Genel

B-fit 2006'da kuruldu, 2011'de 136 şubeye ulaştı!

2006'da altı kadının kurduğu spor ve yaşam merkezi 'b-fit', 136 şubeye ulaştı. Yalnızca kadınlara hizmet vererek büyüyen merkez, şimdi franchising sistemiyle yeni kadın girişimcilere el uzatıyor

2006'da altı kadının kurduğu spor ve yaşam merkezi 'b-fit', 136 şubeye ulaştı. Yalnızca kadınlara hizmet vererek büyüyen merkez, şimdi franchising sistemiyle yeni kadın girişimcilere el uzatıyor.

10 kadın sanki klasik altın günü toplantısında bir araya gelmiş gibi eğlenerek spor yapabilir mi b-fit'e girdiğinizde karşılaştığınız görüntü bu. 'Kadınların spor ve yaşam merkezi' olarak adlandırılan b-fit'in alameti farikası, evde spor yapma hissi. Büyük alışveriş merkezlerindeki ciddi görünümlü spor salonlarından hayli farklı. İşte, 2006 yılında kurulan şirketin bugünkü başarısının sırrı tam da burada: Farklı bir konsept geliştirerek sadece kadınlara seslenmek ve onlara kendilerini rahat hissettirmek, ana strateji.

Altı kadın ortaktan birinin, 2006 yılında ABD'de benzer bir sisteme katılarak günde sadece yarım saat spor ile iki beden incelmesi, b-fıt için ilk tohumların atılmasını sağlamış. Sadece ABD'de 13 milyon kişinin katıldığı sistemle ilgili uzun bir araştırma yaparak eğitimlere katılan ortak, sistemi Türkiye'ye uyarlamaya karar vermiş. 30 dakikalık bir istasyon çalışması, kendi itme-çekme gücünüzle egzersiz yapabildiğiniz ekipmanlar ve üzerinde aerobik yapılan platformlardan oluşan sistemi merkeze alarak 120 bin dolarlık bir yatırımla, önce bir sene gizli bir şekilde 'yer altı örgütü' gibi işletilen b-fit'in ilk şubesi izmir'de açılmış.

Farklı sosyoekonomik yapıdaki üç bölgede açılan, ikisi İzmir'de bir tanesi de İstanbul'da olan şubeler için ilk aşamada reklam yapılmamış. Bunun nedenini merkezin kurucu ortaklarından Bedriye Hülya, şöyle anlatıyor: 'Önce sistemi denemek istedik, gerçekten olacak mı, insanlar gelecek mi, diye merak ediyorduk. Reklam yapmamamıza rağmen ilk ayın sonunda duyulmaya başladı ve ikinci ayımızda 170 üyemiz vardı. Bu bizim için hem çok güzel hem de çok zor oldu çünkü hazırlıksız yakalandık.' Hülya, 'Hazırlıksız yakalandık' dese de, günde 50-60 kişinin geldiği b-fit'in artık 136 şubesi bulunuyor.

Hülya, 23 yaşından beri restoran, otel, tekstil firması, hediyelik eşya dükkanı zinciri gibi farklı alanlarda iş kurarak çalışmış, hatta üniversitede psikoloji hocalığı yapmış. Kendi deyimiyle 'kadın olmanın zorluklarını yaşamış', b-fit'e kadar aynı anda birkaç işte çalışarak hayatını kazanan Hülya, b-fit'ten sonra ilk defa tek bir işi olduğunu söylüyor.

Merkezin, 12 bin 500 liralık isim hakkı dışında 22 bin 500 liraya Türkiye'de ürettiği makineler kadınlar için özel üretilmiş. Kas grubu çalıştıran ve erkeklerin spor yaparken genellikle amaçladıkları pazunun elde edilemediği makineler bunlar. Hülya, yalnızca kadınlara hitap etme stratejisinin arka planını şöyle anlatıyor: 'Türkiye'de kayıtlı spor salonlarının yüzde 40'ı bilardo salonu, yüzde 20'si halı saha ve bir o kadar da vücut geliştirme merkezi olarak görülüyor. Erkeklere ayrılan alan fazla fakat kadınların gidebileceği çok fazla alan yok. Paranız varsa lüks salonlara giderek spor yapabilirsiniz. Ama belli bir kitle var ki erkeklerle aynı ortamda spor yapmak istemiyor. Gözle tacizin yaygın olduğu merkezlerde kadınlar spora odaklanamadıklarından şikayetçi.'

b-fit gibi lisanslı spor merkezlerinin sayısı, İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü (İGSİM) araştırmalarına göre 417 ve bunun dışında sayıları 362'yi bulan bilardo salonu da Hülya'nın sözlerini doğrular derecede fazla. Kayıtlı olan özel spor merkezlerinin üçte ikisi b-fit benzeri orta ve alt gelir grubuna hitap edenler olarak İGSİM tarafından belirlense de geriye kalan üçte birlik pay, lüks segmentteki spor merkezlerinden oluşuyor. İGSİM bu oranın son zamanlarda insanların elektronik aletlerle spor yapma isteğindeki artışla birlikte daha da artacağı görüşünde.

