Genel

Demir ve betonu koruyan su yalıtımına sahip binalarla depreme hazırlıklı olmalıyız!

İZODER Başkanı Levent Pelesen, Manisa'da yaşanan depremden sonra açıklama yaptı. Pelesen, "Can ve mal güvenliğini sağlayabilmek için alınması gereken en temel önlemlerin başında uzun ömürlü ve depreme dayanıklı binalar inşa etmek geliyor" dedi...

Isı Su Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği (İZODER) Başkanı Levent Pelesen,  Manisa'da meydana gelen depremle ilgili açıklama yaptı. Türkiye'nin deprem bölgesinde olduğunu belirten Pelesen, toplum olarak depremle yaşamanın öğrenilmesi gerektiğini vurguladı. Pelesen, binayı oluşturan ana elemanların (demir ve beton), ömrü boyunca korunmasını sağlayacak su yalıtımı uygulamalarının yapılarda hayati önem taşıdığından bahsetti.


Manisa’da 5.4 büyüklüğünde meydana gelen ve İstanbul’da da hissedilen depremin toplumu korkuttuğunu beliren İZODER Başkanı Levent Pelesen, “Yapmamız gereken Türkiye’nin bir deprem bölgesinde olduğu bilinciyle hareket etmek ve gerekli önlemleri almaktır. Dolayısıyla her depremin ardından korkuya kapılmak yerine, bir yapının ana unsurları demir ve betonu koruyan su yalıtımına sahip binalarla depreme hazırlıklı olmalıyız” diye konuştu.

Yalıtım sektörünün çatı örgütü Isı Su Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği (İZODER) olarak, deprem gerçeği ve yalıtım konusunda kamuoyunu bilinçlendirmeyi önemsediklerini belirten İZODER Yönetim Kurulu Başkanı Levent Pelesen, Türkiye’de güvenli ve nitelikli binaların sayısının çoğaltılması gerektiğini vruguladı. Levent Pelesen, konuşmasına şu şekilde devam etti:

“Ülke olarak depremle yaşamayı öğrenmeli, güvenli ve kaliteli yapılaşma bilinciyle hareket etmeliyiz. Topraklarının yüzde 95’lik bölümü deprem kuşağında yer alan ülkemizde, can ve mal güvenliğini sağlayabilmek için alınması gereken en temel önlemlerin başında uzun ömürlü ve depreme dayanıklı binalar inşa etmek geliyor. Yapıyı oluşturan ana elemanları (demir ve beton) ömrü boyunca koruyacak su yalıtımı uygulamaları, binalarda hayati önem taşıyor. Betonarme yapı sistemlerinin en çok etkilendikleri noktalardan biri suya karşı hassasiyetleridir. Yapılarımıza suyun nüfuz etmesi durumunda, taşıyıcı elemanlarda bulunan demir donatılar korozyona maruz kalarak paslanıyor ve binalarımızın ömrü ve dayanıklılığı azalıyor. 17 Ağustos Marmara Depremi sonrasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Hasar Tespit Komisyonu tarafından yapılan incelemeler sonucu, yüzde 79’u hasarlı bulunan 55 bin 651 konut ve işyerinin yüzde 64’ünde korozyon tespit edilmesi de su yalıtımının önemini ortaya koyuyor.

Artık binada su yalıtımı yoksa iskan ruhsatı verilmeyecek

Türkiye’de inşaat sektöründe büyük bir eksikliği gidererek, binalara dayanıklılık, kalite ve konfor kazandıracak ‘Binalarda Su Yalıtımı Yönetmeliği 1 Haziran 2018 tarihi itibarıyla yürürlüğe girdi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından, destek ve girişimlerimizle mevzuattaki eksikleri gidermek üzere hazırlanan yeni yönetmelikle su yalıtımının yeni binalarda uygulanması zorunlu hale getirildi. Türkiye inşaat sektörü ve kullanıcılar açısından çok önemli bir adım olan bu yönetmelik, su yalıtımı ile ilgili çok büyük bir eksikliği giderecek. Yeni yapılan binalarda bu yönetmelikte öngörülen esaslara uyulmadığının tespit edilmesi halinde, bu eksiklikler giderilinceye kadar binaya yapı kullanma izin belgesi verilmeyecek.”

 

Manisa ve Ankara'daki depremler İstanbul'u tetikler mi?