İmar

Bozcaada'nın gündemi imar planı referandumu!

Yeni imar planı için gündeme gelen referandum önerisi Bozcaada’da halkı iki gruba ayırdı. Plana “Evet” diyen adalılar, “Hayır” diyenlerin çoğunun adaya sonradan yerleşen İstanbullular olduğunu söylüyor...

Yeni imar planı için gündeme gelen referandum önerisi Bozcaada’da halkı iki gruba ayırdı. Plana “Evet” diyen adalılar, “Hayır” diyenlerin çoğunun adaya sonradan yerleşen İstanbullular olduğunu söylüyor...


Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce’nin Kuzey Ege’nin en canlı turizm merkezi bozcaada’da yeni imar planının uygulanması için sunduğu referandum önerisi adada büyük yankı uyandırdı. Bozcaada halkının büyük çoğunluğu 1100000 planın betonlaşmanın önünü açacağını düşündüklerini ve “Hayır” oyu vereceklerini söylerken, “Evet” diyeceklerin sayısı da küçümsenmeyecek oranda. Ada halkının birleştiği tek ortak payda ise, yapılması planlanan turizm tesislerinin doğayı ve kültürel dokuyu yok etmeme şartı. Bozcaadalıların tümü bakanlığın 2040 yılına kadar nüfusun 11 bin kişiye ulaştırılması hedefini sert şekilde eleştirirken, bağcılık mesleğinin yok olmaması için bağ evleri yapılmasını istiyor. Henüz referandum yapılmadan bile halkın Adalı ve İstanbullu olarak ikiye bölündüğünü görmek mümkün. İmar planına “Hayır” diyenler Bozcaada’nın Marmaris, avşa ya da Bodrum gibi kalabalıklaşarak geri dönülmez doğal sorunlar yaşanacağını; “Evet” diyenler ise arazilerin değer kazanarak turizmin gelişeceğini savunuyor.


İstanbullu-Adalı ayrımı

Türkiye’de ilk kez bir bölgenin imara açılmasıyla ilgili halk oylamasının gündeme gelmesiyle Bozcaada’da yaşayanlar, şimdiden “Evetçiler” ve “Hayırcılar” olarak ikiye bölünmüş durumda. Gözde tatil merkezinin doğal güzellikleriyle korunması gerektiğini ve imar planının betonlaşmanın önünü açacağını savunanlar ağırlıklı olarak adanın İstanbullu sakinleri. İmarın adayı geliştireceğini ve arazilerine değer kazandıracağını düşünenler ise kuşaklar boyu adada yaşayan ‘Adalılar’.


Hayırcılar önde

Adada, yapılması düşünülen halk oylamasında imar planına “Hayır” demeyi düşünenlerin büyük oranda önde olduğu da görülüyor. İmar planını kabul etmeyeceğini söyleyenler; Bozcaada’nın halledilmeyi bekleyen çok daha önemli sorunları olduğunun altını çiziyor. Henüz yeterli sağlık hizmeti alamadıklarını, en basit rahatsızlıklar için bile Çanakkale’ye gitmek zorunda kaldıklarını söyleyenler, eğitim, altyapı, kanalizasyon, trafik, otopark ve enerji gibi pek çok sorunun çözüm beklediğini vurguluyor. İşte adadaki ‘Hayırcıların’ bazılarının görüşleri;

Mimar Özen Çerençe (Bozcaada Belediyesi İmar ve Planlama Danışma Kurulu Üyesi): “2’si AKP’li 10 belediye encümen üyesi plana itiraz ederek adanın tavrını ortaya koydu. Referandum bile gereksiz. Nüfusun 2040’ta 11 bin kişiye ulaştırılması adanın sonu olur.”

Melih Güney (Kafe işletmecisi): “25 yıldır buradayım. Çöp bile sorun burada. Arıtma sistemi yapılmayan bir adanın doğal dokusunu yok etmek pahasına betonun önünü açmak mantıklı değil.”

