Genel

Boris Abramov: Türk Akımı Avrupa’nın enerji güvenliğini artıracak!

Rusya’nın İngiltere Ticaret Ataşesi Abramov, Rusya'dan Türkiye'ye uzanacak Türk Akımı projesinin Avrupa’nın enerji güvenliğinin artırılmasına katkıda bulunacağını söyledi.

Rusya’nın İngiltere Ticaret Ataşesi Boris Abramov, Rusya'dan Türkiye'ye uzanacak Türk Akımı projesinin Avrupa’nın enerji güvenliğinin artırılmasına katkıda bulunacağını söyledi.


Anadolu Ajansı’nın medya sponsorluğunda İngiltere’nin başkenti Londra’da gerçekleştirilen Rus Enerji Forumu’nun açılış konuşmasını yapan Abramov, geçen yılın aralık ayında BOTAŞ ile yaklaşık yıllık 63 milyar metreküp kapasiteye sahip bir doğalgaz boru hattının oluşturulması konusunda anlaştıklarını anımsatarak, "Bu doğalgaz Rusya’da Türkiye’ye Karadeniz’in altında ulaştırılacak. Bin 100 kilometrelik doğalgaz hattı (ilk etapta) 47 milyar metreküplük doğalgazı Türkiye - Yunanistan sınırına kadar taşıyabilecek" dedi.


Türk Akımı projesiniN Yunanistan’a ilerletilmesinin son derece önemli olduğunun altını çizen Abramov, şunları kaydetti:


"Yunanistan’daki ortaklarımızın da bu projeye büyük destek verdiklerini belirtmeliyim. Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras Avrupa’ya olan doğalgaz tedarikinin çeşitlendirilmesi gerektiğini belirtti. Rusya’dan Türkiye’ye uzanacak bu boru hattı Avrupa’nın enerji güvenliğini büyük oranda artıracak."


Rusya’nın halen güvenilir bir enerji ortağı olduğunu vurgulayan Abramov, "Avrupa her zaman bizim en önemli ortağımız oldu ve olmaya da devam edecek. Ukrayna’daki politik problemlerin hiçbirinin Rusya’nın bu ülke için sağladığı enerjinin devamına engel olmamasını umuyorum" şeklinde konuştu.


Lambert Enerji Danışmanlık Üst Yöneticisi Philip Lambert ise G7 Zirvesi’nde ABD Başkanı Barack Obama ve Almanya Başbakanı Angela Merkel’in fosil yakıtlara alternatif oluşturmak konusunda anlaşmaya varmış olmalarının, Rusya için tehdit oluşturduğunu öne sürdü.


Lambert, "Bunun hiçbir ticari tarafı yok. Fosil yakıtlardan uzaklaşmaya çalışmak Avrupa’ya yaklaşık 3 ila 5 kat gibi daha fazla bir maliyet yaratacak" dedi.


Rusya’nın özellikle enerji alanındaki uluslararası ortaklıklarının Batı medyası tarafından anlatılmadığını iddia eden Lambert, şu görüşleri ifade etti:


"90’lı yılların başında Rusya’da özelleştirmenin adı bile telaffuz edilmiyordu. 1990 yılından itibaren Batı da bizim kullandığımız metotları kullanmaya başladı. Rusya aslında Batı medyasında gösterilenin aksine enerji sektöründe uluslararası ortaklıkları sahiplendi. Rusya’nın enerji üretiminin yaklaşık yüzde 10'u halihazırda yabancı şirketlerinin sahipliğindedir."


AA