Kent Haberleri

Artvinliler yaşam alanlarını nasıl koruyacaklarını değerlendirdi!

İstanbul’da yaşayan Artvinliler, memleketlerinde yaşanan doğa katliamını ve verdikleri mücadeleyi konuştu. Artvin’e bağlı Pınarlı Köyü Kültür ve Dayanışma Derneği’nin çağrısıyla düzenlenen ‘Doğa ve yaşam’ paneline çok sayıda kişi katıldı.

İstanbul’da yaşayan Artvinliler, memleketlerinde yaşanan doğa katliamını ve verdikleri mücadeleyi konuştu. Artvin’e bağlı Pınarlı Köyü Kültür ve Dayanışma Derneği’nin çağrısıyla düzenlenen ‘Doğa ve yaşam’ paneline çok sayıda kişi katıldı.  


Derneğin Şirinevler’de bulunan lokalinde düzenlenen ve moderatörlüğünü Dernek Başkanı Yücel Özcan’ın yaptığı panele konuşmacı olarak, Derelerin Kardeşliği sözcüsü Alimerdan Aymelek,  Avukat Halis Yıldırım ve Gazetemiz Ekonomi Editörü Bülent  Falakaoğlu katıldı.


Köylerini bırakıp İstanbul’a göç etmek zorunda kaldıkmlarını belirten Pınarlı Köyü Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Yücel Özcan, “Bizler oraları terk ettik ama oraları rant alanına çevirmek isteyenler orada. Atalarımızın yaşadığı  yerleri sahipsiz bırakmayacağınız” diye konuştu.


Artvin'de son zamanlarda yaşanan sel felaketlerine dikkat çeken Özcan, “Bu yaşanılanlar doğal süreçler değildi. Şavşat deresinde bentlerin kırılmasından dolayı ölümler yaşandı. Borçka’da büyük bir sel felaketi yaşandı. 5 Borçkalı yaşamını yitirdi. Maden arama başlarsa Artvin'de yaşam bitecek” uyarısında bulundu.


SUYUN VE DOĞANIN ALTERNATİFİ YOK

Derelerin Kardeşliği Sözcüsü Alimerdan Aymelek, HES’lere, termik santrale, taş ocaklarına karşı mücadelelerini sürdüreceklerini söyledi. Aymelek, “Sular ve doğa şirketlerin ellerine bırakılmıştır. Her şeyin alternatifi olur ama suyun ve doğanın alternatifi olmaz. Bütün dere, vadilerimiz ivedilikle koruma altına alınmalıdır” diye konuştu.


‘SUYA SAHİP ÇIKMALIYIZ’

Dünyadaki bütün değerleri rant alanı olarak gören bir vahşi kapitalizm ile karşı karşıya olduklarını söyleyen Avukat Halis Yıldırım ise, ”Doğadaki her alan ticarete dönüştürülüyor. Kentsel dönüşüm adı altında büyük paralar elde ediliyor. Maden, taş ocağı dediğiniz bizim için vatan. Orada, insanlar, anılar var, yaşanacak hayatlar var. Birileri kendi hukuklarını dayatıyor” dedi. Yeni su kanunundan bahseden Yıldırım, “Sadece içme suları değil sulama sularına da sayaç takılacak uygulama ile karşı karşıyız. Bunun nedeni oradaki suları bize kullandırmamak. Büyük HES şirketleri lehine bir durum. Suya sahip çıkmalıyız“ şeklinde konuştu.


SULARIMIZA GÖZ DİKTİLER

Bülent Falakaoğlu ise, Karadenizliler olarak muazzam bir doğaya sahip olduklarını belirterek, “Doğayı ranta çevirerek, rant alanına dönüştürerek doğal yaşam alanlarının üzerine inşaatlar yaptırılıyor. Su tükeniyor, kaliteli su bulunmuyor. Dünya sermayesi sularımıza göz dikti. Enerjiye hakim olmak istiyorlar. Egemenler enerji politikalarını belirlemek istiyor. Doğa ve yaşam iç içedir. Doğayı paraya çevirirseniz sel felaketleri ve doğal felaketler ile karşı karşıya kalırız“ diye konuştu.


Evrensel