Altı kurucu kadının piyasadaki boşluğu görerek kurduğu, sadece kadınlara hitap eden b-fit, girişimciliği destekleyen kuruluşların da dikkatini çekmiş. Türkiye'de ve gelişmekte olan ülkelerde etkin girişimciliği destekleyen, iş dünyası liderlerinin de yer aldığı Endeavor, 2009 yılında 'b-fit'i yılın girişimi seçmiş. Yeni kadın girişimciler yarattığı için ve sahip olduğu potansiyel nedeniyle bu ödülü hak eden merkeze Hülya, şu ana kadar 2,5 milyon TL yatırım yapmış. Hem Türkiye'de hem de komşu ülkelerde büyümeyi hedeflediklerini söyleyen Hülya, Almanya'da kurdukları şube ile yurtdışına da açılmış. Merkezin yakın zamanda Ürdün, Lübnan ve Kıbrıs'ta da açılacak şubeleri ile ilgili çalışmaları devam ediyor. Kısa sürede önemli bir yol kateden b-fit, şimdi franchising sistemiyle büyümeye çalışıyor. Hülya, 'Kendisi için bir şeyler yapmak isteyen, çalışkan ve girişimci tüm kadınları b-fit'in başarısına ortak olmaya bekliyoruz' diyor. şžube açma talebiyle gelen kişiyi iyi tanımaya çalıştıklarını söyleyen Hülya, daha sonra nerede açmak istediğinin konuşulduğunu belirtiyor ve devam ediyor: 'Her kadın bu işi yapabilir ama yapmayı istemek çok farklı. Franchising sisteminin kurallı olması ve herkesin de kurala gelemeyeceği düşünülürse ince eleyip sık dokumamız gerekiyor. Bizim için en önemli noktalardan biri girişimcinin yüzünün gülüyor olması. Diğer bir önemli nokta bu işi yap-maya ihtiyacının olması. Bu bir hobi değil. Bir kadına çok uygun, tatmin edici bir iş fakat maddi açıdan da uygun olmalı ki sürdürülebilir olabilsin. Maddi destek yerine kendini ispat etmeye ihtiyacı varsa onu da kabul ediyoruz çünkü o da sonunda para kazanmayı beraberinde getirecek.'

Eskişehir'deki franc-hise şubelerinden birinin kurucusu olan Lale Aktaş'ın önüne b-fit, kendi işini kurmayı hayal ederken çıkmış: 'çok yakın bir arkadaşım bana b-fit'ten bahsedince araştırmaya başladım. şžimdi beş aylık bir şubenin ba-şındayım ve ev kadınlarını monotonlaşmış haya-tından uzaklaştırıp dışarı çıkararak, onların kendileri için bir şey yapmala ¬rını sağlıyorum. İşimden çok memnunum.'

Merkezin kurucularının kadın sorunlarıyla ilgili ciddi kaygıları var. 'Yasalar çıkarılıyor fakat değişen bir şey yok.Kadınlar her zaman geri planda. Ülkemizde iş kuran kadın oranı yüzde 6, gayrimenkullerin yüzde 8'i kadınların üzerinde. Bunlar ciddi derecede üzerinde düşünülmesi gereken rakamlar' diyor Hülya. Bankaya giden çoğu kadının kredi almakta zorlandığını söyleyen Hülya'nın hedefi, konuyla ilgili farkındahk yaratmak. Tabii bunun kendisine ticari dönüşü de önemli: 'Bir nişe oturuyor olmak çok önemli. şžimdi bir kadın iş kurmak istediğinde ya da bir bankayla işi olduğunda biz onun aklında oluyoruz. Kadın konusuyla ilgili duyarlılık yaratmak istediğinde de aklındayız' diyor Hülya.

35 bin kadın üyeye sahip yaşam merkezine üyelik, abonelik süresi ve merkezin bulunduğu yere göre ayda 50 TL ile 109 TL arasında değişiyor. Fiyatlar uygun olunca hedeflenen müşteri profili de genellikle orta ve alt gelir grubu kadınlar oluyor. Müşteriler memnun görünüyor. Spora başladığı ilk gün, 30 dakikanın sonunda spor yaptığına inanmayan ve forma gireceğini düşünmeyen müşterilerden biri olan Aylin Atasoy, üç ayın sonunda beş kilo verip forma girmeye başlayınca doğru yolda olduğuna karar vermiş.

Hülya, b-fit'i aynı zamanda kadın kulübü olarak tanımlıyor. 'Kadının yaşam kalitesini artırmayı amaçlıyoruz. Merkezlerde kadınların sosyalleşebilecekleri bir alan bulunuyor ve merkezden çıktıktan sonra da kadınlar bir araya gelerek aktivitelerde bulunabiliyor. Normalde sinemaya, tiyatroya ya da kayağa gitmeyen kadınlar, burada sosyalleşerek bu aktiviteleri de yapmaya başladı diyen Hülya, sosyal başarısından, en az ticari başarısı kadar memnun. Son sözleri de bunu yansıtıyor: 'Bu işe girerken risk aldık ama iyi ki de almışız.'
Fortune/Ayşe Gülsüm ÖZATALAY