Kent Haberleri

Aşağı Yoldüzü Köyü sakinleri köylerini satılığa çıkardı!

Devlet 1980'de heyelan nedeniyle bir köyü boşaltıp başka bir köye yerleştirdi. Ancak 'köy köy üstüne' olmadı. Eskiler, köylerini satılığa çıkardı

 

Sarıtaş Köyü sakinleri heyelan nedeniyle devlet tarafından 1980 yılında Aşağı Yoldüzü Köyü’ne yerleştirildi. Fakat Aşağı Yoldüzü’nün geçim kaynağı tarımken, Sarıtaş’ınki hayvancılıktı. Sarıtaşlılar’a ait hayvanların, Aşağı Yoldüzülüler’in ektiği ekinleri yemesi 32 yıllık bir husumet başlattı. Aşağı Yoldüzü Köyü sakinleri bir müddet sonra ürün yetiştiremez oldu. Aşağı Yoldüzü Köyü sakinleri, huzursuzluğun ciddi bir kavgaya dönüşmesini engellemek için köyü satılığa çıkardı. Ağrı merkezine beş kilometre uzaklıktaki köyün girişine “Aşağı Yoldüzü Köyü Satılıktır” ilanı asıldı. Müracat: Muhtarlık.    “Sarıtaş Köyü buraya yerleştiğinden beri ektiğimiz ekin hep otlatılıyor. Hayvanlarını zorla getirip bizim ekili tarlalarımıza bırakıyorlar” diyor Aşağı Yoldüzü Köyü Muhtarı Naci Deniz. Sarıtaş Muhtarı İhsan Sevim’in cevabıysa, “İnekleri beslemezsek neyle geçineceğiz Mecburen buralarda otlatıyoruz” oluyor.    İnekler tarlalara dalınca    Onların hikâyesi, 32 yıl önce Sarıtaş Köyü sakinlerinin heyelan nedeniyle devlet tarafından Aşağı Yoldüzü Köyü’ne yerleştirilmesiyle başladı. Dönemin Bayındırlık ve İskân Bakanlığı’nın düşünemediği bir şey vardı: Aşağı Yoldüzü Köyü’nün temel geçim kaynağı tarımken, Sarıtaş Köyü’nünkü hayvancılıktı. Sarıtaşlılar’ın 29 haneyle köylerine yerleşmesiyle birlikte Aşağı Yoldüzülüler topraklarında ürün yetiştiremez oldu. Bu durumdan da Sarıtaşlılar’ın hayvanları sorumlu tutulunca, iki köyün sakinleri arasında kavgalar baş gösterdi. Hem Aşağı Yoldüzülüler hem de Sarıtaşlılar, sorunu çözmeleri için ilgili kurumlara defalarca dilekçe yazdı. Bu dilekçelerden de bir netice alınamaması üzerine Aşağı Yoldüzü Köyü sakinleri, Sarıtaşlılar’la aralarındaki huzursuzluğun ciddi bir olaya dönüşmesini engellemek için çareyi köyü satılığa çıkarmakta buldu. Aşağı Yoldüzü Köyü Muhtarı Naci Deniz ve Sarıtaş Muharı İhsan Sevim, 32 yıllık husumeti Radikal’e anlattı.    Birbirleriyle komşuluk ilişkisi kurmayan, kahvelerini dahi ayıran köylüler sadece camide bir araya geliyor. Aşağı Yoldüzü Muhtarı Naci Deniz, devletin köylerini satın alıp, kendilerini başka bir yere yerleştirmesini istiyor:    “Aramızda hiçbir komşuluk ilişkisi yok. Kışın herkes evlerinde. İlkbaharda husumetler başlıyor. Köyü satmak bütün köy halkı olarak aldığımız bir karar. Biz babamızdan miras olan köyümüzde rahatça yaşamak istiyorduk. Devlet geldi, köyün üzerine köy kurdu. Huzurumuz bozuldu. Jandarmaya gittiğimizde bize ‘Birbirinizi öldürün, ondan sonra gelin’ dediler. Sürekli göç veriyoruz çünkü geçim kaynağımız kalmadı. Biz yetkililerden çözüm bulmasını istiyoruz. Çözüm bulunmazsa ileride büyük hadiseler yaşanacak. Gençlerimize zarar gelirse hesabını kim verecek” Sarıtaş Muhtarı İhsan Sevim ise, “Çoluğumuz çocuğumuz var. Devlet bizi sokağa mı atsın” diyor:    “Yıllardır biz buraya emek verdik. Oradan çıkmak istemiyoruz, yerimizdir. Devlet hariç, kimse de bizi zorla evlerimizden çıkaramaz. Neden bizi istemiyorlar bilmiyorum. Devletin köyde 2 bin 300 dönüm arazisi var. Devlet bu araziyi bize versin. Biz de rahat edelim onlar da. Kardeşçe yaşayalım.”    Bir günde çözülmez    Ağrı Vali Yardımcısı Mahmuthan Arslan, iki köy arasında yaşanan sorundan haberdâr olduğunu söylüyor: “Bir günde çözüme kavuşturulacak bir durum değil. Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’na her iki köy arasında yaşanan mevcut sorunu anlatan bir yazı yazdık. Cevabı bekliyoruz.” Radikal/ŞÜKRÜ OKTAY KILIÇ