Emlak Konut

Aslantepe devlete kaynak sağlıyor

Galatasaray Kulübü Başkanı Adnan Polat, Seyrantepe'de yapımı devam eden yeni stat projesinde, ileri sürüldüğünün aksine devlete büyük kaynak yarattıklarını söyledi.

Polat Renaissance Otel'de medya mensuplarıyla bir araya gelen Adnan
Polat, kendisine yöneltilen soruları yanıtladı.

Ali Sami Yen Stadı'nın üst hakkı ve Seyrantepe'de üst hakkına sahip
oldukları arazinin bir bölümünden feragat ederek girdikleri yeni stat projesinde
devlete kesinlikle yük olmadıklarını aktaran Polat, "Bu işten devlet karlı
çıkıyor. Yeni stat projesinde devlete külfet olmuyoruz. Devlet, yatırımlarını
yaptıktan sonra ciddi anlamda, bir kaç yüz milyon dolar gelir elde edecek. Biz
külfet olmuyoruz, aksine ciddi anlamda para kazandırıyoruz. Bu para da
Türkiye'deki gece kondu dönüşüm projelerinde 5 bin aileye ev olarak geri
dönecek" diye konuştu.

Yeni stada Türk Telekom Arena adının verilmesi sonrası, Ali Sami Yen
ruhunun nerede yaşayacağı şeklindeki bir soru üzerine, orada oluşacak spor
kompleksinin tamamına Ali Sami Yen adının verileceğini vurgulayan Polat, stadın
ayrıca, yaşanması muhtemel olağanüstü felaket durumlarında da merkez olarak
kullanılacağını ifade etti.

-"TAKIM KAPTANLIĞI KONUSU İDARİ BİR KARARDIR"-
Casio Lincoln'ün takım kaptanı olarak bazı maçlarda sahaya çıkması ve
Arda Turan'ın artık ikinci kaptanlığı dahi kabul etmeyeceği yönündeki
açıklamalarının hatırlatılması üzerine Polat, kaptanlık konusunun tamamen idari
bir karar olduğunu söyledi.

Geçen sene bekleneni verememesine karşın, bu sezon takımın yıldızı haline
gelen Lincoln'ün UEFA Kupası'ndaki Hertha Berlin maçına kaptan olarak çıkmasının
bir strateji olduğunu ve gayet de iyi yapıldığını aktaran Polat, kaptanlık
kriterlerinin sadece takımın en eskisi olmaktan geçmediğini vurguladı.

Takımı yönetebilme, sürekli oynama gibi kriterlerin de kaptanlık için
geçerli olduğunu ve buna benzer 20 kriter daha sayabileceğini dile getiren Polat,
oldukça sert ifadeler kullanarak, şöyle konuştu:
"Kaptanlık konusu bir idari karardır. Futbolcular idari kararı
eleştiremez ve yorum yapamazlar. Yapanlar ikaz edilir, tekrar edenler ise kadro
dışı bırakılır. Bu durum, son olaylardan sonra kendilerine tekrar söylendi. Ben
hiçbir oyuncumu tekrar ikaz etmem. Alt yapıda idmanda bulabilir kendini. İdari
kararı futbolcu değerlendiremez. Onun işi değil. Çıkar oyununu oynar, takımının
kazanması için katkıda bulunur. Kaptanın kim olacağına biz karar veririz.

Futbolcu da bunu kabullenir. Kabullenmezse de Florya'nın 5 tane kapısı var.

İstediğinden çıkar gider. Bir daha bunları hiçbir futbolcumdan duymayacağız.

Antalya kampında kedilerine tekrar izah edeceğim."

"AĞIR BORÇ ALTINDA DEĞİLİZ"
Polat, Galatasaray Kulübü'nün yansıtıldığı gibi ağır borç yükü altında
olmadığını aktararak, banka borçlarının 65 milyon Dolar'dan 55 milyon Dolar'a,
borç alacak farkının da 155 milyon Dolar seviyesinden 95 milyon Dolar'a
çekildiğini söyledi.

Kulüp olarak günlük kısa vadeli nakit akışında sıkıntılar
yaşayabildiklerini anlatan Polat, "Yoksa orta vadede rakamlara bakınca,
Galatasaray kredi borçlarını ve alacak farkını azaltmış durumda. Bizim
harcamalarımıza çok dikkat etmemiz gerekiyor. Ama yetmiyor, diğer taraftan da 25
milyon taraftarı olan çok büyük bir camia bizden sportif başarı bekliyor. Biz
bunu yapmaya çalışıyoruz. Başarılı olup olmadığımızı zaman gösterecek" dedi.

"FB ŞÜKRÜ SARACOĞLU'NA UEFA FİNALİ İÇİN DESTEK VERDİM"
Galatasaray Kulübü olarak UEFA Kupası'nı yeniden kazanmış gibi projeler
geliştirdiklerini aktaran Polat, FB Şükrü Saracoğlu Stadı'na da UEFA Kupası
finaline ev sahipliği yapması yolunda destek verdiğini anlattı.

