Ulaşım

Demiryollarına 55 milyar dolarlık yatırım yapılacak!

2003 yılından 2015'e kadar demiryolu sektörüne toplam 50.1 milyar TL yatırım yapılırken, demiryollarında 2023 hedeflerine ulaşmak için 55 milyar dolar yatırım yapılması planlanıyor.

Ankara-Eskişehir-İstanbul, Ankara-Konya ve Konya-İstanbul YHT hatları işletmeye açılırken, Ankara-Sivas, Ankara-İzmir, yüksek hızlı demiryolu hatlarının inşası ise devam ediyor. Yüksek hızlı demiryolu projelerinin yanı sıra hem yolcu hem de yük taşımacılığı yapılabilecek 200 km hıza uygun çift hatlı, elektrikli ve sinyalli hızlı demiryolu projeleri gerçekleştiriliyor.


Halen, Konya-Karaman ve Bursa-Bilecik hızlı tren hattı inşası devam ederken, pek çok hatta hızlı yeni demiryolunun projelendirme ve ihale süreçleri sürüyor. TCDD hatlarının yüzde 85’inin yenilenmesi tamamlanırken, kalan bölümün yenilenmesi için çalışmalar sürüyor. Demiryolu sektörünün 2023 hedefleri şöyle tanımlanıyor: “3 bin 500 km yüksek hızlı demiryolu, 8 bin 500 km hızlı demiryolu ve bin km konvansiyonel demiryolu olmak üzere 13 bin km demiryolu yapılarak toplam 25 bin km demiryolu uzunluğuna ulaşılması, 4 bin 400 km’lik hat yenilemesi yapılarak tüm hatların yenilenmesinin tamamlanması, demiryolu taşımacılık payının; yolcuda yüzde 10’a ve yükte yüzde 15’e çıkarılması, demiryolu sektörünün serbestleşme sürecinin tamamlanması.”


2023’e kadar 55 milyar dolar yatırımın yapılacağı demiryolları özel sektöre açılıyor. Yeni dönemde özel sektör hem yolcu hem yük taşımacılığı yapacak. TCDD’nin yeniden yapılanmasının 21 Haziran’a kadar tamamlanması hedefleniyor…


DEMİRYOLLARI özelleştirmesinde geri sayım başladı. 21 Haziran 2016’ya kadar TCDD’nin yeniden yapılandırılmasını tamamlayarak, demiryolu işletmeciliğini serbestleştirmek için kolları sıvayan hükümet, adımlarını sıklaştırdı. Yeniden yapılanma çalışmaları kapsamında “TCDD Ana Statüsü ve TCDD Taşımacılık A.Ş. Esas Sözleşmesi” 18 Nisan 2016’da Yüksek Planlama Kurulu (YPK) tarafından onaylanırken, TCDD ve TCDD Taşımacılık A.Ş.’nin görev yetki ve sorumlulukları yeniden belirlendi. Yeniden yapılanmanın tamamlanmasının ardından demiryolu altyapı işletmecisi olarak TCDD, tren işletilecek hatlar, bu hatların özellikleri ve tren çizgilerine ait erişim ücretleri gibi konuları içeren şebeke bildirimini yayımlayacak.


TCDD Taşımacılık A.Ş. ve diğer özel sektöre  ait demiryolu tren işletmecileri şebeke bildiriminin yayımlanması sonrasında “tren çizgisi” talebinde bulunacak ve uygun görülenlerle, demiryolu altyapısından yararlanılmasına dair şartları içeren erişim sözleşmesi imzalanarak, tren işletmeciliği yapılacak. Demiryollarında, erişim sözleşmesi kapsamında tren çizgilerinin kullanımı bir yıllığına tahsis edilecek. Tren çizgisi tahsisinde yolcu ve yük ayrımı yapılmayacak. Şebeke bildiriminde belirtilen ücret üzerinden demiryolu tren işletmecisine işletme hakkı şeklinde verilecek. Güzergahlara göre tren çizgilerinin tahsis ücretlerinde farklılıklar olabilecek. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, demiryollarında özelleştirme çerçevesinde atılan adımları ve takvimini açıkladı.


