Kentsel Dönüşüm

Diyarbakır Sur'da riskli alanlar için acele kamulaştırma!

Diyarbakır Sur ve Yenişehir'de ilan edilen riskli alan sınırları içerisinde bazı taşınmazların Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından acele kamulaştırılması hakkında karar bugünkü Resmi Gazete'de yayınlandı.

Diyarbakır İli, Sur ve Yenişehir'de ilan edilen riskli alan sınırları içerisinde bulunan 363 bölgede bazı taşınmazların Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından acele kamulaştırılması hakkında karar bugünkü Resmi Gazete'de yayınlandı.


Karar için tıklayın





Haber Vatan Gazetesi'nde şu şekilde yer aldı


Diyarbakır'da, hendek ve barikatların kapatılması PKK'lıların etkisiz hale getirilmesi için 5 mahallesinde sokağa çıkma yasağının sürdüğü merkez Sur İlçesi'nin yüzde 60'ı için 'acele kamulaştırma' kararı alındı.


Diyarbakır'ın merkez Sur İlçesi'nde hendeklerin kapatılması, barikatların kaldırılması ve PKK'lıların etkisiz hale getirilmesi için 2 Aralık'ta 6 mahallesinde sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Güvenlik güçleri operasyonları 9 Mart'ta sona erdirirken, ilçenin 5 mahallesinde halen sokağa çıkma yasağı devam ediyor.Özellikle yasağın uygulandığı 6 mahallede çatışmalar ve operasyon sonrası oluşan ağır hasardan sonra Sur'un bundan sonra ne olacağı tartışılıyordu.


Bakanlar Kurulu'nun bugünkü Resmi Gazete'de yayımlanan kararı ile Sur'da 'acele kamulaştırma' kararı alındı.


Kararla, ilçedeki 15 mahallede bulunan toplam 368 adadaki 6 bin 300 parselin acele kamulaştırılmasını karar verildi.


Bakanlar Kurulu'nun bugünkü Resmi Gazete'de yer alan kararından şöyle denildi: "Diyarbakır ili Sur İlçesi'nde ilan edilen riskli alan sınırları içerisinde bulunan ve ekli listede bulundukları yer ile ada ve parsel numaraları belirtilen taşınmazların Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından acele kamulaştırılması, adı geçen bakanlığın 16.03.2016 tarihli ve 2988 sayılı yazısı üzerine 2942 sayılı kamulaştırma kanunun 27'nci maddesine göre Bakanlar Kurulu'nca 21.03.2016 tarihinde kararlaştırılmıştır."UNESCO Uluslararası Kültür Mirası Listesi'nde de yer alan tarihi Sur İlçesi'nde Bakanlar Kurulu'nun Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın talebi ile aldığı kararla ilçenin yaklaşık yüzde 60'ı kamulaştırılırken, kamulaştırılan parseller üzerinde Sur belediye binası, bazı oteller, Cemil Paşa Konağı gibi binaların da bulunduğu öğrenildi.


Vatan





Haber Posta Gazetesi'nde şu şekilde yer aldı...



Diyarbakır’ın merkez Sur ilçesinde hendeklerin kapatılması, barikatların kaldırılması ve PKK’lıların etkisiz hale getirilmesi için 2 Aralık’ta 6 mahallesinde sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Güvenlik güçleri operasyonları 9 Mart’ta sona erdirirken, ilçenin 5 mahallesinde halen sokağa çıkma yasağı devam ediyor. Özellikle yasağın uygulandığı 6 mahallede çatışmalar ve operasyon sonrası oluşan ağır hasardan sonra Sur’un bundan sonra ne olacağı tartışılıyordu.


Bakanlar Kurulu’nun bugünkü Resmi Gazete’de yayımlanan kararı ile Sur’da ’acele kamulaştırma’ kararı alındı. Kararla, ilçedeki 15 mahallede bulunan toplam 368 adadaki 6 bin 300 parselin acele kamulaştırılmasını karar verildi. Bakanlar Kurulu’nun bugünkü Resmi Gazete’de yer alan kararından şöyle denildi:


"Diyarbakır ili Sur İlçesi’nde ilan edilen riskli alan sınırları içerisinde bulunan ve ekli listede bulundukları yer ile ada ve parsel numaraları belirtilen taşınmazların Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından acele kamulaştırılması, adı geçen bakanlığın 16.03.2016 tarihli ve 2988 sayılı yazısı üzerine 2942 sayılı kamulaştırma kanunun 27’nci maddesine göre Bakanlar Kurulu’nca 21.03.2016 tarihinde kararlaştırılmıştır."


