Sektörel

Antalya İplik ve Pamuklu Dokuma Fabrikası restore ediliyor!

Eski başbakanlardan merhum Adnan Menderes'in temelini attığı, kentin ilk fabrikası olma özelliğini taşıyan 64 yıllık Antalya İplik ve Pamuklu Dokuma Fabrikası aslına uygun restore ediliyor.

Eski başbakanlardan merhum Adnan Menderes'in talimatıyla temeli atılan ancak 12 yıldır üretim yapılmadığı için atıl vaziyette bulunan 64 yıllık Antalya İplik ve Pamuklu Dokuma Fabrikası, aslına uygun restore edilerek kent parkına dönüştürülecek.


Antalya İplik ve Pamuklu Dokuma Fabrikası'nın temeli, Antalya'da üretimi yaygın olan pamuğun değerlendirilmesi ve kentteki işsizlik sorununun çözülmesi amacıyla Adnan Menderes'in talimatı ve dönemin Bakanlar Kurulu kararıyla 1955 yılında atıldı, 6 yıl sonra da hizmete açıldı. Yıllarca Türk Silahlı Kuvvetleri ile NATO güçlerine üniforma üretimi gerçekleştirilen ve Almanya'nın desteğiyle dönemin en ileri teknolojisine sahip olarak inşa edilen fabrikanın faaliyetleri 2003 yılında durduruldu. 


Son 12 yıldır atıl vaziyette bekleyen fabrikanın alanı 2003 yılında Kepez Belediyesine devredildi. Belediye de alanı 49 yıllığına özel bir şirkete tahsis etti ancak kentteki sivil toplum örgütlerinin açtığı üst kullanım hakkı iptal davası nedeniyle tahsis işlemi iptal edildi. Kepez Belediyesi, alanı yeniden eski günlerine kavuşturmak amacıyla alana kentin en büyük parkını yapmaya karar verdi.


Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü, AA muhabirine yaptığı açıklamada, fabrikanın kentin en önemli tarihi miraslarından olduğunu, binlerce insanın bu fabrikada hatırasının bulunduğunu söyledi.


Fabrika alanının 238 bin metrekare olduğunu bildiren Tütüncü, fabrikanın karakteristik bir mimarisi bulunduğunu belirtti. Fabrikanın geleceğiyle ilgili sivil toplum kuruluşları, meslek odaları ve siyasi parti temsilcilerinden oluşan ortak akıl komisyonu kurduklarını anlatan Tütüncü, komisyonun uzmanları ve dünyadaki bu tür fabrika örneklerini inceleyerek elde ettiği bilgilerle bir proje hazırlayacağını dile getirdi.


Fabrika alanını hiç bina yıkmadan ve yapmadan, bir tek ağaç bile kesmeden eski zerafetine kavuşturmak istediklerini vurgulayan Tütüncü, şöyle konuştu:


"Bu binaların her birine sosyal fonksiyon yüklemek istiyoruz. Çok amaçlı salonlar, resim ve heykel çalışmalarının yapılacağı atölyeler ile büyük sergi salonları yapacağız. Fabrikada o dönem açılan kreş binasını da çocuk ve oyuncak müzesine dönüştürmek istiyoruz. Fabrikanın batısındaki trafo binası şehir kütüphanesi olacak. Binalar 1960'lardaki dekorasyon ile aslına uygun olacak. İşçi yemekhanesinde o dönem yapılan düğünleri yeniden yapmak istiyoruz. Fabrikadaki işçilere ait 13 bin klasörden oluşan özlük dosyalarını işçilerin çocukları ve torunlarının görmesi için tekrar gün yüzüne çıkartacağız. Bu, şehir hafızasına büyük katkı sağlayacak."


Tütüncü, fabrikanın dönüşümüyle ilgili ilk adım olarak kabul edilen 1. Uluslararası Resim ve Heykel Çalıştayı'nın fabrikanın yemekhanesinde gerçekleştirildiğini kaydetti.


Çalıştaya 14 ülkeden 35 sanatçı katıldığını belirten Tütüncü,  fabrikanın eski koridorlarının, sıvası dökülen duvarlar ile kırık camlı pencere ve kapıların dünyanın dört bir yanından gelen ressam ve heykeltıraşlara ilham kaynağı olduğunun altını çizdi. 


- Fabrikada sanat


Çalıştayın küratörü Dr. Melek Günbey ise fabrikada sanatçıların kendisini özgür hissettiğine işaret etti.


Fabrikanın sanatçılar için güzel bir çalışma ortamı olduğunu ifade eden Günbey, fabrikada Antalya halkı ile sanat çalışmalarıyla bir araya gelmeyi amaçladıklarını söyledi.


Belçikalı ressam Brigitte Schuermans da "Eski bir dokuma  fabrikasının sanat alanına dönüştürülmesi çok güzel bir fikir. Burası doğa ile iç içe, oldukça etkileyici bir yer. Çok eski bir yer ve buradan çok iyi enerji aldım" dedi.


AA