Sektörel

Baydöner 100. şubesini açtı!

İki girişimcinin 9 yıl önce kurduğu Baydöner, 100. şubesini açtı. Yılı 250 milyon lira ciroyla kapatacak. Yeni hedef Avrupa pazarı. Markayı hızla globalleştirmek için tüm hazırlıklar da yapıldı

Levent Yılmaz ile Ferudun Tuncer ikilisi, 1993’ten bu yana kurdukları farklı şirketlerle iş yaşamında birlikte yürüyor. 2006’da kurdukları Baydöner ise en büyük heyecanları oldu. Zaten şu anda tek işleri de bu. 1.800 çalışanlarıyla 41 ilde iş yapıyorlar. Türkiye’de 100. şubeyi açtılar. Yurtdışında 3 noktaları var. 2020’de içeride 250, yurtdışında 50 şubeye ulaşmayı hedefliyorlar. Hedefleri, Baydöner’i dünya çapında bir markaya dönüştürmek. 2015’i, toplam 12 milyon kişiye döner sunarak, 250 milyon lira ciroyla tamamlamayı planlayan Tuncer ile Yılmaz, hedeflerini Milliyet’le paylaştı...


 Niçin yeme-içme sektörü? 

LY: 2006 yılında 4 ayrı şirketimiz ve iştirakimiz vardı; yurtiçi yurtdışı birçok iş yapıyorduk. Türkiye’de alışveriş merkezlerine ve fast food’a olan talebin farkındaydık. Dedik ki, biz yerel bir ürün alalım. İzmir merkezde bir deneme yapalım, başarılı olursa büyütürüz.


 Baydöner adı nereden geliyor?

FT: Anlamlı bir isim bulmak o kadar zordu ki, düşünülen isimlerin tamamı tescil edilmişti. Şirket içerisinde bir çalışma grubu kurduk, beyin fırtınasında Baydöner ismi çıktı.


Hızlı büyümeye devam

 Döner fikri nereden... Süreç nasıl gelişti?

LY: Kendi mutfağımızın ürününü istedik.Bunlar, ya köfte, ya pide ya da döner... Biz yaptığımız araştırmada en kuvvetli ürün olarak döneri gördük. Türkiye’nin bütün şehirlerinde seviliyor. Biz de önce döner işini yapmaya karar verdik, ikinci olarak da en iyi ustaları tespit ettik.

 

İlk günden bugüne neler değişti? Ne kadarlık bir ciroya ulaştı şirket?

LY: Beklediğimizin üzerinde bir performans bizi heyecanlandırdı. Ve dedik ki, biz bunu çoklandırabiliriz. Yani şu anda bir olan şubeyi rahatlıkla 20’ye, 30’a, 100’e çıkarabiliriz. 2009’da ikimiz de, diğer şirketlerdeki hisselerimizi devrettik, tamamen Baydöner’e odaklandık. 2015 sonu itibariyle 200-210 milyon lira civarında bir ciromuz oluşacak. Franchise’larla birlikte 250 milyon lira...

 

Baydöner 100. restoranını açtı. 2015 ve 2016’da hedefiniz toplam kaç restoran?

LY: 2015 için 8-10 projemiz daha var. Zannediyorum, 110 civarında bir şubeyle yılı kapatacağız. Önümüzdeki yıl da 25-30 restoran açmayı hedefliyoruz. Her yıl yüzde 25-30 civarında bir büyüme planımız var. 5 yıl içinde restoran sayımızı 300’e çıkarmayı planlıyoruz. 2020 planı, 300 şube... Bunun 50’sini yurtdışında düşünüyoruz.

 

81 ilde de olacak mısınız?

LY: Şu an 41 ilde varız. 5-10 yıl içinde Türkiye’nin her şehrinde olacağız. 2-3 yıldır en yaygın restoran zinciriyiz. Reklamlarla, televizyon iletişimiyle müthiş de bir franchise talebi alıyoruz. Hedefimiz, 300 restoran. Bence bu şirket 1000’leri-2000’leri de bulacak.

 

Markalaşma yolunda en büyük amacınız nedir?

LY: Türk insanı artık markalı ürün tüketme konusunda çok hassas. Çünkü, marka bir standart kalite garantisi. İnovasyonu, gelişimi, değişimi, operasyonel çalışmaları, markamızı güçlü tutmak adına hassasiyetle yapıyoruz. Markaya verdiğimiz bu önemle de şirket 9 yıl gibi bir sürede 41 şehirde 100 şubeye ulaştı. Amacımız, markamızı geliştirmek ve çok daha büyütmek.

 

Neden Baydöner?

“Dönerinizin özelliği nedir, diğerlerinden farkı ne?” diye sorulduğunda Ferudun Tuncer  şu yanıtı verdi: “Et, muhakkak belirli belirli besicilerden alınır. Erzurum, Erzincan, Elbistan, Diyarbakır, Amasya’dan gelir. Ankara ve Balıkesir’de iki farklı entegre et tesisinde bizim ustalarımızın denetiminde merkezi üretim yapılır. Hijyen standartları çok önemlidir.”

 

‘IŞİD işimizi etkiledi’

Kuzey Irak ve Bakü’de iş yaptıklarını belirten Levent Yılmaz, “Almanya’da muhtemelen çok kısa zamanda dükkânlar açmaya başlayacağız. Oradan Avrupa’ya yayılalım istiyoruz” dedi. Peki işler nasıl gidiyor? Yılmaz, “Kuzey Irak’ta müthiş gidiyordu işler. Ta ki, IŞİD olayı ortaya çıkana kadar. Kuzey Irak’ta 2010’da açtık, arkasından Erbil’de iki mağaza... Dohuk’ta üçüncü mağazayı açtık. Süleymaniye’de iki mağazanın kontratını imzalamak üzereydik. IŞİD’den sonra bütün öncelik güvenlik, can kaygısı oldu” diye konuştu.


Milliyet