UNESCO Uluslararası Kültür Mirası Listesi’nde de yer alan tarihi Sur İlçesi’nde Bakanlar Kurulu’nun Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın talebi ile aldığı kararla kamulaştırılacak parseller üzerinde Sur Belediyesi binası, bazı oteller, Cemil Paşa Konağı gibi binaların da bulunduğu belirtildi.


ANLI: AMAÇ, SUR’U TECRİT EDİLMİŞ ALAN HALİNE GETİRMEK


Bakanlar Kurulu’nun Resmi Gazete’de yayımlanan Sur ile ilgili kamulaştırma kararını değerlendiren Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanı DBP’li Fırat Anlı, hükümetin Sur ile ilgili yaklaşımına baştan beri kuşku ile yaklaştıklarını ve alınan karar ile haklı olduklarının ortaya çıktığını anlattı. Sur’un ’tecrit edilmiş alan’ haline getirilmek istendiğini ileri süren Fırat Anlı, şunları söyledi:


"Kamulaştırılan yerler arasında Belediyeye ait binalar ve kamusal alanlar da var. Hükümetin derdi Sur’da insanların yaşayabileceği alanlar yaratmak değil, bölgeyi insansızlaştırmaktır. Bu halkın iradesine yapılmış sivil bir darbedir.  Alınan kararda ne kent dinamikleri, ne Belediyeler ne de STK’ların görüşü var. Başka bir niyet ve kastın olduğu bu karar ile bir kez daha ortaya çıktı. Amaç, Sur’u yeniden yaşanabilir bir alan haline getirmek değil, güvenlik ve tecrit edilmiş bir alan haline getirmektir. Başbakan Toledo örneğini vermişti. Oranın açık hava müzesi değil, yarı açık cezaevi projesine dönüştürmek olduğu bu karar ile bir kez daha ortaya çıktı."




Posta





Haber Yeni Şafak Gazetesi'nde şu şekilde yer aldı...




Diyarbakır'da, hendek ve barikatların kapatılması PKK'lıların etkisiz hale getirilmesi için 5 mahallesinde sokağa çıkma yasağının sürdüğü merkez Sur İlçesi'nde 6 bin 300 parsel için 'acele kamulaştırma' kararı alındı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın talebi üzerine Bakanlar Kurulu'nca alınan karar, Resmi Gazete'de bugün yayımlandı.


Diyarbakır'ın merkez Sur İlçesi'nde hendeklerin kapatılması, barikatların kaldırılması ve PKK'lıların etkisiz hale getirilmesi için 2 Aralık'ta 6 mahallesinde sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Güvenlik güçleri operasyonları 9 Mart'ta sona erdirirken, ilçenin 5 mahallesinde halen sokağa çıkma yasağı devam ediyor. Özellikle yasağın uygulandığı 6 mahallede çatışmalar ve operasyon sonrası oluşan ağır hasardan sonra Sur'un bundan sonra ne olacağı tartışılıyordu.


Bakanlar Kurulu'nun bugünkü Resmi Gazete'de yayımlanan kararı ile Sur'da 'acele kamulaştırma' kararı alındı. Kararla, ilçedeki 15 mahallede bulunan toplam 368 adadaki 6 bin 300 parselin acele kamulaştırılmasını karar verildi. Bakanlar Kurulu'nun bugünkü Resmi Gazete'de yer alan kararından şöyle denildi:

"Diyarbakır ili Sur İlçesi'nde ilan edilen riskli alan sınırları içerisinde bulunan ve ekli listede bulundukları yer ile ada ve parsel numaraları belirtilen taşınmazların Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından acele kamulaştırılması, adı geçen bakanlığın 16.03.2016 tarihli ve 2988 sayılı yazısı üzerine 2942 sayılı kamulaştırma kanunun 27'nci maddesine göre Bakanlar Kurulu'nca 21.03.2016 tarihinde kararlaştırılmıştır."

UNESCO Uluslararası Kültür Mirası Listesi'nde de yer alan tarihi Sur İlçesi'nde Bakanlar Kurulu'nun Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın talebi ile aldığı kararla kamulaştırılacak parseller üzerinde Sur Belediyesi binası, bazı oteller, Cemil Paşa Konağı gibi binaların da bulunduğu belirtildi.



