İmar

Diyarbakır müzeden memnun!

Diyarbakır müzeden memnun. Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Diyarbakır' ı ziyaretinde Diyarbakır Cezaevi' nin müzeye dönüştürüleceğini müjdelemesi bu kapsamda çalışmalar yürüten sivil toplum kuruluşlarınca da memnuniyetle karşılandı.

Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Diyarbakır'ı ziyaretinde Diyarbakır Cezaevi'nin müzeye dönüştürüleceğini müjdelemesi bu kapsamda çalışmalar yürüten sivil toplum kuruluşlarınca memnuniyetle karşılandı. 


Başbakan Davutoğlu'nun partisinin il kongresinde, "Diyarbakır'ı bir kültür merkezi yapmak için çok acı hatıralar taşıyan hapishaneyi kültür müzesi, Diyarbakır müzesi haline dönüştürüyoruz. Bundan sonra Diyarbakır sadece kültürle, barışla, kardeşlikle anılacak" ifadeleri kentte heyecanla karşılandı.


12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra adı, işkence iddialarıyla ön plana çıkan, bugüne kadar uygulanan işkence yöntemleriyle birçok belgesele ve kitaba konu olan Diyarbakır Cezaevi'nin müzeye dönüşmesini olumlu bir karar olarak değerlendiren sivil toplum kuruluşları çözüm sürecine ivme kazandıracağını düşündükleri bu çalışmaya destek sunmak istiyor.


Yaşayan bir müzeye dönüştürülmesinden yanayız


78'liler Girişimi Diyarbakır 5 No'lu Askeri Cezaevi Gerçeğini Araştırma ve Adalet Komisyonu Sözcüsü Celalettin Can, AA muhabirine, Diyarbakır Cezaevi'nin müze olması için 7 yıldır olağanüstü bir çaba içinde olduklarını, başbakanın sözlerini de bu çabanın, mücadelenin bir parçası olarak gördüklerini söyledi.


Can, kararı olumlu bir tavır olarak gördüklerini ifade ederek, müzenin hayata geçirilmesine bu alanda çalışmalar yürüten bir komisyon olarak katkı sunmak istediklerini belirtti.


Bugüne kadar yaptıkları çalışmalarda bilgi ve belge topladıklarını, ölenlerin ve acıyı yaşayanların hayatlarını incelediklerini, konunun uzmanlarıyla görüştüklerine işaret eden Can, "Cezaevinin orada olup bitenin yansıtıldığı, konferansların da verildiği kültürel ve yaşayan bir müzeye dönüştürülmesinden yanayız. Bu konuda kaygıların aşılması için oluşturduğumuz komisyonla işbirliğine gidilmesini arzu ederiz" diye konuştu.


Sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği yapılması


"Cezaevinin müzeye dönüştürülmesi çalışmalarında bu uğurda mücadele veren sivil toplum kuruluşlarına ve ilgili komisyona da söz verilmesini isteriz" diyen Can, bu çalışmanın çözüm sürecine katkı sunacağına inandıklarını dile getirdi.


Komisyon bünyesinde Diyarbakır 5 No'lu Cezaevi Müze Girişiminin oluştuğunu aktaran Can, bu kapsamda Başbakan Davutoğlu ile görüşerek bugüne kadar hazırladıkları çalışmaları paylaşmak istediklerini söyledi.


Can, "Diyarbakır Cezaevi halkın vicdanıdır, acıların kalbidir. Kim bu cezaevinin halkın belleğine uygun şekilde işbirliği halinde müze olmasını sağlarsa tarihsel bir iş yapmış olur ki; bunun da çözüm sürecine ciddi katkısı olur" dedi.


- "Elimizden gelen desteği sunmaya hazırız"


İHD Şube Başkanı Raci Bilici de Diyarbakır Cezaevi'nin insan hakları müzesine dönüştürülmesi için mücadele verdiklerini belirterek, beklentilere uygun bir müze yapılması halinde bunun önemli ve yerinde bir karar olacağını ifade etti.


