Sektörel

Deniz Karataş: Tecrübeli ve birikimli müteahhitle çalışın!

Karataş, vatandaşın, ‘güvenilir müteahhidi nasıl bulacağız?’ şeklindeki sorularıyla karşılaştıklarını hatırlatarak, “Vatandaş, müteahhidin yaptığı işlere bakacak ve ona göre karar verecek” diye konuştu.

Tüm İnşaat Müteahhitleri Federasyonu Başkan Vekili Deniz Karataş ve Antalya İnşaat Müteahhitleri Derneği Başkanı Deniz Karataş, kentsel dönüşümle ilgili Antalya Gazetesine özel açıklamalarda bulundu. Antalya inşaat sektörünün son dönemde hızlanan kentsel dönüşüm projeleriyle hareketlenmeye başladığını kaydeden Karataş, vatandaşın ileride soru yaşamamak için tecrübe ve birikimi olmayan kimselerle sözleşme yapmamasını istedi.


3’TE 2 MUTABAKAT YETİYOR

“Kentsel dönüşüm sadece eski binaları yıkıp yapmak değildir” diyen Karataş şöyle devam etti: “Kentsel dönüşüm, parsel bazında binadaki tapu sahiplerinin 3’te 2’sinin mutabakatıyla yapılabiliyor. Ama kentsel dönüşümün temelinde mademki böyle bir yenilenme var. Bu yenilenmenin sadece binanın ya da dairenin sağlamlığı şeklinde algılanması doğru değil. Oradaki yaşam alanının, oradaki sosyal donatı alanlarının, yeşil alanların yani çağdaş, modern, güvenlikli sitelerin ada bazında yapılmasını arzuluyoruz ve istiyoruz. Kentsel dönüşüm sadece eski binaları yıkıp yapmak değildir. Gecekonduyu yıkıp yapmak da kentsel dönüşümdür. Veya Özel İdare binasını yıkıp yerine bir şey yapmamak ya da parka dönüştürmek de bir kentsel dönüşümdür.”


“ALO 181”İ ARAYIN

Karataş, kentsel dönüşüm konusunda kat malikleri arasında yaşanan sorunların çözümünün de kolay olduğunu belirterek, “Eğer örneğin 18 daireli bir apartman dairesinde kentsel dönüşüm isteniyor ama 6 tapu sahibi buna karşı çıkıyorsa, diğer isteyenler onun dairesini satın alma hakkına sahiptir. O zaman mahkeme kanalıyla devlet oraya gelip değer tespiti yapıyor ve öncelikle diğer kat maliklerine soruyor. ‘Sen bu binanın komşusu, ortağı olarak, kabul etmeyen kat malikinden, tapu sahibinden daireyi şu fiyata alıyorsan al, almıyorsan devlet olarak ben alacağım’ diyor. Dolayısıyla sorun bu şekilde çözülüyor. Devletin ‘tek taş’ diye bir sistemi var. Burada önce benim gayet başarılı bulduğum Çevre ve Şehircilik Bakanlığına bağlı ‘Alo 181’i aramak gerekiyor. Burada vatandaşa donanımlı, yeterli, hem verilecek teşviklere ilişkin bilgilendirme yapıyor hem de sizi yönlendiriyor. Kentsel dönüşüm konusunda bilgilendirilmek isteyenler rahatlıkla bu hattı arayabilirler. Zaten devlet taşınma yardımı yapıyor ve kredilere ilişkin de teşvikleri var” dedi. 


DÖNÜŞÜM TÜM ÇEVREYLE YAPILMALI

Dönüşümün tüm çevreyle birlikte yapılması gerektiğinin altını çizen Antalya İnşaat Müteahhitleri Derneği Başkanı Deniz Karataş, “Antalya’da kentsel dönüşüm çok hızlı başladı ama her şeyden önemlisi Kepezaltı ve Santral Mahallesi var. Bu bölge Bakanlar Kurulu’nca riskli bölge ilan edildi. Bizim istediğimiz de zaten bu. Binaların ferdi olarak tek başına yıkılıp parselde yapılması iyi bir kentsel dönüşüm değil. Sadece can ve mal güvenliğini esas alan bir dönüşüm. Oysaki dönüşüm tüm çevreyle yapılmalı. Sosyal donatı alanlarıyla, yeşil alanlarıyla yapılmalı. Böyle yapılırsa bir dahaki dönüşümün süresini uzatmış oluruz. Buna dikkat etmememiz gerekiyor bizim. Çünkü her binanın bir ömrü ve dönüşüme her zaman ihtiyaç olacak” diye konuştu. 


DEPREM OLMADAN ÖNLEM ALIN

Karataş, kentsel dönüşüm düşünen bina sahiplerine önerilerde bulunmayı da ihmal etmedi. Vatandaşın kentsel dönüşüm konusunda istekli olması gerektiğini vurgulayan Karataş, şöyle konuştu: “Can ve mal güvenliği açısında bu tedbir ivedilikle alınmazsa ve vatandaş ‘ben bu yenilenmeyi gündemime alacağım ve gönüllü yapacağım’ demezse yarın deprem olduğu zaman tayın altında kafayı çıkarıp da ‘nerede bu devlet, nerede bu millet’ diye bağırmamalıdır. Yani bu kentsel dönüşümü devlet ile vatandaş el ele verip hayata geçirmelidir.”


MÜTEAHHİT NASIL SEÇİLMELİ?

“Bir de vatandaşın, ‘güvenilir müteahhit nereden ve nasıl bulacağız?’ şeklindeki sorularıyla karşılaşıyoruz. Bu konu kentsel dönüşümden öncede hep soruluyordu. Bunun cevabı çok basit.   Müteahhidin daha önceki yaptığı işlere bakacak vatandaş ve ona göre güvenilir olup olmadığına karar verecek. Bunun yanında ‘yarım daire fazla aldım, öbürü yüzde 51 verdi, bana öteki yüzde 49 verdi’ deyip de zaten yüzde 10 olan müteahhitlik kârını iyice kırpıp bu işin yan etkilerini çoğaltmak yoluna gitmeyecek. Yani her şeyin makul dediğimiz bir seviyesi var. Müteahhidin kârı da makul kalmalıdır. Ama belli bir miktar olmalıdır ki müteahhit bu işi yapsın. Sonuç olarak vatandaş, ileride soru yaşamamak için tecrübe ve birikimi olmayan kimselerle sözleşme yapmayacak.”


 

Antalya Gazetesi