Kent Haberleri

Cemal Saydam: Kanalİstanbul yapılırsa eski Haliç geri gelir!

Halen Hacettepe Üniversitesi Çevre Mühendisliği öğretim üyesi olan Prof. Saydam, ‘Kanal İstanbul’ projesi üzerine bir sunum yaptı. Daha önce kaleme aldığı ‘çılgın proje’nin neden olacağı ekolojik yıkımı bu kez Radikal’e anlattı.


Prof. Dr. Cemal Saydam bir deniz bilimcisi. ODTÜ mezunu. Doktorasını Liverpool Üniversitesi Deniz Bilimleri’nde yaptı. Sonrasında da uzun süre ODTÜ’de çalıştı. ODTÜ’deyken İSKİ’nin atık sistemi üzerine yıllarca İstanbul Boğazı’nda çalışmalar yaptı. Yenikapı’daki atık su arıtma tesisinin denize deşarj edilen arıtılmış suyun Karadeniz’e ulaşıp ulaşmadığını, özel olarak hazırlanan kırmızı renkli boyalarla boğazda takip etti. Ulaştığını kanıtladı. Yani boğaz sistemini en iyi uzmanlardan. 

Halen Hacettepe Üniversitesi Çevre Mühendisliği öğretim üyesi olan Prof. Saydam, İstanbul’da gerçekleştirilen Slow Fish etkinlikleri kapsamında hafta sonu Boğaziçi Üniversitesi’nde ‘Kanal İstanbul’ projesi üzerine bir sunum yaptı. Daha önce kaleme aldığı ‘çılgın proje’nin neden olacağı ekolojik yıkımı bu kez Radikal’e anlattı. Saydam özetle şunları söyledi: 

Projeyi ilk duyduğumda ‘Boğaz’ı bilen akademisyenlere danışmışlar mı’ diye sordum. Emek veren kimseye danışmamışlar. Karadeniz ile Marmara arasında yaklaşık 30 santim yükselti farkı var. Karadeniz sürekli tatlı su kaynaklarıyla beslenirken, Akdeniz buharlaşarak boşalıyor. Cebelitarık’tan da beslenmesine rağmen Akdeniz’in asıl kaynağı Karadeniz’dir. 

Marmara’nın ilk 25 metresi Karadeniz, altındaki ise Akdeniz suyudur. 25 metrenin altında oksijen sıfıra yakın. Canlı yetişmiyor. 25 metrenin altında balık tuttum diyen yalan söylemiş olur. 

Karadeniz Tuna, Sakarya, Çoruh, Yeşilırmak gibi tatlı su kaynaklarıyla beslenen bir havuz. Sistem bir havuz problemi gibi. Karadeniz 3 musluktan doluyor, 2 musluktan (İstanbul ve Çanakkale boğazları) boşalıyor. Bir musluk daha açılırsa (Kanal İstanbul) sistem bozulur. Zaten çalışan bir fabrika (Boğaz) var. Fabrika sayısı artar. 

Yeni bir kanal Marmara’ya yeni bir organik yük demek. Sakarya Nehri’nin 5-10 katı daha fazla organik yük getirir. Bu yük ilk 10 yılda başlarda belki balık stoklarını arttırır bile. Fosfat çoğalacak. Oksijensiz tabaka yüzeye çıkacak. Hidrojensülfür oluşur. Bu da insan oğlunun en hassas olduğu koku anlamına gelir. Yani eski Haliç. O zaman Marmara biter. İstanbul biter. Zamanı söylemek zor, belki 100 belki 1000 yıl sonra... 

Haliç üzerinde araştırma yaparken, yapılacak müdahale ile birkaç saatte düzelebileceğini belirtmiştik. Bilim öyle diyordu. Dediğimiz gibi de oldu. 

Ancak bu farklı. Doğanın dengesiyle bir kez oynadığınızda bir daha geri dönüşü olmaz. Haliç’i kurtardık. Ancak Marmara’yı kurtaramazsınız. 

Marmara boşalmaya başladıkça Akdeniz’den gelen su artacak. Karadeniz tuzlanınca ne olacağını bilemeyiz. 

Rusya , Ukrayna, Romanya da biliyor. Bilime inanan hiçbir ülke buna izin vermez. Putin buna müsaade etmez. Dünya karşı çıkar. 

Bu projenin rafa kalkması değil, unutulması gerekiyor. 

Boğazlar sistemi dünyada tek. Daha önce yapılan Panama Kanalı ya da Süveyş Kanalı’ndan çok farklı. Bunların kıyaslanması bilimsel olarak çok yanlış.


Yeraltı suyu olmayan bir kara parçası daha


Kanalİstanbul’la oluşacak ‘yeni ada’nın yeraltı suları boşalacak. Mecburen milyonlarca İstanbullu’nun yaşadığı yeni adaya yeni su hattı projeleri yapılması gerekecek. 

Alternatifler yaratılabilir. (Boğaz’daki) Asıl yoğunluk petrol tankerlerinden kaynaklanıyorsa, yeni bir boru hattı 

yapılabilir. 


Radikal/Serkan Ocak