Kent Haberleri

Amasya Umutlu HES projesi davasında karar verildi!

Anayasa Mahkemesi, Amasya'da Yeşilırmak Nehri 'ndeki Umutlu HES projesiyle ilgili idarece verilen "ÇED gerekli değildir"kararının iptali istemiyle açtıkları dava süre yönünden reddedilen başvurucuların mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verd

 Mahkemesi, Amasya'nın Taşova ilçesi sınırları içinde Yeşilırmak Nehri üzerinde kurulması planlanan Umutlu Hidroelektrik Santrali (HES) projesiyle ilgili "Çevresel Etki Değerlendirilmesi (ÇED) gerekli değildir" kararının iptali istemiyle açtıkları dava süre yönünden reddedilen başvurucuların mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verdi.


Amasya Taşova'da Yeşilırmak Nehri üzerindeki proje hakkında 31 Mayıs 2007'de Çevre ve Orman Bakanlığı ÇED ve Planlama Müdürlüğünce "ÇED gerekli değildir" kararı alındı.


Kararın, projenin uygulandığı bölgede ilan edilmesiyle ilgili emir, Amasya Valiliği İl Çevre ve Orman Müdürlüğünce 12 Haziran 2007'de Taşova Kaymakamlığına bildirildi.


Karar, Taşova Belediye Başkanlığınca 10 gün süreyle belediye ilan panosuna asılarak ve Umutlu Köyü muhtarlığınca 26 Haziran'da köy hoparlöründen yayımlanarak ilan edildi.


Köy muhtarı İlhan Özsoy, bilgi edinme hakkı kapsamında 5 Kasım 2008'de İl Çevre ve Orman Müdürlüğünden, bu yönde bir karar olup olmadığının tespiti ile proje tanıtım dosyasının bir suretinin verilmesini talep etti. Cevap yazısında projeyle ilgili Bakanlık tarafından "ÇED gerekli değildir" kararı verildiği belirtildi.


Başvurucuların, 14 Mayıs 2009'da kararın geri alınması için Çevre ve Orman Bakanlığına yaptığı başvuru reddedildi. Ret kararı üzerine işlemin iptali istemiyle Samsun 2. İdare Mahkemesinde dava açıldı. 


Mahkeme davayı süre yönünden reddetti. Temyiz üzerine dosyayı görüşen Danıştay 6. Dairesi, "Kararın, 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca davacılara tebliğine ilişkin herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı" gerekçesiyle yerel mahkemenin ret kararını bozdu.


İdarece yapılan karar düzeltme talebini görüşen Danıştay 14. Dairesi ise bozma kararını kaldırarak yerel mahkemenin ret kararını onadı. 


Bunun üzerine Umutlu ve çevre köylerde yaşayan bazı vatandaşlar, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulundu.


Yüksek Mahkeme, Umutlu köyü dışında projeden etkilenen yerlerde yaşayan 4 kişi yönünden mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verdi. İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasına hükmedildi.


Kararda, Taşova Belediye Başkanlığı ve Umutlu Köyü Muhtarlığı tarafından gerekli ilanın yapıldığı, burada yaşayan kişiler yönünden dava açma süresinin başlatılması gerektiği, bu nedenle Taşova ve Umutlu'da yaşayanlar için mahkemeye erişim hakkına ilişkin bir ihlal bulunmadığı kaydedildi.


Buna karşın projeden etkilenen başka köylerde yaşayan 4 kişinin, bulundukları yerlerde belirtilen ilanların yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiği belirtilen kararda, Taşova ve Umutlu'da yapılan ilanın içeriğinden diğer yerlerde yaşayanların da haberdar oldukları kabul edilerek dava açma süresinin aynı tarihten başlatılmasına dair yorumun, hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri bağlamında öngörülebilirlik sınırları içinde olmadığı vurgulandı.


Kararda, "Bu yorumun, başvurucuların mahkemeye ulaşmasını aşırı derecede zorlaştıran ya da imkansız hale getiren nitelikte olduğu, bu açıdan başvurucuların mahkemeye erişim haklarının özünün zedelendiği sonucuna ulaşılmıştır. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 36. maddesinde güvenceye alınan mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır" denildi.


AA



Haber Evrensel Gazetesi'nde şu şekilde yer aldı;


AYM Yeşilırmak'ta yapımı süren Umutlu HES’le ilgili davada adil yargılama hakkının ihlaline karar verdi ama çevre hakkı ihlali konusuna girmedi.


