Kent Haberleri

Büyükşehir dönüşümüyle Muğla ciddi bir ödenek alacak!

Başbakan Erdoğan, çeşitli açılışlar için bulunduğu Muğla'da; büyükşehire dönüşüm ile birlikte Muğla'nın alacağı ödeneğin ciddi oranda artacağını ve Muğla'yı sadece turizmin merkezi değil, uluslararası bir kongre merkezine de dönüştüreceklerini kaydetti...


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "AK Parti hiç kuşkusuz birçok alanda önemli tecrübeler edindi. Ancak belediyecilik konusunda, mahalli yönetim konusunda AK Parti sadece Türkiye'de değil, dünyada istisna sayılacak bir tecrübenin sahibi oldu" dedi.


Erdoğan, AK Parti Muğla Teşkilatı tarafından Marmaris ilçesindeki bir otelde düzenlenen akşam yemeğine katılarak, konuşma yaptı.  


İktidara geldiklerinde Antalya'da kıyıların temizliği için verilen bayrağın parmak sayısını geçmediğini, şimdi ise 130'a ulaştığını belirten Erdoğan, "Yukarıdan şöyle helikopterle baktığınız zaman Akdeniz'e, Karadeniz'e, bir harita görürdünüz ki orası simsiyah. Çünkü atık sular oraya akıtılıyordu. Ama şimdi artık o dönem geride kaldı" ifadesini kullandı. 


Erdoğan, 16 büyükşehirden 30 büyükşehire geçilmesiyle Türkiye nüfusunun yüzde 75'inin büyükşehir statüsü içerisindeki illerde yaşayacağını belirtti. 


Muğla'nın da bu değişiklik neticesinde artık daha kaliteli hizmet alacağını, şehircilik sorunlarını çok daha süratli şekilde çözüme kavuşturabileceğini vurgulayan Erdoğan, "İnşallah 30 Mart'ta Muğlalı kardeşlerimizin teveccühü ve iradesi doğrultusunda AK Parti olarak Muğla belediyesinin yönetimini devralacağımıza da inanıyorum. Bu sayede hükümet olarak Muğla'ya yaptığımız yatırımları, kazandırdığımız eserleri yerel yönetimde de yapmış olacak, Muğla'yı şehircilik noktasında hak ettiği seviyelere ulaştırmış olacağız" diye konuştu.


Becerikli, ehliyetli, tecrübeli ellerde Muğla Büyükşehir Belediyesinin tüm ilin çehresini daha da değiştireceğine gönülden inandığını aktaran Erdoğan, şöyle devam etti:


 "İstiyoruz ki en ücra köşeye kadar Muğla, 100 binlik, 50 binlik, 25 binlik, 5 binlik nazım imar planıyla bir defa bir plan bütünlüğüne kavuşsun ve ilçe belediyeleri binlik uygulama planlarını yapsın. Ama bunlar hep birbirleriyle koordineli olacak. Artık Muğla içme suyu ve kanalizasyon teşkilatı kurulsun, o kurulacak. Bitmedi, Muğla'nın itfaiyesi artık böyle 'Acaba araçlar geliyor mu gidiyor mu, acaba çürük çarık nedir, ne değildir' böyle bir endişe olmasın. Güçlü bir itfaiye teşkilatına Muğla kavuşsun. Çünkü büyükşehire dönüşümüyle birlikte Muğla'nın alacağı ödenek de artıyor, ciddi oranda artıyor."


AK Parti'nin birçok alanda önemli tecrübeler edindiğini bildiren Erdoğan, ancak belediyecilik, mahalli yönetim konusunda partilerinin sadece Türkiye'de değil, dünyada istisna sayılacak bir tecrübenin sahibi olduğunu ifade etti.


"İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığımızla başlayan süreçten bugüne kadar var olduğumuz, çalıştığımız her ilde, ilçede, beldede çok önemli işler yaptık, önemli eserler inşa ettik, AK Partili belediye ile diğer belediyeler arasındaki fark ortaya çıktı" diyen Erdoğan, bunu en iyi anlayacak şehirlerden birinin de Muğla olduğunu vurguladı.


-"Önemli bir çekim alanı olacak"


Muğla'nın Türkiye'nin vitrin şehirlerinden, ülkenin en önemli turizm merkezlerinden biri olduğuna işaret eden Erdoğan, şunları söyledi:


"Biz iktidara gelmeden önce İstanbul gibi bir şehirde inanır mısınız bir kongre merkezi yoktu. Kongre merkezinden kastım böyle 500 kişilik, bin kişilik salondan bahsetmiyorum, en az 3 bin kişilik bir salondan bahsediyorum. Onunla da bitmiyor iş, bu bir paket. 3 bin kişilik böyle bir merkezin yanında içeride aynı anda birçok toplantının yapılabileceği salonlar, 750 kişilik, 500 kişilik, 150 kişilik, 50 kişilik, bu tür birçok salonların olacağı büyük bir merkez yoktu. Ama biz bir taraftan Haliç Kongre Merkezi'ni yaptık, orada bunlar var. Dedik ki 'Bu da bize yetmez.' Orası 3 bin kişilik en büyük salonu. Dedik 'Daha büyüğünü yapalım.' Bu defa da kalktık Harbiye'de, orada, yerin yaklaşık 40 metre derinliğine, 40 metre altına girerek oraya 3 bin 300 kişilik bir büyük salon ki bu sabah orada uluslararası bir toplantıdaydım. Aynı zamanda birçok sergi salonları, birçok toplantı salonlarıyla beraber muhteşem bir merkezi inşa ettik. İşte bunlar sizin rekabet gücünüzü artırıyor. 


Muğla, bu tür eserlere kavuştuğu zaman yarın, burası sadece turizmin hareket merkezlerinden biri olmayacak. Aynı zamanda uluslararası kongrelerin de merkezi haline gelecek. Nasıl Antalya şimdi bu tür bir çekim alanı haline gelmeye başladıysa aynı şekilde Muğla da böyle bir çekim alanı haline gelecek. Çünkü hava trafiğinde bir sıkıntı yok. Dolayısıyla böyle bir adım atıldığı zaman, burada bu tür toplantıları yapmamız da mümkün hale gelecek. Yatak kapasitesi noktasında ciddi sıkıntı yok. Her an bu daha da artmaya müsait. Güzellikse güzellik, hepsi burada var. Öyleyse önemli bir çekim alanı olacak."


-"Yıl sonunda belki de 30 milyar doları yakalayacağız"


Erdoğan, Türkiye'nin AK Parti iktidarıyla turizmde adeta bir patlama yaşadığına dikkati çekerek, ülkeye gelen turist sayısında çok ciddi artış yaşandığını belirtti.


Türkiye'ye gelen turist sayısının 2002'de 13 milyon olduğunu dile getiren Erdoğan, "2012 yılını biz 35,7 milyon turistle kapattık. 36 milyon olarak kabul edersek, 13'ten 36'ya. Neredeyse 3 kat. Buraya geldik. Bu yıl ise daha da artacak" değerlendirmesinde bulundu.


Dünyada değişik yerlerde turizmde düşüşler olduğuna değinen Erdoğan, "Bizdeyse en zor anda dahi artışımız oldu. Bir de fiyatlarda da artık eskisi gibi düşük fiyat olayı yok. Onda da artık fiyatlarımız iyi, fena değil. Hele hele İstanbul bayağı iyi. Otellerde doluluk oranına baktığınız zaman yüzde 85'lere ulaşıyoruz, İstanbul'un durumunu söylüyorum" dedi.