Yeni Şafak



Haber Hürriyet'te şu şekilde yer aldı


DİYARBAKIR’ın Sur ve Şırnak’ın Silopi ilçelerinde hükümet ‘acele kamulaştırma’ kararı aldı.


SİT alanı içinde yer alan Sur’da, çatışma ve sokağa çıkma yasağının olduğu 6 mahallenin yanı sıra diğer mahalleler de Bakanlar Kurulu kararıyla kamulaştırıldı. Kamulaştırılan yerler arasında Dört Ayaklı Minare, Ulu Cami, Meryemana Kilisesi, Cemilpaşa Konağı, Hasanpaşa Hanı, Çiftehan ile Sur Belediye Binası gibi yerler de bulunuyor. 


Diyarbakır’ın Sur ilçesi 2012 yılında; Şırnak’ın Silopi ilçesindeki 8 mahalle ise 6 Şubat 2016 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla ‘riskli alan’ ilan edilmişti. Dünkü Resmi Gazete’de yayımlanan 21 Mart 2016 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla ise her iki yerde de ‘acele kamulaştırma’ yapılmasına hükmedildi.

YIKILMAYAN YERLER DE 

Hürriyet’e bilgi veren Türkiye Mimarlar Odası Diyarbakır Bölge Başkanı Şerefhan Aydın, dün sabah Resmi Gazete’de kamulaştırma kararını gördüklerinde büyük bir şaşkınlık yaşadıklarını belirterek, şöyle konuştu: “Çatışma olan 6 mahallenin dışındaki, hiç yıkım olmayan 12 mahalle de kamulaştırmaya dahil edilmiş. Alelacele bu karar alınmış. Öyle ki Sur’da Süleymangazi diye bir mahalle yok; orası Süleymannazif mahallesidir. Adını bile yanlış yazmışlar. Sur kararı yaklaşık 100 bin kişiyi etkiliyor. İptali için hukuki mücadele başlatacağız.” 


Diyarbakır Mimarlar Odası’nın tespitlerine göre, kamulaştırma kararı UNESCO Kültür Mirası Listesi’nde bulunan ve Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin önünde suikasta kurban gittiği tarihi Dört Ayaklı Minare ile Ulu Cami, Surp Giragos Ermeni Kilisesi (tapusu Ermeni Katolik Kilisesi Cemaati Vakfı’na ait), Meryemana Kilisesi (Süryani Kadim Meryemana Kilisesi Cemaati Vakfı’na ait), Cemilpaşa Konağı, Hasanpaşa Hanı, Çiftehan, Sur Belediye Binası, Dicle Fırat Kültür Merkezi gibi yerleri de kapsıyor. 



Hürriyet 



Haber AA'da şu şekilde yer aldı


Diyarbakır Valiliğince Sur ilçesinde yürütülecek uygulamalarla bölgede yaşayan vatandaşların mağduriyetlerinin giderileceği ve can ile mal güvenliğinin sağlanacağı yerleşim alanlarının oluşturulacağı bildirildi.


Valilikten yapılan açıklamada, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında 22.10.2012 tarih ve 2012/3900 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile "riskli alan" ilan edilen Diyarbakır'ın Sur ilçesi Suriçi bölgesindeki taşınmazların 21 Mart 2016 tarih ve 2016/8659 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile acele kamulaştırılması hakkında kararların 25 Mart 2016 tarih ve 29664 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği anımsatıldı.


Risk barındıran en ve tarihi dokuya uymayan yapıların tasfiye edilerek vatandaşların yöresel mimariye uygun sağlıklı ve güvenli yapılarda ikametinin sağlanacağı, tescilli yapıların tadilatları yapılarak tarihi dokunun korunacağı vurgulanan açıklamada, şunlara yer verildi:


"Yürütülecek uygulamalar ile bölgede yaşayan vatandaşların mağduriyeti giderilerek, kentsel yaşam kalitesinin artırıldığı ve vatandaşların nitelikli konutlarda ikamet edebildiği, sosyal ve kamusal ihtiyaçlarının karşılandığı, ekonomik refah seviyesinin artırıldığı, bölgede yaşayan vatandaşların can ve mal güvenliğinin sağlandığı yerleşim alanları oluşturulacaktır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığının koordinesinde başlatılan bu çalışmalar bölgede yaşayan vatandaşlarla birlikte uzlaşma esasına göre yürütülecektir. Söz konusu acele kamulaştırma kararı bölgedeki tüm mülkiyetlerin kamulaştırılması anlamına gelmemektedir."


