Genel

Antakya'ya 100 milyon $'a müze otel!

Sabah Gazetesi Yazarı Sinan Özdencik, St.Pierre Kilisesi hakkında Antakyalı işadamı Necmi Asfuroğlu ve mimar Emre Arolat ile konuştu. İşte o yazı!



Antakyalı işadamı Necmi Asfuroğlu örneğine çok az rastlanır bir yatırıma hazırlanıyor. Hıristiyan dünyasının önemli hac noktalarından biri olan St.Pierre Kilisesi'nin yakınındaki arazisine 5 yıldızlı bir otel dikiyor. Ne var bunda demeyin. Çünkü otel bildiğiniz sıradan 5 yıldızlı bir otel değil. Tıpkı bir müze gibi. İşadamı projeye 100 milyon dolar ayırmış. Arazide uzun zamandır çalışılıyor. İşe önce arkeologlar başlamış. Tarihi eserlere zarar verilmesin diye birçok kazı elle yapılmış. Arazide Türkiye'deki türlerinin en büyüğü kabul edilebilecek 850 metrekarelik mozaik ve 2 bin parça tarihi eser bulunmuş. İşadamı yanına ünlü mimar Emre Arolat'ı alarak bu tarihi eserleri sergileyecekleri bir otel projesine girişmiş. Otel demir kazıkların üzerine inşa edilecek. Tarihi eserlerin görülmesi için otelin zemini camdan yapılarak ve her kattan bu eserlerin görülmesi sağlanacakmış. İşadamı Hilton'la da el sıkışmış. Otel daha proje halindeyken Dünya Mimarlık Festivali'nden ödül almış. Mimar Emre Arolat ve yatırımcısı Necmi Asfuroğlu ile projeyi konuştuk. 


 Projeye nasıl başladınız? 


Antakya'da ciddi anlamda yatak ihtiyacı söz konusu. Bana "Neden böyle bir yatırım düşünmüyorsunuz?" diye sordular. Ben de kabul ettim. 150'yi aşkın arkeolog ve 120 işçiyle 7 ay çalıştık, arazinin tamamını kazdırdım. 


 Kazı bittiğinde neler hissettiniz? 


Ayakta alkışlandı. O kadar mutlu oldum ki... 

Madem Antakya tarihi hazineye sahip. Neden bugüne kadar kimse çıkıp böyle bir yatırım yapmadı? 

Herkes kaçtı. Bulunduğumuz bölge Doğu Antakya- Nallıca. Nereyi kazarsanız kazın tarihi hazine bulabilirsiniz. 


Projeyi bir de sizden dinleyelim? 


25 bin 500 metrekare büyüklüğünde bir arazi üzerinde 17 bin 400 metrekarelik imar alanına sahip. 66 kuyu temel üzerine oturuyor binamız. Sadece bu işle 325 işçi uğraşıyor. 75 günde biter dediğimiz işi 8.5 ayda ancak bitirebildik. 2.5 metre çapında 25-26 metre derinliğe inip elle kazı yapıldı. Küçük objeler taşındı. Helenistik, Bizans, 5 ve 6'ncı yüzyıl Roma, İslami ve Osmanlı dönemlerine ait 30 bin obje bulduk. Bunlar müzede. Taşınabilir ve kayda değer eroslar, aslanlar çıktı. 200'ün üzerinde eser 600 metrekarelik sergi alanında anlatılıp tanıtılacak. 


Her kattan tarih görülebilecek


Zemindeki platformun geçirgen yüzeyinde yer yer açılan yarıklar, saçakların altından avlunun ışık almasını ve arkeolojik kalıntılarla görsel bağın otelin hiçbir alanında kopmamasını sağlıyor. Kazı alanı üzerindeki köprü ve rampalarla mekân bir arkeolojik park olarak tasarlanıyor.


Bu adam zır deli diyenler bile oldu


 Çok zahmetli bir işe girişmişsiniz, ne tür tepkiler aldınız? 