Yaklaşık 2 yıl önce, 20 yıldır tanıdığı bir UEFA stat komiserinin ziyaret
etmek için kendisini aradığını ve UEFA Kupası finaline ev sahipliği yapmaya aday
olan FB Şükrü Saracoğlu Stadı'nı incelemek için İstanbul'a geldiğini söylediğini
dile getiren Polat, "Daha önce Şampiyonlar Ligi Finali'nde yaşadıkları trafik
sıkıntısının, Şükrü Saracoğlu Stadı'nda da kendilerini düşündürdüğünü bana
aktardı. Ben de, 'Bence finali buraya vermelisin. Çok önemli bir stat. Trafik
önemli değil. Biz de derbi maçları oynuyoruz ve yarım saatte normal bir şekilde
dağılınıyor' dedim. Sonra duydum, final buraya verilmiş" ifadelerini kullandı.

Geride kalan sezonda şampiyon olmak istemelerinin temelinde, Şampiyonlar
Ligi'ne katılma isteğinin yattığına dikkat çeken Polat, Steaua Bükreş'e
elenmelerinin ardından da büyük üzüntü yaşadıklarını belirtirken, "Ama Yiğit
Şardan, 'Üzülme belki de o tarafa doğru çekiliyoruz' dedi. UEFA Kupası zaten hep
gider. Geliri çok az. Ama biz şimdiden o kupayı kaldıracağımıza inanarak,
projelerimizi ona göre geliştiriyoruz. Bu sefer daha iyi kupa zaferini
kullanabilmeliyiz" diye konuştu.

"FELDKAMP, GEÇEN SEZON PRENSİPLERİ NEDENİYLE AYRILMIŞTI"
Geçen sezonun bitimine 6 hafta kala teknik direktörlük görevinden ayrılan
Alman teknik adam Karl Heinz Feldkamp'ın yeniden takımda görevlendirilmesine
değinen Polat, yaşanan ayrılığın iletişim eksikliğinden ve Feldkamp'ın
prensiplerinden kaynaklandığını vurguladı.

Polat, Feldkamp ile dostluklarının çok eskiye dayandığını ve Alman
çalıştırıcıyı İspanya'da kurulu düzenini bozdurarak Galatasaray'ın başına
getirdiğini anlatarak, şunları söyledi:
"Geçen sezon tamamen prensip nedenlerinden dolayı 6 hafta kala ayrıldı.

Biraz da iletişimdeki sıkıntılardan dolayı 6 hafta kala çekti gitti. Kendi
açısından haklıydı. Haklı olan birden fazla taraf vardı, ama neticede gitti. Bu
olay dostluğumuzu bitirmedi. Yazın mavi yolculukta yine futbol konuştuk. Teknik
danışmanlık görevi, geçen sene bu zamanlarda konuşup karar verdiğimiz bir
konuydu. 'Bırakıp gittin, ama yarım kalan işlerini gel bitir' dedik. Borçlu
hissediyordu kendini. Erken bırakıp gitmenin ezikliği de vardı. İki medeni
insanız. Anlaşamadık diye küsüp, hayattaki yollarımızı değiştirmiş değiliz.

Eylül, ekim aylarında da telefonla arardı. Tavsiyelerini gönderirdi. 'Gel burada
yap bunları' dedik. Skibbe'yi eskiden tanıyan ve güvenen bir hoca. Skibbe'ye
sorarsanız, gelmesinden dolayı çok mutlu oldu. Ne kadar doğru bir karar olduğunu
sezon sonu gösterir. Alınan neticeler ölçü olur. Yarın Feldkamp'la yine kavga
edebiliriz belki ama bu dostluğumuzu bozmaz."
-"FUTBOLCULARIN BIRAKMA KARARI VERMESİ ÇOK ZOR OLUYOR"-
Adnan Polat, Galatasaray'a büyük emekleri geçmiş Hakan Şükür, Hakan
Ünsal, Arif Erdem, Bülent Korkmaz gibi eski oyuncuları neden kullanamadığı
yönündeki bir soru üzerine, özellikle oyuncularla futbolu bırakma döneminde
yaşadıkları sıkıntılara dikkat çekti.

Galatasaray'la çok büyük başarılara imza atmış oyuncuların,
Galatasaray'dan da çok ciddi maddi manevi şeyler kazandığını kaydeden Polat,
şöyle devam etti:
"Bu tek taraflı değil. Örneğin Hakan Şükür Galatasaray'a çok şey verdi,
mutluluklar yaşattı bize. Ortaya koyduğu performansın karşılığını veremeyiz.

Bursaspor'dan Galatasaray'a transferini ben yapmıştım. Bu kulüp de ona Hakan
Şükür olma imkanı, 'Kral' olma imkanı verdi. Büyük bir şöhret ve konum getirdi.

Maddi anlamda büyük paralar kazandı. Biz futbolcularımızı onore ederek uğurlamak
istiyoruz. Ama bir noktaya gelindiğinde, ayrılma vakti geldiğinde anlayıp kabul
etmeleri çok zor oluyor. Devam etmek istiyorlar. Devam etmelerinin takıma, kulübe
zarar vermeye başladığı dönemde geliyor. Bu durum, futbolu bırakma noktasına
gelen her oyuncu için böyle. Onlar bırakmak istemeyince, biz bunu yapmak
durumunda kalıyoruz. Bazı kararları almak zorundayız ve belli yaşa gelen
futbolcular da saygı göstermek zorunda. Ben Hakan Şükür ve Bülent Korkmaz ile bir
araya geldiğimde, önümüzdeki ayın 5'i gibi hep birlikte yemek yemeyi teklif ettim
ve kabul ettiler. Galatasaray'la başarılara imza atmış, kahraman olmuş
futbolcuların, kulüpten uzak durmalarını başkan olarak gönlüm kabul etmiyor. Çözeceğiz bu konuyu."