KALİTE YÜKSELECEK


1 Mayıs 2013’te çıkardıkları Türkiye Demiryolu Ulaştırmasının Serbestleştirilmesi Hakkında Kanun’la TCDD’nin, demiryolu altyapı işletmecisi olarak yeniden yapılanması ve demiryolu tren işletmecisi olarak TCDD Taşımacılık A.Ş.’nin kurulmasının hüküm altına alındığını vurgulayan Bakan Yıldırım, bu düzenlemeyle özel sektöre de demiryolu, tren ve altyapı işletmecisi olabilme imkanı getirdiklerini ifade etti. Yeniden yapılanma çalışmaları kapsamında TCDD Ana Statüsü ve TCDD Taşımacılık A.Ş. Esas Sözleşmesi’nin 18 Nisan 2016’da YPK tarafından onaylandığını vurgulayan Yıldırım, bu kararla TCDD ve TCDD Taşımacılık A.Ş.’nin görev yetki ve sorumluluklarının yeniden belirlendiğini kaydetti.





Yıldırım, “Söz konusu sözleşme, eş zamanlı yaptığımız pek çok farklı demiryolu işinin bir bütünleyenidir. Bir tamamlayıcıdır. Biz bu anlamda Amerika’yı yeniden keşfetmiyoruz. Sözleşme ile sağlıklı, rekabetçi, hizmet kalitesi yüksek, güvenli bir ulusal demiryolu ulaşımı yanında, özel sektörün demiryollarına işletmeci olarak girmesiyle doğacak yan çarpan etkileri de göz önüne alındığında demiryollarımızın, her yönüyle daha hızlı gelişmesinin önü açılacaktır” ifadelerini kullandı.


ŞEBEKE BİLDİRİMLERİ


64.Hükümet programında,TCDD’nin yeniden yapılanması ve demiryolu işletmeciliğinin serbestleşmesinin 21 Haziran 2016 tarihinde bitirilmesinin öngörüldüğünü anımsatan Yıldırım, çalışmaların belirtilen takvime uygun olarak sürdüğünü ifade etti. TCDD’nin yapılanmasından sonra demiryolu altyapı işletmecisi olarak TCDD, tren işletilecek hatlar, bu hatların özellikleri ve tren çizgilerine ait erişim ücretleri gibi konuları içeren şebeke bildirimini yayımlayacağım dile getiren Yıldırım sözlerini şöyle sürdürdü:


“TCDD Taşımacılık A.Ş. ve diğer özel sektöre ait demiryolu tren işletmecileri yayımlanan şebeke bildiriminden tren çizgisi talebinde bulunacak ve uygun görülenlerle, demiryolu altyapısından yararlanılmasına dair şartları içeren erişim sözleşmesi imzalanarak, tren işletmeciliği yapılacak.”


YETKİ BELGESİ ALINACAK


Özel sektörün demiryolu taşımacılığı yapabilmesi için bazı şartları yerine getirmesi gerekecek. Demiryolu Düzenleme Genel Müdürlüğü’nce (DDGM) yayımlanan Demiryolu Araçları Tescil ve Sicil Yönetmeliği’ne göre işletmede kullanacağı araçları tescil ettirecek. Yayımlanma aşamasında bulunan taslak halindeki Demiryolu İşletmeciliği Yetkilendirme Yönetmeliği’ne göre ise, demiryolu yük ve yolcu taşımacılığı yetki belgesi alınması gerekeceğini vurgulayan Yıldırım, işletmecilerin emniyet konusunda da önemli yükümlülükleri olacağının altını çizdi. Yıldırım, “Yayımlanmış Demiryolu Emniyet Yönetmeliği’ne göre emniyet yönetim sistemlerini kurarak DDGM’den emniyet sertifikası almaları gerekecek” dedi.


6-7 ŞİRKET BEKLENİYOR


Bakan Yıldırım, yapılan ön çalışmalar kapsamında özel sektörün demiryolu taşımacılığı yapma konusunda istekli olduğunu söyledi. Serbestleşme ile daha nitelikli ve daha verimli taşımacılık olacağına dikkat çeken Yıldırım, daha fazla istihdam yapılacağını, ayrıca atıl kapasitenin de kullanılabileceğini kaydetti.

 

Yasal altyapı hazırlanırken üniversiteler, sivil toplum örgütleri, kamu ve özel sektör uzmanları ve bütün paydaşlardan görüşler alındığım dile getiren Yıldırım, serbestleşmeyi sağlayan ülkelerin deneyimlerinin süzgeçten geçirilerek Türkiye için en uygun görülen bir yasal düzenleme metninde mutabık kalındığını dile getirdi. “Elbette TCDD’nin yeniden yapılanmasını müteakip uygulamada ufak aksaklıkların olabileceğini varsayıyoruz” diyen Yıldırım, süreç içerisinde sistemin sağlıklı yapısına kavuşacağını dile getirdi. Yıldırım, sektörde yaptıkları araştırmalara göre ilk etapta en az 6-7 özel şirketin, demiryolu tren işletmecisi olma yönünde talepte bulunacağını düşündüklerini açıkladı.


