Kent Haberleri

Depreme karşı yapılacak konut nasıl olmalı?

Bir deprem ülkesi olan Türkiye'de depreme karşı nasıl bir konut tipi geliştirilmesi gerektiği tam olarak belirlenememiş durumda. Özellikle kırsal kesimlerde, köylerde yapı türü yoksulluğu bulunuyor. Peki depreme karşı nasıl bir konut tipi geliştirilmeli? 

Türkiye'de kırsal kesimlerde ve köylerde depreme karşı nasıl bir konut tipi geliştirilmesi gerektiği tam olarak belirlenmiş değil. Ülkemizin deprem ülkesi olması sebebiyle, meydana gelen depremlerde kırsaldaki yapı türü yoksulluğu sebebiyle bir çok ev hasar görüyor.

Cumhuriyet Gazetesi köşe yazarı Celalettin Çiftçi, bugünkü köşesinde kırsalda acil deprem çözümlerini kaleme aldı. 

İşte Celalettin Çiftçi'nin 'Kırsalda acil deprem önerileri' başlıklı yazısı...

Güzel ülkemizin geçmişten günümüze depremler ülkesi olduğu, bu gerçeğin bedelini canıyla ve malıyla ödeyen halkımızca iyi bilinse de kırsalda da merkezlerde de depreme karşı nasıl bir konut tipi geliştirilmesi gerektiği yetkililerce belirlenip kurumsallaştırılamamış, bu yüzden de özellikle kırsaldaki yapı türü yoksulluğun de etkisiyle kil ve çamur harçlı moloz-taş duvar olarak gelenekselliğini devam ettirmiştir.

Bu yazıda, depremler sonrasında kolay haber alınamayan, ölüm haberlerinin yoğunlukla geldiği kırsalda yaşayan yoksul vatandaşlarımızın durumları ele alınacak, can kayıplarına karşı acil ve kalıcı önerilere yer verilecektir.

DÜŞÜNDÜRÜCÜ TABLO

Köylerimizde her hanenin ayrı evi vardır ve bu evler çoğunlukla tek katlı ve toprak damlıdır. Çünkü maliyet birincil sorundur. İki katlı olanların üst katları ahşap karkas olarak yapılır ve çatı ile örtülüdür. Yapı malzemesi de binlerce yıldır değişememiş; taş, kil ağırlıklı toprak ve biraz da kereste temini her zaman yeterli olmuştur.

Kereste temininde bölgeye göre devlet desteği verildiği için bugün bile geçerli olan bu ucuz konut edinimi, diri fay hareketlerinin devam etmesi yüzünden deprem uzmanlarını hayli düşündürmektedir.

GÜÇLENDİRMEK MÜMKÜN

Moloz taş kullanarak yapılan bu dört duvarlı evlerde maliyet nedeniyle çimento kullanımı pek görülmez. Binlerce yıldır bağlayıcı duvar harcı olarak kil veya killi çamur kullanılır. Killerin zayıf hidrolik özelliği bilimseldir ve yabana atılamaz.

Coğrafyamızda kil bağlayıcılı moloz duvarla yapılmış yüz yaşını aşkın binalar görmemiz mümkündür. Depremler yaşamış olsalar da bu yapılara sonsuz güven duymak doğru değildir. Çünkü deprem geçiren kil harcının zaman içinde ömrü de artık sınırlıdır.

Kaç yaşında olursa olsun bu evlerin -hatta ahırların bile- duvarlarında ıslahat yaparak önemli ölçüde depreme dayanıklı hale getirmek mümkündür. Şöyle ki evlerin dört duvarı da dışarıdan basınçlı su ile yıkandığı zaman çamurlu harç kolayca uzaklaşır.

Bu işlemin ev halkı tarafından demir çubuklar kullanarak da sağlanması mümkündür. İyice temizlenerek yıkanmış yapı duvarları resimde sol tarafta görülmektedir. Sonrasında (tercihen 0-10 veya 0-7 mm.) arası iyi dizilimli yıkanmış temiz kum ve 500-550 kg./m3 çimento harcı ile “çarpma yöntemi” uygulanarak derz boşlukları iyice doldurulur. Çarpma yöntemi, basınçlı hava ile yapılamıyorsa el ile de (halk arasında mala arkası denen usul) uygulanabilir.

Resimdeki duvar kesitinde siyah renkte gösterilen bu harç, iyi havada 10-15 gün içinde yeterince mukavemet kazanarak binayı deprem karşısında korunaklı hale getirebilir. Harca akışkanlaştırıcı katılması bu süreyi çok azaltır. Eğer bu işlem içeriden de yapılabilirse artık deprem kaygısı ortadan kalkar. Deprem sonrası köylerde yaşananlar göz önüne alınırsa bu işlemin doğrudan devlet tarafından yapılması, vatandaşına karşı kamunun en önemli görevidir.

Toprak damlar çok ağır oldukları için deprem sırasında oluşan yatay kuvvetler de büyüktür ve yapıyı kolayca yıkıma götürür. Yapının görüntüsü güven vermiyorsa derz dolgularına ek olarak sağdaki resimde görülen deprem payandaları 3-4 metre ara ile dört taraftan da uygulanmalıdır. 

ÖNERİLER BİLİMSELLEŞTİRMELİ

Yazının konusu acil müdahale önerileri, tamamen meslek pratiğine dayalıdır. Bu nedenle her an deprem olacakmış gibi bir ruh haliyle uygulanmalı ama bir yandan da yapılanlardan bazıları üzerinde yapay deprem oluşturarak sonuçların değerlendirilip bilimselleşmesi sağlanmalıdır.

Yapımı önerilen işlemlerin bir diğer özelliği, uygulamayı görüp kavrayan birçok vatandaşımızın devlet eli beklemeden bizzat çözümleyebilmesidir. Ama her durumda malzeme temini ile iş yönetiminin kamu tarafından karşılanması bir zorunluluktur.

Yeryüzünde başta Asya ve Afrika olmak üzere konut bazında kırsaldaki durum -bazı istisnalara karşın- daima kentlerin çok gerisindedir. Buna rağmen evler, genellikle ayrık ve tek katlı olmaları nedeniyle benzeşirler ve benzer sorunlar yaşarlar. Bu nedenle yukarıda sıralanan önerilerin genel olması da söz konusu olabilir.

Prof. Dr. Süleyman Pampal'dan korkutan deprem uyarısı!

İzmir’deki yapıların yüzde 50'si riskli!