'da açıldı. Oteller zincirinin sahibi Adrian Zecha, Endonezyalı bir doğa tutkunu. Bu yüzden de 'dünyanın neresinde olursa olsun otel doğaya ve geleneksel mimariye sadık kalsın' onun olmazsa olmazı.   Amanrüya da işte böyle bir otel. Bu sebeple Zecha Bodrum'un Göltürkbükü kasabasında çam ve zeytin ağaçlarının içinde ödüllü mimar Turgut Cansever'e ait araziyi görür görmez vurulmuş. Zaten otelin mimari tasarımı da Cansever'in kızı ve damadı Emine-Mehmet Öğün tarafından yapılmış. Çift mimariyle kalmamış, otele ortak da olmuş.   Amanrüya'da özel havuzlu ve bahçeli 36 'ev' yer alıyor. 12 ay hizmet verdiği için kış misafirlerine özel olarak, bu evlerin 22'sinin havuzu ısıtmalı. Evlerin içi geniş: Şöminesi de var, kliması da... Ama en önemlisi, saraylardan etkilenerek evlerin zeminine mermer döşenmiş ve onların da alttan ısıtılması sağlanmış.   Eve girdiğinizde karşınıza oturma ve yemek grubu, mangal ocağı, cibinlikli geniş yatak ve çalışma masası çıkıyor. Yatak odası ve giyinme bölümü, makyaj masasının bulunduğu ara bölümle birlikte misafir evinin Osmanlı dönemi hamam yapısını andıran beyaz hakim geniş banyosuna bağlanıyor. Oturma odası, havuzu ve çardağı bulunan bahçeye açılıyor. Her bahçeyi çevreden soyutlayarak mahremiyet sağlayan taş duvarlar, ağaçlar ve çalılar sarmalıyor.   Bilgiye erişmek için çaba harcanması gerekir diye düşünen iki mimar bir de hoşluk yapmış. Bodrum’un geleneksel kule tipi evlerinden esinlenerek üç katlı bir kütüphane binası tasarlamış. Şimdilik kitap sayısı bin civarında ama yaza kadar koleksiyonun 5 bin kitap ve DVD'ye ulaşması hedefleniyor.   Bar, şarap ve puro mahzeni, özel toplantı ve yemek salonu, butik, sanat galerisi ve SPA'nın yanı sıra otelin dört ayrı restoranı var. Ancak Bay Zecha'dan kaynaklı olsa gerek, çoğunlukla Endonezya ağırlıklı Asya mutfağından yemekler tadabiliyorsunuz. Tabii her ülkenin yerel tatları da mönüde kendine yer buluyor. Örneğin Türkiye'deki mönüye yuvalama çorbası konulmuş.   Oda servisi 24 saat hizmet veriyor. Garson 'evinize' girmeden önce tıpkı Türk evlerindeki gibi ayakkabısını kapıda çıkartıyor. Ancak bunu Türk geleneklerine saygı sanmayın. Çıplak ayak aslında bir Endonezya geleneği, dolayısıyla ayakkabıların kapıda çıkması da Endonezya asıllı patronun tercihi.   150 BİN AMANJUNKIE   Amanresorts ilk önce Tayland'ın Phuket şehrinde açıldı. Daha sonra Bhutan, Kamboçya, Çin, Fransa, Endonezya, Hindistan, Laos, Karadağ, Fas, Filipinler, Sri Lanka, Tayland, ABD olmak üzere 24 ülkeye yayıldı. 25'inci otel önümüzdeki günlerde Yunanistan'da açılacak. Dünyada yaklaşık 150 bin civarında 'Amanjunkie' bulunuyor. Bu 150 bin Aman Otel bağımlısı dünyanın neresinde olsun her yıl tatilini sadece bu otellerde yapıyor.   AKLINIZDA BULUNSUN    * Otelin esas hedefi müşterilerine doğada lüks ama şatafatsız bir tatil sağlamak.   * Otelin mimarisi doğayla bütün. Bahçe ve yürüyüş yollarının tamamı taşlı. Burada kesinlikle topuklu ayakkabı giyemezsiniz.   * Yanınızda kitap ya da DVD götürmenize gerek yok. Kütüphaneden istediğiniz kitabı ya da DVD'yi alabilirsiniz. Odalarda dolap içine gizli TV ve DVD Player'ınız var. Kumandaya bastığınızda içinde bulundukları dolaptan çıkıyorlar.   * Yaz kış odanızda çıplak ayak gezebilirsiniz. Yerden ısıtmalı.   * Masajınızı SPA'ya gidip yaptırabileceğiniz gibi önceden haber vermek kaydıyla odanızda da hizmet alabiliyorsunuz.   * Aman, hemen hemen hiçbir elemanının deneyimli olmamasına dikkat ediyor. Otelin temel prensiplerinde biri 'Kötü deneyim deneyimsizlikten çok daha kötüdür'. Aman bu yüzden deneyimsiz elemanları alıp, kendi standartlarında ve kurallarında yetiştiriyorlar.   * Otel havalimanından yaklaşık yarım saat uzaklıkta. Sizi otele ait cip ya da kişi sayısına göre VIP minibüs karşılıyor. Aracınızın içinde tıpkı odalarda olduğu gibi birer iPod bulunuyor. Tarkan'dan tutun da Klasik Batı Müziği'ne kadar ne dinlemek isterseniz onu çalıyorsunuz.   * Siz istemediğiniz sürece odanızın kapısı temizlik ya da servis gibi gerekçelerle asla çalınmıyor.   * Otele girişte sizi Portekizli Genel müdür Gabriel Lousada karşılıyor ve oteli bizzat gezdiriyor. Giderken de sizi son yolcu eden yine Lousada.   * Otelin gecelik fiyatları 800 Euro civarında. Tek gecelik rezervasyonlara pek sıcak bakılmıyor. Hürriyet