Öyle zahmetli ve riskli bir iş ki "bu adam zır deli" diyorlar. Ama çok keyifli bir proje. Turizme büyük katkı sağlayacak. 


 Bu proje tamamlandığında ne kadara mal olacak? 


Şu anda 83 milyon dolar artı KDV. Bittiğinde öngörümüz 100 milyon dolar... Yedi aydır çocuklarım "Baba sen bizim paramızı çar çur ediyorsun" diyor. Onlar haklı, bu para geri dönmeyecek. Ama ben inançlı bir işadamıyım. Muhafazakâr bir aileden geliyorum. Allah'ın dediği olur. Şu anda en büyük desteği Kültür Bakanı Ertuğrul (Günay) Bey ve Adalet Bakanı Sadullah (Ergin) Bey veriyor. Sadullah Bey projeyi başbakanımıza da anlatmış. O da heyecanlanmış. 


10 yıl önce bu yatırımı yapmazdım


10 yıl önce olsa bu yatırımı yapar mıydınız? 


Hayır! Son yıllarda Antakya ön plana çıktı. 10 sene önce bilinilirliği yoktu, unutulmuş bir yerdi. AK Parti Cumhuriyet tarihi boyunca görülmeyen hizmetler yaptı. Biz işadamları 10 yıl öncesine göre çok daha rahat ve huzurlu yatırım yapabiliyoruz. 


 Antakya'nın turizm açısından geleceği var mı? 


Suriye'deki olaylar durursa önü daha da açılır. Antakya'ya gelen Halep'e, Şam'a gitmek istiyor. Bir de burada cami, kilise, sinagog hepsi bir arada. Dünyanın hiçbir yerinde bu kadar din bir arada yok. 


Emre Arolat ( EAA Mimarlık sahibi)


Otelin tepesinde sosyal hayat


 Sanırım bu projenin meslek hayatınızda özel bir yeri olacak. Sizi de heyecanladırıyor olmalı... 

Biz 2010'dan itibaren bu proje için çalışıyoruz. Kazılar tamamlanınca gördük ki arazi tamamen kalıntılarla dolu. Küçük bir alan kaldı bize otel olarak kullanabileceğimiz. Yerin çok altına kazıklar çaktık ve üstüne kompozit kolonlar yaptık. Oteli bunların üzerine koyduk. Bizim zeminimiz yukarıda oluştu, bu zeminde yapacağımız her şeyi çatıya kaldırdık. Bütün sosyal alanları çatıda konumlandırdık. Restoranlar, gece kulübü, fitness, açık ve kapalı yüzme havuzlarını çatıya yerleştirdik. Bu projede ayrıca yeni bir kirişleme sistemi yapıp odaları tek tek yapılan konteynırlar şeklinde istifledik. 

 Bittiğinde nasıl bir otel olacak? 


Araziye hiç kazı makinesi sokamadık, binanın temelleri 2.5 metre çapında elle kazıldı. Otelde dolaşırken aşağıdaki kalıntıları izliyor olacaksınız. Restoranda yemek yerken, odanıza giderken bunları görerek gidiyorsunuz. İlk kat caddeden 7 metre yukarıda. Kalıntılar ise zeminden 6 metre aşağıda. Otelin içinde Antakya mimarisine uygun avlular oluşturduk. 200 odalı bir otel olacak. 


 Müzeyi kim işletecek? 


Kültür Bakanlığı. Müze alanını, gezen bir parkur sistemi şeklinde öngörüyoruz. Kalıntıların çok yakınından dolaşıp alanı gezebileceksiniz. Ama otelden direkt kamusal alana geçiş yok. Otel müşterisi de gezecekse dışarı çıkıp müzeye girecek. 


 Buranın Antakya ekonomisine katkısı ne olacak? 


Mobilyaları burada ürettiriyoruz. Yerel zanaata da referans verebiliriz diye düşündük. 


Sabah