İnşaat Malzemeleri

Çelik ihracatçıları AB kararını bekliyor!

Avrupa Birliği'nin koyduğu kotalar nedeniyle çelik ihracatında ilk altı ayda 1 milyar dolarlık kayıp yaşandı. Türkiye, kısıtlamaların kaldırılması için girişimde bulunurken, alternatif pazarlar olarak Güneydoğu Asya, Batı Afrika ve Latin Amerika öne çıkıyor.


Avrupa Birliği'nin (AB) çelik ticaretinde gümrük duvarlarını artırarak kotalarda kısıtlamaya gitmesi, 2018'den beri ABD'nin ek vergileriyle sıkışan çelik ihracatına ikinci bir darbe vurdu. Sektör temsilcileri, AB'nin kısıtlamaları nedeniyle bölgeye çelik ihracatında yüzde 60'a varan kayıplar yaşanabileceğini belirtirken, ilk altı ayda yaşanan ihracat kaybı ise 1 milyar dolara ulaştı. 2018'de toplam 8,5 milyon ton olarak gerçekleşen AB'ye çelik ihracatının 2021 sonunda 4 milyon tona kadar gerilemesi bekleniyor. Türkiye bir yandan söz konusu uygulamanın kaldırılması için Dünya Ticaret Örgütü'ne (DTÖ) başvuru yaparken, diğer yandan hükümet ve sektör nezdinde AB kurumlarında girişimlerde bulunuyor. Bu süreçte azalan ihracatı geri kazanabilmek için alternatif pazar arayışına giren çelik ihracatçıları, özellikle Güneydoğu Asya, Batı Afrika ve Latin Amerika pazarlarına ağırlık verecek.

 

ABD'den tazminat hakkı doğdu
 

 

Çelik ihracatçıları AB ile sorunlarına çözüm ararken iyi haber ABD'den geldi. ABD Başkanı Donald Trump'ın Türkiye'den çelik ithalatına getirdiği yüzde 25 ve sonrasında yüzde 50 oranındaki ek vergi uygulaması, geçtiğimiz günlerde ABD Uluslararası Ticaret Mahkemesi tarafından 'anayasaya aykırı' bulundu. Çelik İhracatçıları Birliği (ÇİB) Başkanı Adnan Aslan, iki yıldır bu dava ile uğraştıklarını vurgulayarak, Türk çelik ihracatçıları olarak bu süreçte ortaya çıkan zararlarının ABD tarafından karşılanmasını talep edeceklerini söylüyor. Aslan, ABD mahkemelerinden çıkan kararın AB tarafında da emsal olabileceğini ifade ediyor.

 

YENİ DÜZENLEME

 


Avrupa Birliği Komisyonu, çelik ürünleri ithalatında Şubat 2019'dan itibaren geçerli olacak şekilde ülke ve ürün bazlı üç dönemi kapsayan kota uygulaması başlatmıştı.

Ancak Avrupa Çelik Derneği (EUROFER) ve bazı çelik üreticisi firmaların uygulanmakta olan kota miktarlarının üçüncü dönemde düşürülmesine yönelik baskılarıyla AB Komisyonu tarafından soruşturma başlatılmıştı. AB'de 1 Temmuz 2020 ile 30 Haziran 2021 dönemlerini kapsayacak olan son dönem kotaları için devam eden ikinci gözden geçirme soruşturması sonuçlandı ve yeni düzenleme 1 Temmuz 2020 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde yürürlüğe girdi. Buna göre, küresel kota uygulanan sıcak haddelenmiş, ürünler için ülke bazlı ve çeyreklik kota uygulamasına geçilmesine karar verildi. Düzenleme ile Türkiye için 1 Temmuz 2020 ile 30 Haziran 2021 tarihleri arası dönem için, daha önce 2,5 milyon ton olarak belirlenmiş olan kota miktarı yüzde 46 düşürülerek 1,3 milyon tona indirildi.


