Sektörel

AOÇ´ye ait olan Tekel tesisleri kültür alanı olacak!

Ömer Bülent Arslan, AOÇ´ye ait olan Tekel tesislerini geri alacaklarını ve 93 dönümlük bu alanın Ankara için sosyal ve kültür alanı haline geleceğini kaydetti

Atatürk'ün vasiyeti olan "hiylesiz ve nefis gıda maddeleri temin eylemek" sorumluluğunu yerine getiren Atatürk Orman Çiftliği, İstanbul´a da baş bayilik verdi. AOÇ Müdürü Ömer Bülent Arslan, talep gelen her yere ürünlerini gönderebilaceklerini belirterek, "İstanbul´a girişimiz ile ilk yıl yüzde 20, ikinci yıl ise yüzde 30 ciro artışı hedefliyoruz" dedi.

ATATÜRK´ün 1925 yılında Ankara´da modern bir çiftlik kurulması hedefiyle faaliyete başlayan ve 85 yıldır "hiylesiz ve nefis gıda maddeleri temin eylemek" vasiyetini yerine getirmeye çalışan Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ), İstanbul´daki baş bayileri ile büyümeyi hedefliyor. Atatürk Orman Çiftliği Müdürü Ömer Bülent Arslan, 2009 yılında 30 milyon liralık satış gelirine ulaştıklarını belirterek, "Ulu Önder´in vasiyetinin gereğini tüm yurda ulaştırmak gayesindeyiz. AOÇ ürünlerinin İstanbul pazarına girişi ile ilk yıl yüzde 20, ikinci yıl ise yüzde 30 ciro artışı hedefliyoruz" dedi.

İstanbul için baş bayilik

Tüm Türkiye´de nihai tüketicileri AOÇ ürünleri ile buluşturmayı hedeflediklerini ve bu amaçla Ankara ve İzmir baş bayiliğinden sonra İstanbul için de ihale açtıklarını ifade eden Ömer Bülent Arslan, şunları söyledi: "İstanbul´un her iki yakası için baş bayilik vermeyi planladık. İhalede Anadolu yakasının baş bayisi Berk Organik Tarım Ürünleri olurken, Avrupa yakası için daha sonra yeniden ihaleye çıkılacak. İstanbul´da baş bayilik ile Anadolu yakasındaki bayilerimizin de çalışma performansı cirolarımız üzerinde olumlu etkiye sahip olacak. Bayilik yöntemiyle ise ürünlerimiz şu an Gaziantep, Şırnak, Van, Eskişehir´in de içinde olduğu 10 ilde bulunuyor. Lojistiği yapılabilen yerlerde zincir maketlerle de anlaşmamız bulunuyor. Ankara içerisinde lojistiğimiz yapıldığı için marketlerin yüzde 95´inde ürünlerimiz var. Talep gelen her yere ürünlerimizi göndermeye hazırız."

30 milyon liralık satış

2009 yılında yurtiçi satışlarından 30 milyon lira, diğer kaynaklardan da 18.4 milyon lira olmak üzere toplam 48.4 milyon lira gelir elde ettiklerini belirten Arslan, 2009´da 1.6 milyon liralık yatırım yaptıklarını ve AOÇ´nin banka hesabında ise 35 milyon liralık gelirin bulunduğunu kaydetti. Ürün satışları hakkında da bilgi veren Arslan, şöyle konuştu: "Bu yılın ilk 7 ayında süt fabrikasında 16.2 milyon lira, mayalandırma sanatları fabrikasında ise 2.4 milyon lira satış gerçekleştirdik. Süt satışımız geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 32 artışla 5.8 milyon lira, yoğurt satışımız yüzde 22 artışla 3.8 milyon lira, dondurma satışımız yüzde 36 artışla 4 milyon lira, meyvesuyu satışımız ise 694 bin liraya ulaştı. Yalnızca bal satışımız yüzde 6´lık azalma ile 1.9 milyon liraya indi."

Hayvanat bahçesinde zarar

Hayvanları doğal yaşam ortamlarına alma projesi kapsamında yapılan yatırımların da devam ettiğini anlatan Ömer Bülent Arslan, "Hayvanat Bahçesi´nin 2010 yılında geliri 2 milyon lira oldu. Ancak ilk altı aylık dönem içindeki zararımız 508 bin liradır" dedi.

Pastorize keçi sütü satışına da başladı

PAZAR payını genişletmek isteyen AOÇ, pastörize keçi sütü ile keçi sütünden peynir, yoğurt, ayran satışına başladı. Keçi sütünü Bolu, Eskişehir ve Ankara´nın Ayaş ilçelerinden alan AOÇ, halen günlük 3 ton olan alımı talebe göre artırmayı planlıyor. AOÇ´nin Çiftlik semtindeki süt fabrikasında, keçi sütü dışında günlük 50 ton süt işleniyor. Hayvancılık işletmelerinden alınan sütlerdeki bakteri oranının düşürülmesi için kullanılan "bakteri separatörü"ne sahip işletmelerden biri olan AOÇ´de, bakteri separatörü ile sütteki bakteri oranı düşürülüyor daha sonra süt pastörize ediliyor. AOÇ, dondurma grubunda ise narlı, ballı ve kefirli dondurmayı piyasaya sundu. AOÇ, bu sezon dondurma üretiminde keçi sütü de kullandı.

Gençler bizi tanımıyor kendimizi sevdireceğiz

AOÇ markasının tanıtımı için bir yarışma açtıklarını aktaran Ömer Bülent Arslan, şunları anlattı: "25 yaş altı gençler bizi tanımıyor. Onlara kendimizi sevdirmek ve tanıtmak için bir dizi çalışma başlattık. AOÇ´nin logosunu da değiştireceğiz."

Şarap tadım alanında tanıtım

ESKİ şarap fabrikasının yerinde AOÇ müzesi kurduklarını hatırlatan Ömer Bülent Arslan, "Şarap fabrikasında tadım alanları oluşturduk. Bu alanda üretimi yapılmış olan şarapların tanıtımı ve tadımı yapılıyor. Ziyaret eden misafirlerimize ise tanıtım amaçlı tattırım yapılıyor" dedi.

Tekel tesisleri kültür alanı olacak

AOÇ´ye ait olan Tekel tesislerini geri alacaklarını ve 93 dönümlük bu alanın Ankara için sosyal ve kültür alanı haline geleceğini kaydeden Ömer Bülent Arslan, "Amfi tiyatro, açık-kapalı sinema salonları, spor alanları, çocuklar için kaykay-paten alanları, tenis kortu, voleybol, basketbol, koşu parkuru yapılacak. Butik otel de yapacağız. Mevcut binaları kullanıma uygun hale getireceğiz. Ön planda kültür, sanat, spor olacak. AOÇ´yi ülkenin kurucusuna, Atatürk´ün felsefesine uygun bir görünüme kavuşturmak için proje üretmeye devam ediyoruz" diye konuştu.

Hiylesiz: Mustafa Kemal Atatürk, 11 Haziran 1937´de AOÇ´nin Hazine´ye devredilmesi için yazdığı vasiyet mektubunda "hiylesiz ve nefis gıda maddeleri temin eylemek" sözlerini kullanmıştır. Haberde Atatürk´ün sözlerinin orjinaline yer verdik.
Meltem KARA/Hürriyet