Genel

Cari denge dengesizlikleri yeni bir krizi tetikleyebilir!

HSBC Başkekonomisti Janet Henry, cari denge dengesizliklerinin yeni bir krizi tetikleyebileceği uyarısında bulunuyor.


HSBC Başkekonomisti Janet Henry, cari denge dengesizliklerinin yeni bir krizi tetikleyebileceği uyarısında bulunuyor.


2008 küresel krizinin oluşmasının pek çok nedeni vardı. Düşük gelir grubuna yüksek faizle verilen mortgage kredilerinden (suprime mortgage) finans sektöründeki gevşek düzenlemelere Büyük Buhran'dan bu yana görülen en büyük krizin ortaya çıkması sürecinde suçlanacak pek çok şey var.


HSBC Başkekonomisti Janet Henry'e göre bunlar arasında en önemlilerinden biri de tüm dünyada ülkelerin cari açıkları arasındaki dengesizliklerdi. Business Insıder'ın haberine göre bazı ülkeler aşırı tasarruf yaparken bazıların özgürce harcama yapması yanlış yatırımlara ve buna bağlı olarak da balonlara neden oldu.


Ve Henry şimdi bu dengesizlik trendinin tekrar yükselişte olduğunu söylüyor.


"Yaklaşık 10 yıl önce küresel tasarruf bolluğunun kaynakların yanlış dağılımından kaynaklandığı; bunun da balonlara, patlamalara ve sonuçta küresel finansa krizine neden olduğu düşünülüyordu" diyen Henry, küresel dengesizliklerin 2015 yılında tekrar büyümeye başladığını, dolar cinsinden farkların yıl sonunda rekor seviyelere yükselmesinin beklendiğini ve bunu da hem borç alan hem de borç veren ülkeler için risk yarattığını vurguladı.


Henry'e göre yeni bir kriz kaçınılmaz değil, ancak aynı felaketin tekrarlanmasını önlemek için yapılması gerekenler var.


DENGESİZLİKLER NELERE SEBEP OLUYOR?


Normalde net fazlası ve net açığı ülkeler arasında her zaman doğal bir dengesizlik var. Yani bazı ülkeler "borç veren" bazıları ise "borç alan" durumunda oluyor. Sorun bu akımların çok artması.


Henry özellikle Çin, Japonya ve Almanya gibi "borç veren" durumundaki ülkeler hakkında endişeli.


Sürekli fazla veriyor olmaları bu ülkelerin yatırım yaptıklarından daha çok parayı sakladıklarını gösteriyor. "Bu ülkeler sadece yurtdışı yatırımlarında düşük getiri ve sermaye kaybıyla değil; aynı zamanda ihracat motorunun yavaşlamasıyla düşük büyüme riskiyle de karşı karşıya" diyen Henry, bu ülkeler iç taleplerini artırmazlarsa küresel büyümenin düşük kalmaya devam edeceğini ve dünya üzerindeki deflasyon baskısını sürdüreceğini söyledi.


Milliyet / Uzmanpara