"KAYIP YÜZDE 60'TAN FAZLA"
 

Türkiye Çelik Üreticileri Derneği Genel Sekreteri Dr. Veysel Yayan, ilk kota uygulamasından önce Türkiye'nin AB'ye sıcak hadde ihracatının 3,2 milyon ton olduğuna dikkat çekerek, toplamda sıcak hadde ürünleri ihracatına getirilen sınırlamanın yüzde 58 olduğunu ve çeyreklik kota uygulaması nedeniyle de bu oranın yüzde 60'ı aşacağını söylüyor. Yayan, AB Komisyonu tarafından kota miktarları belirlenirken Türkiye'nin ihracatının en düşük olduğu 2015 yılı rakamlarının baz alındığına işaret ediyor. Dr. Veysel Yayan, "Böylece belirlenen düşük kota miktarları bu bölgeye ihracatımızı ciddi oranda sınırladı. AB'nin uyguladığı ticaret politikasıyla bölge ülkelerine yönelik ihracatımız kademeli bir şekilde durma noktasına geldi" diyor.



Çelik ihracatçıları Birliği (ÇİB) Başkanı Adnan Aslan, Avrupa Birliği'nin bir süredir Türkiye aleyhine yürüttüğü korumacılık önlemlerinin ihracata darbe vurduğunu dile getiriyor. Aslan, 2019'un ilk yarısına göre 2020'nin ilk yarısında AB'ye çelik ihracatının yaklaşık 1,5 milyon ton düştüğüne dikkat çekiyor. Değer olarak bakıldığında ise geçen yıl Ocak-Haziran döneminde 2,9 milyar dolar olarak gerçekleşen AB'ye ihracat, bu yılın aynı döneminde 2,1 milyar dolara gerilemiş durumda. Temmuz ayı ile birlikte ihracattaki kaybın 1 milyar doları aşması bekleniyor. Türkiye'nin AB'ye çelik ihracatı 2018 yılından beri kademeli olarak düşüyor. 2018'de 6,6 milyar dolar olarak gerçekleşen ihracat, 2019 sonunda 5,1 milyar dolara kadar gerilemişti.

 


YENİ PAZAR ARAYIŞI

 



Adnan Aslan, Avrupa Birliği'ni serbest ticaretten yana olmaya, Gümrük Birliği ve Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu (AKÇT) anlaşmalarına uygun davranmaya davet ettiklerinin altını çiziyor. Aslan, bu süreçte Ticaret Bakanlığı'nın AB kısıtlamalarını Dünya Ticaret Örgütü'ne (DTÖ) şikayet ettiğini de anımsatıyor.

Sektör, bu dönemde yeni pazar arayışlarına da hız vermiş durumda. Son yıllarda AB ve ABD pazarlarında yaşanan daralmaya karşı alternatif pazarlara yönelmeye başladıklarını kaydeden Adnan Aslan, "Yeni dönemde Afrika, Latin Amerika ve özellikle Güneydoğu Asya ve Uzakdoğu ülkelerine yaptığımız ihracatı artırmak için harekete geçtik" diyor.

 


BOYALI SAC PAZARI



Çelik Dış Ticaret Derneği Genel Sekreter Vekili Mustafa Ekinci, AB'nin kota kısıtlarına dair açıklamaların bile çelik ihracatını olumsuz etkilemeye yettiğini söylüyor. Ekinci, "Özellikle boyalı sac ürünlerinde çok düşük tutulan ve çeyreklere bölünen kota miktarları, boyalı sac ihracatında AB pazarını tamamen yok etti" diyor.

Mustafa Ekinci, AB'nin kota sorununa karşı sektörün farklı yeni pazarlar aramanın yanı sıra daralan ve neredeyse bölgeselleşen iç pazarda daha etkin olabilmenin yollarını aradığını da ifade ediyor. AB'nin kısıtlamalarına karşı hükümet ve sektör nezdinde temasların tüm hızıyla sürdüğünü de kaydediyor. Ekinci, "Son derece hassasiyetle yürütülen bu süreçte misilleme olarak AB'den yapılacak ithalata vergi konulması gündemde" diye konuşuyor.

 


MİSİLLEME OLUR MU?



Ancak misilleme hamlesi özellikle Türk otomotiv sektörü açısından riskli bir karar olabilir. Mustafa Ekinci, Türkiye'de özellikle otomotiv sanayinin ihtiyaç duyduğu özel kalite soğuk ve galvanizli sacların üretimi için gerekli olan özel kalite yassı sıcak sacın tedarikinde AB'nin en avantajlı kaynaklardan biri olduğunu belirtiyor. AB'nin adil olmayan yaklaşımlarından uzun vadede hem Türkiye hem de AB ülkelerinin önemli zararlar göreceğini vurgulayan Ekinci'ye göre, bu kayıpların telafisi kolay olmayacak.


Türkiye'nin ham çelik üretimi Haziran ayında arttı!