BAZI HATLARA İLGİ ÇOK


Serbestleşmenin başlayacağı güzergahlara ilişkin açıklamalarda bulunan Yıldırım, belirlenmiş özel bir güzergah olmadığının altını çizdi. Yıldırım, bakım-onarım veya yenileme dolayısıyla kapalı olmayan ulusal demiryolu altyapı ağma dahil tüm hatların serbestleşme kapsamında işletmeye tahsis edilmesini düşündüklerini vurguladı. Bugüne kadar özel sektörle yapmış oldukları görüşmelerde bazı hatlara teveccüh gösterildiğini gözlemlediklerini aktaran Yıldırım, bu konuyla ilgili olarak ellerinde somut bir talep ve tespit bulunmadığını söyledi.




“GERİ KAZANILACAK”


Özel sektörün ilgi göstereceği güzergahlara ilişkin açıklamalarda bulunan Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD) Başkanı Turgut Erkeskin, ilk etapta Türkiye’nin AB ile mevcut trafiğinde demiryolu yenileme çalışmalarından kaynaklanan aksamalar nedeniyle karayoluna kayan yüklerin geri kazanılmasının hedefleneceğini vurguladı. Ayrıca Bakü-Tiflis-Kars demiryolu projesinin tamamlanması ile Türki Cumhuriyetler üzerinden Çin’e ulaşım imkanının da birçok dış ticaret firmasının sabırsızlıkla beklediği bir fırsat olduğunu söyleyen Erkeskin şunları kaydetti:


“Baku-Tiflis-Kars demiryolunun önemi sadece Türk dış ticaret firmalarını değil aktarma merkezi olarak kullanılacak limanlarımızı ve AB ile Çin’i Türkiye üzerinden bağlayacak lojistik işletmelerini de yakından ilgilendiriyor. Bu hattın tamamlanmasının Türki Cumhuriyetlerle yapılan taşımacılıkta yaşanan zaman kayıplarının önüne geçeceğinin ve Türk firmalarına rekabet anlamında fayda sağlayacağını söyleyebiliriz.”


“İRAN ANLAŞMASI ÖNEMLİ”


Ambargonun kalkması ile AB-Iran arası taşımalarda demiryolu taşımasının yaygınlaşacağını öngördüklerini belirten Erkeskin, ancak bu noktada hattın sağlıklı çalışması için atılacak iyileştirme adımlarının yanı sıra, Van Gölü üzerinden geçiş yerine kesintisiz yeni bir demiryolu hattının inşa edilmesinin ve Iran ile yapılacak bir intermodal taşıma anlaşmasının Türkiye’nin elini güçlendireceğine inandıklarını ifade etti.


Avrasya’nın köprüsü konumunda olan Türkiye’nin Çin ile Avrupa arasındaki ticaretten daha çok pay almasının Türkiye üzerinden hızla geçebilecek bir demiryolu koridoru sağlanması halinde mümkün olacağım ifade eden UTİKAD Başkam Erkeskin, “Bu noktada Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Hattı’nda Türkiye’deki eksik kalan kısmın tamamlanması, Boğaziçi’ni geçebilecek kesintisiz demiryolu bağlantısının yapılması ve böylece kıtaların demiryolu taşıması ile birbirine bağlanması gerekiyor. Ek olarak İran ile kombine taşıma anlaşması yapma da, demiryolu taşımacılığının cazibesini artırabilir” diye konuştu.


TRANSİT YÜK TRAFİĞİ


Demiryollarının serbestleştirilmesi sürecinin 2013’ten bu yana lojistik gündeminin en önemli maddelerinden biri olduğunu vurgulayan Erkeskin, serbestleştirilmeyle birlikte yüklerin düşük maliyetler ile taşınmasının önünün açılacağını ifade etti. Erkeskin, “Türkiye’deki demiryolu ağının güçlendirilmesi ve gerekli yurtdışı bağlantılarındaki eksik kalan hatların tamamlanmasının ardından transit yük trafiğinin de artması bekleniyor” dedi.