"Müzede orada yaşananlarla yüzleşmek gerekir. Orada insanlığa karşı suçlar işlendi. Cezaevinin geçmişte yaşananlarla bir bütün olarak korunması temelinde elimizden gelen desteği sunmaya hazırız" ifadelerini kullanan Bilici, şunları dile getirdi:


"Diyarbakır Cezaevi kimliğini, kültürünü korumak için mücadele veren Kürtlere karşı yok etme temelinde oluşturulan bir yerdir. Orada birçok Kürt aydını, düşünürü, bu halkın evladı işkenceye tabi tutuldu, öldürüldü. İnsanlık dışı uygulamalar yapıldı. Bununla yüzleşilmesi, bunu yapanlardan hesap sorulması, olayların açığa çıkarılması gerekir. Müzede, cezaevinde yaşananlara ilişkin bilgilerin sergilenmesi gerekir ki orayı ziyaret eden gelecek kuşak, 'Bu ülkede işkence yapan, insanlık dışı ve insanlığa karşı suç işleyenden hesap sorulmuştur, yüzleşilmiştir' diyerek geleceğe umutla bakabilsin."


Bilici, cezaevinde yaşananlarla ilgili vicdanların rahatlatılması halinde birçok şeyin önünün açılacağına inandığını vurgulayarak, başbakanın da bu düşüncede olduğunu düşündüklerini kaydetti.


Yeni bir döneme girildiğinin işaretidir


Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi ise adeta büyük bir yara gibi duran cezaevinin insan hakları müzesine dönüştürülmesi talepleri ile ilgili gelişmeyi başbakandan duymanın sevindirici olduğunu söyledi.


En kısa zamanda cezaevinin müzeye dönüştürülmesini beklediklerini aktaran Elçi, bu tür sembolik adımların hem halkta çatışma sürecinin oluşturduğu yarayı iyileştirmek hem de güvenin tesis edilmesi bakımından çözüm sürecine katkı sunacağını dile getirdi.


Elçi, benzer süreçler geçiren birçok ülkede bu tür adımların atıldığına işaret ederek, "Sembolik yönü olan, halkın belleğinde yer etmiş bu tür yerlerin anıt ve müzeye dönüştürülmesi, eski dönemin geride kaldığını, artık dönüşü olmayan yeni bir döneme girildiğinin işaretidir" şeklinde konuştu.


Bu alanda çalışmalar yapan sivil toplum kuruluşlarının önerilerinin alınması gerektiğine dikkati çeken Elçi, her türlü desteği vermeye hazır olduklarını kaydetti.


Geçmişle yüzleşme anlamına gelecek


İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (Mazlum-Der) Şube Başkanı Abdurrahim Ay da cezaevinin müze olmasını eskiden beri talep eden sivil toplum kuruluşlarından biri olduklarını vurgulayarak, başbakanın açıklamalarını isabetli bir karar olarak değerlendirdi.


Ay, kararın uygulanmasını beklediklerini dile getirerek, şöyle konuştu:


"12 Eylül darbesiyle orada yaşananlar ciddi manada Kürtlerde bir toplumsal muhalefetin oluşmasına neden oldu. O dönem yapılan birçok gayrı insanı muamele bugüne kadar insanların belleğindeki yerini koruyor. Bunun toplumsal bir hafıza, toplumsal bir şahitlik oluşturması açısından cezaevinin müzeye dönüştürülmesi hem geçmişle yüzleşme anlamına gelecek hem de çözüm sürecinde büyük bir ivmenin yakalanmasına katkı sağlayacaktır."


Diyarbakır Cezaevi'nin müze yapılması talepleri


TBMM Dilekçe Komisyonu, 78'liler Vakfı'nca Türkiye genelinde başlatılan ''Diyarbakır Cezaevi İnsan Hakları Müzesi Olsun'' kampanyası kapsamında toplanan ve komisyona iletilen 100 bin imzayı içeren başvuruyu 25 Temmuz 2014'te karara bağlamıştı.


Kararda, 12 Eylül 1980 askeri darbe rejimi tarafından Sıkıyönetim Özel Askeri Ceza ve Tutukevi olarak kullanılan Diyarbakır Askeri Cezaevi'nde yaşanan insanlık dışı muamelelerin, insanlık hafızasında önemli izler bırakmış bir yapıt olduğu kanısının toplum tarafından paylaşıldığına vurgu yapılarak, bir daha bu tür acıların yaşanmaması açısından cezaevinin sembolik anlamda da olsa Ankara Ulucanlar Cezaevi'nde olduğu gibi müzeye dönüştürülmesinin yararlı olacağı, toplumsal barışa katkı sağlayacağı değerlendirilmesinde bulunulmuştu.


AA