Sektörel

Büyük projeler, iç pazarda sektörü hareketlendirdi!

Sanayide yapılan atılımlar, inşaat ve altyapı çalışmaları beraberinde Türkiye kaynak teknolojileri sektöründe büyümeyi getirdi. Son dönemde yapılan yatırımlar sektörün yurt içinde ivme kazanmasını sağladı.

Uzmanlar, devam eden Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı Projesi (TANAP), üçüncü boğaz köprüsü, üçüncü havaalanı, Kuzey Marmara Otoyolu gibi büyük yatırımların, kaynak teknolojileri sektörüne hareket getirdiğini ve üretimde kalite artışını sağladığını söylüyor. Sektör aktörleri, bugün başlanacak yatırımların da sektöre etkisinin, orta vadede görüleceğini vurguluyor. Dünyada yaşanan ve özellikle ABD ile Avrupa'yı etkileyen ekonomik krizin yansımaları sonucu Türkiye imalat sanayiinde durgunluk yaşandı. Buna karşın yeni projeler ile kaynak sektörü büyümesini sürdürdü. Sektör, özellikle kaynak teknolojisinin kullanıldığı otomotiv, ulaştırma, boru ve gemi inşa sektörlerinde ve yan sanayilerde meydana gelen durgunluğu inşaat, altyapı ve enerjideki yeni projelerle atlattı. 



Pazar büyüme gösterdi 

Türkiye'de yapılan yatırımların, kaynak teknolojileri sektörüne olumlu etkilerini sektör büyüklüğü açısından da görmek mümkün. 2013 yılında 280 milyon dolarlık pazar büyüklüğüne ulaşan sektör bu yıl ise resmi olmayan rakamlara göre, tahminen yüzde 15 büyüyerek. 322 milyon dolarlık bir büyüklüğü yakaladı. Önceki yıllarda başlanan yatırımların kaynak teknolojileri sektörüne olumlu etkilerinin 2014 ve takip eden yıllara yansıdığı fikrinde birleşen sektör aktörleri, bugün başlanacak yatırımların etkisinin ise orta vadede görüleceğine dikkat çekiyor. 




İhracatta Avrupa öne çıkıyor 

Kaynak teknolojileri sektöründe 2009 yılından beri artış gösteren ihracatın yanı sıra sektörde ithalat da aynı oranda arttı. Ağırlıklı olarak Avrupa ülkelerine ihracat yapan sektörde ithalat ise Asya ve Avrupa ülkeleri arasında eşit denilecek bir şekilde dağılım gösterdi. Sektörün ihracatında Almanya, Irak ve İngiltere başı çekiyor. Sektör aktörleri, bu ülkelerin ihracatta ilk üç içinde olmasından dolayı Türkiye'de Avrupa standardında bir üretim yapıldığı yönünde görüş bildiriyor. İthalatın ise ağırlıklı olarak Rusya, Çin ve Almanya'dan yapüdığı görülüyor. İthalatın yapıldığı ülkeler değerlendirildiğinde ise daha çok ucuz iş gücüne bağlı düşük maliyetlerin göz önünde bulundurulduğu dikkat çekiyor. 

Kaynak teknolojileri sektörünün uluslararası pazarda güçlü bir rekabet düzeyi bulunduğunun altını çizen sektör aktörleri, Türkiye'nin kaliteli ürünleri uygun fiyattan sağlayabildiğine dikkat çekiyor. Türkiye'nin bu özelliğiyle Uzakdoğu'ya göre tercih edildiğini söyleyen aktörler, Türkiye kaynak sektörünün hakim olduğu bölgelerin özellikle Ortadoğu ve Avrupa olduğunu dile getiriyor. Yurtiçindeki projelerin yanı sıra çevre ülkelerde de büyük bir potansiyel gören firmalar, dış pazara yönelik üretim kapasitelerini artırmayı sürdürüyor. 



Kaynak Teknolojileri Derneği'nin (KTD) verilerine göre, içinde kaynak teknolojileri sektörünün de yer aldığı metal imalat sektöründe 2014 yılında yüzde l'lik bir ihracat artışı yaşandığı tahmin ediliyor. Sektör temsilcileri, metal imalat sektöründe 2014 yılı için 199 milyon dolarlık ithalat,143 milyon dolarlık ise ihracat yapıldığını talimin ediyor. Metal imalat sektörünün. 2014'te yaşanan iç piyasadaki daralmayı ihracat artışıyla kapatmaya çalıştığı kaydediliyor. Metal imalat sektörünün 2015 yılında 201 milyon dolar ithalat yapması bekleniyor. İhracatın ise 144 milyon dolara ulaşacağı öngörülüyor. KTD'den alman verilere göre, bugün itibarıyla kaynak teknolojileri sektörü, 50 ve üzerinde çalışanı bulunan iş yerlerinde 452 bin 288 kişiye istihdam sağlıyor. Sektörün çoğunluğunu küçük işletmelerin oluşturduğu düşünüldüğünde ve 50 kişinin altında çalışana sahip iş yerleri de dahil edildiğinde bu rakam 1 milyona kadar çıkabiliyor. Özellikle otomotiv endüstrisinde kaynak teknolojisinin belirgin ölçüde kullanıldığı görülüyor. Otomotivde son dönemde yaşanan hızlı büyüme ise sektörün manuelden otomasyona doğru geçtiğini gösteriyor. Yatırımlarla büyüyen sektör, özellikle büyük firmaların Ar- Ge çalışmalarına ağırlık vermesiyle gelişimini daha da hızlandırıyor. 




Sektör temsilcileri, Ar-Ge'yi metal imalat sektörünün ve dolayısıyla kaynak sektörünün vazgeçilmezi olarak değerlendiriyor. Türkiye'de kaynak teknolojileri sektörüyle ilgili yatırımların genellikle özel sektör ihtiyacı doğrultusunda yapıldığını söyleyen sektör temsilcileri, sektörün gelişmesi için meslek organizasyonlarının önemli olduğunu savunuyor. Her imalatçının her teknolojiyi işletmesine kurmasının hem pahalı, hem de ölü yatırım olacağı düşünüldüğünde merkez ve enstitülerin kurulmasının firmaları teşvik etmesi bekleniyor. Ayrıca buralardaki yeni teknolojik makine ve cihazlardan hizmet alımının, daha düşük maliyet ile üretim yapılmasına olanak sağlayacağını ifade eden sektör temsilcileri, imal edilen ürünlerin kalite kontrolünün yapılması ve raporlandırılmasında da bu organizasyonların önemli bir açığı kapatacağının altını çiziyor. 


Dünya Sektör Araştırması