Mimarlık

Asitane’nin İstanbul’daki ofisinde Iglo Architects imzası!

Iglo Architects, film ve fotoğraf prodüksiyon şirketi Asitane’nin İstanbul’daki ofisini dizayn etti. Asitane, çalışan konforunun ve verimliliğinin maksimum düzeyde tutulduğu, sıcak ve dinamik bir iç mekan olarak hayata geçirildi.

Film ve fotoğraf prodüksiyon şirketi olan Asitane’nin Balmumcu’daki İstanbul ofisi birbirinden farklı ölçek ve fonksiyonlarda ödüllü mimari ve iç mimari projelerde imzası bulunan Iglo Architects tarafından tasarlandı.

Mimar Zafer Karoğlu ve Mimar Esen Akyar ortaklığında kurulan Iglo Architects, Asitane ofisini birçok parametre göz önünde bulundurarak tasarlamış. Ofisin, çalışan konforunun ve verimliliğinin maksimumda olduğu, müşterilerinin bütün ihtiyaçlarının en uygun biçimde ve eksiksiz karşılandığı, lojistik problem yaşanmayan, fonksiyon trafiklerinin birbirleriyle kesişmediği, sıcak ve konusunda tercih edilen bir mekan olması hedeflendi.

Tasarımda, Balmumcu’daki ofis için 300 metrekare alanda film ve fotoğraf çekimleri için kullanılacak optimal büyüklükte bir stüdyo ve çevre fonksiyonları, 20 kişilik ofis alanı, yönetici, muhasebe ve yönetmen odaları, toplantı salonları ile mutfak ve kafeterya alanı kurgulandı. Stüdyo için gereken alanın en az 160 metrekare olması, doğası gereği yüksek tavana, dekor ile ışık malzemelerinin lojistiği için uygun büyüklükte bir girişe ve ayrıca depo, duş, soyunma kabinleri ve makyaj alanına ihtiyaç olması tasarımdaki önemli girdiler haline geldi.

Bu doğrultuda stüdyo alanı ve çevre fonksiyonları için en uygun konum olarak ana binanın uzantısı depo hacmi seçilerek, bu alan tamamen soyulmuş, bölmeleri kaldırılmış, çatı çelikleri ve örtüsü tamamen yenilenmiş. Ayrıca çekimlerde kullanılacak olan doğal ışık etkisi için ve aynı zamanda çekim dışı hazırlık sırasında enerji tasarrufu adına üç adet büyük çatı ışıklığı yapılmış. Tüm duvarlar, komşu oldukları ofis alanlarını stüdyodaki çekimler esnasında kullanılacak yüksek volümlü müzikten izole edecek şekilde, akustik özellikli materyal ile giydirilmiş. Resepsiyon alanı, stüdyo ve ofis alanlarını ve girişlerini tanımlayacak ve birbirinden ayıracak  biçimde konumlandırılmış ve çalışan trafiği ile stüdyo kullanıcısı trafiği birbirinden ayrılmış.

Açık ofis alanı iki taraflı uzun masalı, tamamı lineer ışıklı raflı, aydınlık,  sıcak atmosferli ve rahat çalışılabilecek ferah bir arter olarak tasarlandı. Bu alanın üzerindeki terasa açılan ışık bacaları yeniden yorumlanarak gün ışığı alan doğal aydınlatmalara dönüştürülmüş ve bu arterin iki ucunda bulunan kapalı ofis alanlarında tek cepheden gelen doğal ışığı kaybetmemek için cam bölücüler de tercih edilmiş. Böylelikle mekanda hem genel bir şeffaflık elde edilmiş hem de doğal ışığın en derin noktalara ulaştırılması sağlandı. Ayrıca bu alanın sonunda ve karanlıkta kalan yönetici ve muhasebe odalarının tavanlarına doğal ışık almalarını sağlayabilecek olan çatı ışıklıkları konumlandırılarak klostrofobik etkiden kurtarılmış ferah, yüksek tavanlı ve tercih edilir çalışma mekanları yaratıldı.

Gerekli fonksiyonların sığdırılması için toplantı odalarının ve mutfak bölümünün arasına konulan duvarlar açılıp gizlenebilecek biçimde tasarlandı. Böylelikle iki toplantı odasının arasını bölen duvarlar açıldığında birleşen masalarla 14 kişilik bir toplantı odası elde etme imkanı da olmuş. Mutfakla 2. toplantı odası duvarı da açıldığında tüm alanın kafe kullanımına hizmet vermesi sağlandı. Tüm bu mobil duvarlar da değişken senaryolarda maksimum ses izolasyonu sağlayabilecek biçimde tasarlanmış. Bina önündeki teras alanını da kullanabilmek amacıyla zemine kadar inen ve açılan doğramalar kullanılmış.

Göz dolduran proje; Zafer KAROĞLU, Denizhan MUTLAY liderliğindeki Iglo Architects ekibi tarafından tasarlandı.