Anayasa Mahkemesi (AYM) Yeşilırmak üzerinde yapımı süren Umutlu HES’le ilgili yurttaşlar tarafından açılan davada adil yargılama hakkının ihlaline karar verdi ama çevre hakkı ihlali konusuna hiç girmedi. Çevre hakkı ile ilgili yapılan bireysel başvurular bir kez daha AYM kapısından içeri giremezken, çevrenin korunmasına dönük yüzlerce davayı etkileyebilecek potansiyeldeki bir AYM kararı da başka bahara kaldı. 

Öte yandan HES projesi sahibi Ağaoğlu, AYM kararının açıklandığı gün sosyal medya üzerinden Umutlu HES’in nisan ayı içerisinde açılacağını duyurarak, “Ben işime bakarım” mesajı verdi. 


DAVA SÜRECİ


Dava süreci kısaca şöyle; Amasya’nın Taşova ilçesi sınırları içerisinden geçen Yeşilırmak Nehri üzerinde yapım çalışmaları halen süren Umutlu HES’e verilen “ÇED gerekli değildir” kararına karşı 2009 yılında dava açıldı. Samsun İdare Mahkemesi davayı süresi içerisinde açılmadığı gerekçesiyle reddederken, “ÇED gerekli değildir” kararının ne anlama geldiğini dahi bilmeyen yöre halkının kararın içeriğinden haberi olduğu görüşünü ileri sürüyordu. Süre yönünden davanın reddedilmesi projeden etkilenen yurttaşların itirazlarını dile getirmelerine de engel olmuş, öte yandan proje nedeniyle anayasal güvence altında olan sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı da ihlal edilmişti. 2013 yılında tamamlanan dava sürecinin ardından yörede yaşayan 62 yurttaş adına avukat Mehmet Horuş AYM’ye Anayasa’nın üç farklı maddesinin ihlal edildiği gerekçesiyle bireysel başvuruda bulundu. 


AYM’YE ADİL YARGILAMA İĞNESİ


AYM açılan bu davada adil yargılama hakkı ihlali sonucuna varıp kararı Samsun 2. İdare mahkemesine gönderdi. Mahkemenin bu kısa kararının gerekçesi uzun süre yazılmadı. Horuş’un sosyal medya üzerinden “Anayasa Mahkemesinin adil yargılanma hakkının ihlaline karar verip, kararını iki aydır yazmaması, adil yargılanma hakkının ihlali değil mi?” mesajını yazmasından 5 gün sonra, gerekçeli karar Resmi Gazete’de yayımlandı. AYM’nin bu kararı ile ilgili görüştüğümüz Horuş, kararın çerçevesinin dar, içeriğinin de eksik olduğu görüşünde. 


AYM ÇEVRE HAKKINI NEDEN GÖRMÜYOR?


AYM’nin davada kısmen kabul kısmen ret verdiğini belirten Horuş, “Adil Yargılanma konusunda ihlal kararı verdi ama Anayasanın 56. maddesindeki çevre hakkına ilişkin talebimizi Adil Yargılanma Hakkı kapsamında ele aldı. Bu kısım sorunlu. Eksik gördüğümüz kısım bu.” Başvurularında tek bir ihlal kararı değil Anayasanın 17. 36. ve 56 maddelerinin ihlal edildiğine yönelik olduğunu aktaran Horuş, “Ama AYM Çevre Hakkına ilişkin ihlal başvurusunu adil yargılanma hakkı kapsamında değerlendirdi. AYM, çevre hakkıyla ilgili pek çok başvuruyu şu ana kadar reddetti. O yüzden çevre hakkı halen AYM kapısından girebilmiş değil” dedi. 


BİTMİŞ HES’E YENİ DAVA 


Horuş, “Bu arada HES inşaatı tamamlanma aşamasına geldi. Müvekkillerin ve yurttaşların yaşam alanlarına bu şekilde haksız bir müdahale gerçekleşmiş oldu. Dolayısıyla burada bir çevre hakkı ihlali de var. Çevre hakkı ihlali yönünden reddedildiği için AİHM’ye başvurmayı düşünüyoruz. Baraj bittikten sonra yeniden yargılamayı ne yapayım ben?” diye konuştu. 


Evrensel