Katerina Biolaki (İşletmeci): “Koşulsuz “Hayır” deriz. Doğal yaşam ve üzüm bağları büyük zarar görür. Adaya gelenler bağlardan üzüm tatmak ve mavi sularda yüzmeye geliyor. Bunu kaybedersek turist gelmez.”

Reşit Soley (Corvus Şarapları’nın sahibi): “Bozcaada’da zaten pek çok sorun var. İmar planı ile yeni sorunlar eklenecek. Bozcaada’nın çavuş üzümü kayboldu. Pek çok değeri unutuldu. Bina yapmak, 5 yıldızlı otel yapmak adaya uzun vadede turist kaybettirir. Doğallığı kaybolan Bozcaada’ya zaten kimse gelmez.”  

Yahya Göztepe (Bozcaada Turizm İşletmecileri Derneği Başkanı- Belediye Encümeni üyesi): “83 üyemizin çoğunluğu ‘Hayır” diyecek. Yaklaşık 300 yıldır adada yaşıyoruz ve bu bütünlüğü ile korunması gerektiğine inanıyoruz.”

Kosta Salto: “Yaklaşık 500 yıldır buradayız. Beton santralim olmasına rağmen imar planına bu haliyle “Hayır” diyeceğim. Çünkü sadece adada yaşayanların tesis yapması sağlanmalı. Bu yapı korunmalı. “Evet” demem için sadece burada yaşayanlara imar hakkı verilmeli.”


Tartışma yaratan plan

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın hazırladığı 1/100000’lik imar planıyla, 3. derece doğal sit alanı olan Akvaryum Koyu ve çevresi de ‘kentsel gelişim alanı’ ilan edildi. Adayı birbirine bağlayan 20 metre genişliğinde yol yapılmasını da öngören planın açıklama raporunda ise adanın şu an yaklaşık 2 bin 500 olan nüfusunun 2040 yılında 11 bin olması öngörülüyor.


EVETÇİLER: Ada turizmi gelişir


 

 

Mustafa Mutay (Eski Belediye Başkanı): “Planın ilk halini biz hazırladık. Küçük değişikliklerle “Evet” derim. Bu plan bağcılığın ve turizmin gelişmesi için bir fırsat. İmarda “Bağ evi” şartı getirilirse, arazilere villa ve turizm tesisi yapılmazsa Bozcaada’nın gelişimi için büyük katkısı olur.”

Mehmet Boruzan (Restoran işletmecisi): “Biz 300 yıldır buradayız. İmarı istemeyenler 20-30 yıl önce adaya yerleşen İstanbullular. Hayır diyenler dışarıdan gelenler ve planı incelemeden konuşanlar. Dönümleri bölmeden burada yaşayanlara imar hakkı verilmeli. Böylece araziler de değerlenir.”

Ümit Evergen (Esnaf): “Karşı olanlar neye “Hayır” dediklerini bilmiyor. Adanın gelişmesi için imar planının çıkması gerekiyor.”


‘Plana ihtiyaç var’


Plana ihtiyaç var Bozcaada Belediye Başkanı Hakan Can Yılmaz: “Her şehrin olduğu gibi Bozcaada’nın da imar planına ihtiyacı var. Biz imara itiraz etmiyoruz, plana itiraz ediyoruz. Plandaki güney sahillerinin kentsel gelişim alanı ilan edilmesine karşıyız. İmar durumu bu haliyle gelirse “Hayır” dediğimizi zaten belli ettik. Bu plandaki 11 bin nüfus öngörülmesi, sadece güney sahillerinin kentsel gelişim alanı ilan edilmesine ve plan hazırlanırken halka sorulmamasına karşı çıkıyoruz. Merkezden başlayan büyüme ve imar planı olsaydı düşünebilirdik. Planın yenilenmesi ve hataların düzeltilmesi gerekiyor. Kanunlarımızda imar planı için halk oylaması varsa biz de yapabiliriz.”


Milliyet