ÖZEL SEKTÖR TEŞVİK BEKLİYOR


UTİKAD Başkanı Erkeskin, demiryolları serbestleşme sürecinde özel sektörün beklentilerini de aktardı.


Ekonomi Bakanlığı’nın finansal teşvik ile ihracatçıların demiryolunu kullanmasını özendirebileceğine dikkat çeken Erkeskin, bunun Çin’in ticaretinde sürdürülebilirliği sağlamak için tercih ettiği bir yöntem olduğunun altını çizdi. Bu yöntem ile Çin’in demiryolu ağını güçlendirmekle birlikte demiryolu taşımacılığmın tercih edilmesini sağlayabildiğine dikkat çeken Erkeskin şunları söyledi:


“Çin bu uygulaması sayesinde hem demiryolu ile para kazanıyor hem de mevcut denizyolu taşımacılığına ek olarak yeni seçenekler oluşturuyor ve Avrupa pazarına denizyoluna kıyasla daha hızlı erişim imkanı sağlamış oluyor. Çin, AB pazarı ile denizyolu haricinde havayolu ile çalışıyor ancak bu yeterli değil. Karayolu taşımacılığı mesafenin uzaklığı ve mevcut koşullar nedeniyle tercih edilmiyor. Ancak demiryolu ile güçlendirilen intermodal taşımacılık sayesinde transit yükün artacağını da öngörmek mümkün.”


“EN BÜYÜK EKSİKLİK MASTER PLAN”


Erkeskin’e göre demiryollarının serbestleştirilmesi sürecinde en büyük eksiklik “Lojistik Master Planı”nın henüz hayata geçirilememiş olması. Bakanlığın altyapı geliştirmeye yönelik çalışmasında Lojistik Master Planı dikkate alması gerektiğini vurgulayan Erkeskin, “Master Plan ihalesi tamamlanmak üzere, ancak planın hazırlanmasının yaklaşık iki yılda tamamlanacağı öngörülüyor. Bu kapsamda lojistik merkezlerin yer seçimi ve planlaması ile boğaz geçişindeki alternatiflerin bu master plan çerçevesinde tasarlanması gerekiyor. Demiryolu taşımacılığının gelişmesi için en önemli adımlardan biri de kuşkusuz OSB’leri ve diğer sanayi kümelenmelerini limanlara bağlayan demiryolu hatlarının tamamlanması” ifadelerini kullandı.




“YOLCU VE KARGO AYRIŞTIRILMALI”


Özel sektörün geçmişten gelen alışkanlıkla lokomotif ve vagon (taşıma) işletmeciliği ile yetineceğini ileri süren Lojistik ve Taşıma Hukuku Derneği Yönetim Kurulu Başkanı ve İstanbul Üniversitesi Ulaştırma Lojistik Fakültesi Lojistik Hukuku Öğretim Üyesi Yrd. Dr. Turkay Özdemir, sektörün başarısı için denizyolu ve limanlarla, havaalanı ve önemli karayolu terminalleri ile entegre demiryolu terminal ve istasyonlarının geliştirilmesinin zorunlu olduğunu vurguladı. Özdemir, deniz yolu-demiryolu-karayo-lu bağlantıları ve aktarmaların sağlıklı yapılabildiği lojistik merkezlerin kurulması halinde demiryolu taşımacılığına ilginin artacağını ifade etti.





Erol ÖZÇELİK / Türkiye Nakliyeciler Derneği (TND) Yönetim Kurulu Başkanı

Haksız rekabeti önler


Demiryollarında serbestleşme taşımanın her moduna katkı sağlar.İstasyon, aktarma merkezi ve varış noktalarında yapılanma eksikliği var; özellikle parsiyel taşımada faaliyet gösterenler için katkı şu aşamada yetersiz. Bunlar zamanla çözüldüğünde bize de katkısı olur ve maliyetlerimizi düşürür. Demiryolları çimento, demir, hammadde taşımasında fiyatları düşürür. Karayolları ise ilaç, gıda, konfeksiyon ve kırtasiye gibi malların taşınmasında avantajlı. Demiryolu taşımacılığının bütün Türkiye’ye yayılması durumunda karayolu taşımacılığının yükü yüzde 50 azalır. Demiryolu taşımacılığı maliyetleri çok düşük olduğu için haksız rekabeti önleyecektir. Özel sektöre, esnafa ve sanayiciye fayda sağlayacağı kanaatindeyiz.


Para