Sigorta

DASK 11 yılda Türkiye'nin yüzde 27'sine sigorta yaptırdı!

Türkiye'de 11 yılda 13 milyon konuttan 3 milyon 600 bini yani, yüzde 27'si sigortalandı

Dikkat ettim de Van depreminden sonra en çok konuşulan konulardan biri de Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) ve zorunlu deprem sigortası oldu. Ne ilginçtir ki, deprem sigortası 19 Ağustos depreminden hemen sonra başladı ve 11 yıldır da uygulanıyor ama bu süre içinde kimse çıkıp da; DASK'ta neler oluyor, memleketin ne kadarı sigorta yaptırmış diye merak etme zahmetine katlanmadı, ilgilenmedi.

Van'da büyük bir deprem olunca uygulama biranda gündeme geldi ve eleştirilerin de odağı oldu. Kimileri, 'ne kadar az konut sigortalanmış, bu uygulama bir işe yaramıyor' dedi... Kimileri, 'sigorta yaptıranlar enayi mi, boşu boşuna para ödediler' diye eleştirdi... Kimileri de DASK'ın 11 yılda küçük depremlerde ödediği hasarların üç kuruş olduğunu ortaya atıp, sistemi kötüledi.

Herkesin görüşüne ve eleştirilerine saygım var. Ama gelin isterseniz, 11 yıldır bu konu ile yakından ilgilenen ve sık sık da bu köşeden sorunları dile getiren biri olarak, DASK'ı ve zorunlu deprem sigortasını bir de benden dinleyin.

Öncelikle şunu belirteyim. 99 depreminden önce bu ülkede, sigorta yaptırıp da deprem teminatı almış konut sayısı sadece 300 bindi. DASK kuruldu, zorunlu deprem sigortası başladı ve bugün, 13 milyon konuttan 3 milyon 600 bini yani, yüzde 27'si sigortalandı. Kimse kusura bakmasın ama bizim gibi sigorta bilincinin neredeyse yok denecek kadar az olduğu bir ülkede, konutların yüzde 27'sinin sigortalanması başarıdır.

İSTANBUL DEPREMİNDE NE OLACAK
Eminim birileri diyecektir ki, Türkiye genelinde bu oran yüzde 27 olabilir ama Doğu ve Güneydoğuda çok daha düşük'.
Doğrudur... Nitekim, Van ve civar illerde sigortalanma oranı yüzde 9'larda. Ama bir de madalyonun öbür yüzüne bakalım. Ülke olarak korktuğumuz ve hazırlanmaya çalıştığımız deprem hangisi İstanbul, depremi... Tüm senaryolar, İstanbul'daki olası deprem üzerine kurulu.

Van depreminin vurduğu bölgede toplam konut sasıyı 85 bin. Devlet, tüm gücünü seferber etse, o bölgede yıkılan konutların yerine yenisini koyar... Hem de bunu TOK܎ ile birlikte bir yıl, bilemediniz iki yılda da yapar.
Peki ya İstanbul'da Toplam konut sayısı 3 milyona yakın. Devam etmeme, olası senaryolardan bahsetmeme gerek var mı Bence ne demek istediğimi çok iyi anlamışsınızdır. Oysa İstanbul'daki konutların yüzde 40'a yakını depreme karşı sigortalı. Marmara Bölgesinin geneline baktığımızda ise 4.5 milyon konutun, 1,6 milyonunun zorunlu deprem sigortası bulunuyor. Anlayacağınız, DASK'ı eleştirirken resmin tamamına bakmamız gerekiyor.

Zorunlu deprem sigortasında bugün gelinen nokta, her ne kadar başarı olsa da elbette yeterli değil. Keşke konutların tamamı sigortalanabilse. Ama bugünkü haliyle mümkün değil. Açıkça söyleyeyim, önümüzdeki 3-5 yılda taşı çatlatsanız, mevcut sigortalı konut kadar daha konut sigortalanır, o kadar. Bu bile mucize olur. Neden mi En temel nedenlerini madde madde anlatayım.

DEVLET UYGULAMANIN ARKASINDA DURMADI
-  11 yıl önce zorunlu deprem sigortası
uygulaması başlatıldığında tüm konutların sigortalanması zorunlu tutuldu ama bu zorunluluğu sağlayacak hiçbir yaptırım getirilmedi. Sadece tapu dairelerinde alım-satım işlemlerinde mecburi tutuldu, o kadar.
-  Uygulama 99 depreminden hemen sonra acil olarak başlatıldığı için o dönem, Kanun Hükmünde Kararname (KHK) olarak çıkartıldı. Halen de KHK olarak devam ediyor. Az buçuk hukuktan anlarım... Hiçbir uygulama 11 yıl boyunca KHK olarak sürdürülemez... Kanunlaşması gerekir.

-  Bugüne kadar meydana gelen depremlerde, afet bölgesine giden siyasiler, hiçbir şekilde sigortadan bahsetmedikleri gibi, 'devlet yanınızda, yaralannızı saracağız' söylemleriyle, adeta sigorta uygulamasını yok saydılar. Oysa deprem sigortası uygulaması başladıktan sonra, sigortayı teşvik etmek amacıyla Afet Yasası değiştirilerek, 'sigortası olmayan devlet yardımından yararlanamayacak' maddesi eklendi. Zaman içinde o madde de kaldırıldı.

Diyeceğim odur ki, devlet kendi başlattığı uygulamanın arkasında kendi durmadı. İşte, bu ve benzeri nedenlerden dolayı zorunlu deprem sigortası tüm konutlan kapsayacak hale gelemedi. Daha açık bir anlatımla... Sigorta bilincinin düşük olduğu bir ülkede, deprem sigortasında halk serbest bırakılır, 'zorunlu' deyip de uygulamanın arkasında durulmazsa gelinen nokta ancak bu olur. O nedenle de sigortanın tabana yayılması için biran önce harekete geçilmesi gerekiyor.

Son olarak şunu da belirteyim... Deprem sigortasını bugüne kadar yaptıran enayi mi Hiç değil. Sigortası olup da depremde evi hasar gören önce DASK'tan hasarını alır, sonra ne yapacağına karar verir... Sigortası olmayan önce uzun süre kalacağı çadırın, sonra da devletin yapacağı ve kredi ile vereceği deprem evinin peşinde koşar.
Noyan Doğan/Hürriyet