Genel

Çamlıca Tv ve Radyo Kulesi Projesi'nde ödül töreni!

Haliç Kongre Merkezinde yapılan Çamlıca Tv ve Radyo Kulesi Projesi ödül törenine katılan Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, uzun ve çalışma sonucunda, televizyon ve radyo vericilerinin tek bir kulede toplanması projesinde yeni bir aşamaya geldiklerini kayd

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, belirli bir takvime göre, bütün televizyon ve radyo vericilerini tek bir direk üzerinde toplayacaklarını belirterek, "Bu televizyon vericileri sadece televizyon radyo yayınlarını izleyicilere ulaştıran bir nokta değil, aynı zamanda ait oldukları şehrin de bir sembolü haline gelecek" dedi.

Türkiyede 60lı yıllarda tüplü televizyon döneminin, daha sonra özel televizyon ve radyoların çoğalmaya başladığını aktaran Yıldırım, şunları söyledi: "Herkes kendi vericisini derme çatma kulelerle yapmaya başladı ve bütün şehirlerimizde bir görsel kirlilik maalesef meydana geldi. Sadece bu görsel kirlilikle de sınırlı kalmadı genel haberleşmeyi de olumsuz etkiledi. Hatta
bulunduğu alanda çok yüksek düzeyde elektronik manyetik yayma suretiyle genel sağlığı da olumsuz etkileyen bir yapıya büründü. Zaman zaman uçakların iniş kalkışlarında, yaklaşma haberleşmesinde de ciddi sıkıntılar yaşanır hale geldi. Korsan yayıncılık dediğimiz frekansların ölçüsüz kullanılması da ayrıca ciddi bir sorun olarak önümüze çıktı."

Yıldırım, zaman içerisinde Tv yayıncılığında gelişmelerin devam ettiğini, analog yayıncılığın yerini sayısal yayıncılığa, tüplü televizyonların yerini LCD televizyonlara bıraktığını, böylelikle hem yayın kalitesinin arttığını hem de televizyonculukta tek taraflı iletişim ve etkileşimin yerini interaktif yayıncılığa bıraktığını kaydetti. İnsanların sayısal yayıncılıkla sadece gösterilenleri izleyen konumda kalmadığını ifade eden Yıldırım, "İstediğiniz yayını, istediğiniz şekilde programlamak suretiyle izleyebiliyorsunuz, kaydedebiliyorsunuz. Hatta yayını izlerken görüşünüzü belirtip katkınızı sağlayabiliyorsunuz. İki taraflı bir etkileşime, interaktif bir döneme geçmiş bulunuyoruz. Ayrıca uydudan da her türlü yayını izler hale geldik" diye konuştu.

Bu alanda teknoloji hızla gelişirken, Türkiyenin vericiler konusunda kötü duruma geldiğini, bütün şehirlerin en büyük görsel kirliliğini ve iletişim sistemini arızaya sokan, bozan sistemin vericiler olduğunu dile getiren Yıldırım, sözlerini şöyle devam etti: "Bakanlık olarak 2006 yılında bir karar aldık. Karasal, sayısal yayıncılığı evrensel hizmete dahil ettik. Bu karar çerçevesinde belirli bir takvime göre, bütün vericileri tek bir direk üzerinde toplayacağız. Bu televizyon vericileri sadece televizyon radyo yayınlarını izleyicilere ulaştıran bir nokta değil, aynı zamanda ait oldukları şehrinde bir sembolü haline gelecek. Bu amaca
yönelik olarak, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığımıza 2008de resmen bu çalışmayı başlattık. Önce emisyon noktası dediğimiz, bu yayınların hepsinini en iyi şekilde kullanıcılara nereden ulaştırılacak, bunun tespiti yapıldı. O tespite
uygun olarak yer tahsisi konusunda Aralık 2009da belediyeyle bir protokol imzaladık. Ve daha sonra 2010 Nisan ayında bütün ilgili kurumlar, bir araya gelerek bütün ebatlarıyla, artı eksi yapacağı sonuçları değerlendirdik. Bu konuda
bir yarışma açılması ve bununla ilgili ödüllerinde evrensel hizmet fonundan karşılanması kararı alındı. Bugün bu yarışmanın sonuçlarını İstanbullularla paylaşıyoruz."

34 proje yarıştı

Yarışmanın çok ilgi gördüğünü aktaran Yıldırım, "Zannediyorum 34 tane proje yarıştı. Doğrusu jüri ekibi bunları seçmekte çok zorlanmıştır. Ben bunları birinci, ikinci, üçüncü veya mansiyon olarak tasvip edilmesini doğrusu pek doğru bulmuyorum. Hepsi birbirinden güzel, hepsinin kendine göre özellikleri olan çalışmalar. Benimki sadece bir vatandaş bakışı. Birinci olarak seçilen, başkası için birinci sırada yer almayabilir. O bakımdan burada önemli olan bizim elimizde, birbirinden güzel 34 tane proje olması. Biz bunları bütün kule yapılacak şehirlerimizde kullanabiliriz. Güzel bir iş yaptık. Bizim için çok karlı bir iş oldu. Dolayısıyla bütün emeği geçenlere teşekkür ediliyorum" ifadelerini kullandı. Projenin yapımını bir an önce gerçekleştireceklerini vurgulayan Yıldırım, Amacımız İstanbulluları bu verici kirliliğinden, bu demir yığınından kurtarmak ve oralardaki manyetik alan etkisini ortadan kaldırmak. Bu kuleler sadece verici hizmeti yapmayacak, İstanbulluların ve bu şehre gezmeye gelen misafirlerinde gezip göreceği bir cazibe merkezi olarak tarihte yerini alacaktır. Bu konuda fazla zamanımız yok. Uluslararası Telekomünikasyon Birliği 2015ten sonra artık, analog yayınların tamamlanması, sayısal, karasal yayınların mutlaka başlamasını şart koşuyor. Bunun tamamlamazsanız elinizdeki frekans hakkını kaybediyorsunuz. Frekans hakkını kaybetmek demek, çok büyük bir değer kaybetmek demek. Böyle bir hataya düşme lüksümüz yok" şeklinde konuştu.

AA