Erdoğan, 11 yıl önce göreve geldiklerinde turizm gelirinin 8,5 milyar dolar olduğunu hatırlatarak, "2012 sonunda ne oldu biliyor musunuz? 29 milyar dolar oldu. Bu yıl sonunda belki de 30 milyar doları yakalayacağız" diye konuştu.


-"Bu iki sır kelimedir, istikrar ve güven"


AK Parti'nin tesis ettiği güven ve istikrardan Muğla'nın sanayicisi, tüccarı, turizmcisi, çiftçisinin de payını aldığını vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:


"Zira artık istihdamda en önemli kalemlerden biri hizmet sektörüdür. Bu hizmet sektörünün de başını otelcilik çekiyor. Burada bizim otellerimiz, bizim hizmet anlayışımız, servis anlayışımız inanın dünya ülkeleriyle artık kafa kafaya yarışıyor. En ileri ülkelerle yarışıyor. Bayağı başarılıyız bu işte. Peki bu nasıl oldu? İktidarımızda sağlanan istikrar ve güven sayesinde oldu. Bu iki sır kelimedir, istikrar ve güven. Hükümet hiçbir ayrım yapmadan 81 vilayetimize hizmet sunarken, eser kazandırırken, Muğla'yı da her alanda desteklerken, değiştirirken Muğla böyle bir vizyonu destekleyecek belediyecilik anlayışına sahip olamadı. Muğla, yerel yönetim noktasında çok ciddi bir talihsizliği yaşıyor, onu söyleyeyim. Maalesef ideoloji çoğu zaman hizmetin önüne geçiyor. İstismar siyaseti, hizmet siyasetini engelliyor. Topluma zerk edilen korku ve kaygı, maalesef Muğla'nın değişim arzusunu bastırıyor. Ben teşkilatımızdan, milletvekili arkadaşlarımdan memnunum. Ama görünen o ki mevcutla yetinemeyiz. Çok daha fazla çalışmak, gayret etmek, çok daha fazla koşturmak zorundayız.


Eğer imkan olsa Genel Başkan olarak bizzat şahsım şu Muğla'nın her sokağına girmek, her evin kapısını çalmak, misafir olmak ki gelirken 'Ne olur bizde de gelin bir çay için' diyenler oldu. Fakat buraya geleceğiz. İnip de tabii çay içemedik. Bir bardak çaylarını içmek isterim. Ama bir tanesine yine girdik, dayanamadık. Bir restorandı. 'Türk mutfağı, Osmanlı mutfağı' dedi. 'Peki' dedik, girdik. Tabii çayla da yetinmedik. Şöyle biraz ürünlerinden de orada hemen alıverdik. Benim bunu yapma imkanım olsa bunu yaparım. Ama benim adıma teşkilatımızın böyle bir imkanı var. Hem de bir kere değil, iki kere, üç kere, herkes gidecek kapı kapı dolaşacak. Çaysa çay. Gerekirse evine davet edecek, evinde bu hukuku oluşturacağız. 'Efendim dinlemiyorlar.' Siz anlatın."


Erdoğan, "Bizim 81 vilayette olduğu gibi Muğla'da da anlatacak çok eserimiz var. Muhalefetin böyle bir şeyi yok, bizim var. 2002 ve öncesinde Türkiye'nin, Muğla'nın ne durumda olduğunu anlatın. Bugün nerede olduğunu anlatın. Bizi Diyarbakır anlıyor, Trabzon anlıyor, 7 coğrafi bölge anlıyor. Muğla'nın da önemli bir kısmı anlıyor. Bizi tanımayanlar ya da bizi yanlış anlayanlar, korku ve kaygıları olanlar varsa bu, onların değil, açık söylüyorum bizim kusurumuzdur. Demek ki yeterince anlatamadık, demek ki iyi anlatamadık. Demek ki o kaygıları, o korkuları giderecek bir güveni telkin edemedik. Vazgeçmek, bizim metodumuz, bizim üslubumuz olamaz" değerlendirmesinde bulundu.


AA