Sur'da hayat normale dönüyor

İlçede sokağa çıkma yasağının kaldırılmasıyla canlılığına yavaş yavaş kavuşan bölge, güzel hava ve hafta sonundan yararlanan vatandaşların buluşma noktası oldu. Gazi Caddesi'nde son ayların en kalabalık hafta sonunu yaşarken, Ulu Cami önünde oturan vatandaşlar ise çay içerek sohbet etti.


Tarihi Ulu Cami'yi ziyarete gelen bazı vatandaşlar, gönüllü rehberlerden caminin tarihi hakkında bilgi aldı. 


AA



Haber Evrensel Gazetesi'nde şu şekilde yer aldı....



Sur'daki kamulaştırma kararını bir kimliksizleştirme hamlesi olarak değerlendiren Mimarlar Odası Diyarbakır Şube Yöneticisi Herdem Doğrul, kamulaştırmanın Sur'daki hayatı yok etmeye dönük olduğunu belirtti. Doğrul, Sur'u kendi mülkiyetlerine alıp istedikleri gibi dönüştürmek ve peşkeş çekmek için ilçenin tamamını alma planını devreye koyduklarına dikkat çekerek, tüm sivil toplum kurumlarıyla dayanışma içerisinde bununla mücadele edeceklerinin altını çizdi. Kamulaştırma sürecinin ilk etapta kentsel dönüşüm çalışmalarıyla başladığını anlatan Doğru, "Sur'da bir kimliksizleştirme hamlesi başlatıldı. Tamamen Sur ilçesini tarihinden kültüründen koparma girişimi var. Binlerce ailenin yaşadığı koca bir ilçeyi sadece turizme hizmet etsin diye ya da bir gelir getirişinde yok ediyor ve satın alıyorsunuz. Koca bir ilçe devletin mülkiyetine geçiyor. Bu çok vahim bir durumdur" dedi. Sur'un güzelliğinin sadece tarihi taşlarından ve yapılarından oluşmadığını, Sur'un asıl güzelliğinin orada yaşayan halkın sosyal dokusuyla ilgili olduğunu dile getiren Doğrul, o insanların o mahallelerden çıkarılmasıyla Sur'daki yapıların ne kadar ihtişamlı olduğunun çok şey ifade etmeyeceğini söyledi. "Kamulaştırma kararı Sur'daki hayatı öldürmeye dönüktür" diyen Doğrul, kamulaştırma öncesi orada yaşayan insanların tehlike olarak gösterildiğini bu şekilde yıkımın, toplumun geri kalanına meşru gösterilmeye çalışıldığına dikkat çekti. 



Evrensel




Haber Yeni Asya Gazetesi'nde şu şekilde yer aldı...



Bakanlar Kurulu'nca alınan karar ile Diyarbakır Merkez Sur İlçesi'nde 6 bin 300 parsel kamulaştırıldı.


Çevre ve Şehircilik Bakanlığının talebi üzerine Bakanlar Kurulunca alınan karar ile Diyarbakır merkez Sur İlçesinde 6 bin 300 parsel için kamulaştırma kararı alınırken, Diyarbakır'daki Harita, Kadastro ve Jeoloji Mühendisleri Odaları üyeleri basın toplantısı düzenleyerek, tepkilerini dile getirdi. Düzenlenen toplantıda konuşan Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Harun Yalçınkaya, Diyarbakır'ın en kadim ilçesi olan Sur için alınan bu kararın kendilerini derin bir endişeye sevk ettiğini belirterek şöyle dedi: "Alınan bu kararın yaratacağı sosyal ve psikolojik olumsuz sonuçlarının ötesinde Diyarbakır'ın kent kimliğinin yok edilmeye çalışıldığı aşikârdır. Sur ilçesinde toplam 7714 parsel bulunmaktadır ve alınan bu kamulaştırma kararı 16 mahallede toplam 6300 parseli kapsamaktadır. Bu alan içerisinde 10 bin 846 adet yapı bulunmaktadır. Bu rakam ilçenin yüzde 82'sine tekabül etmektedir. Zaten geriye kalan alanın büyük bir kısmı hazine mülkiyeti ve Kentsel Dönüşüm kapsamında TOKİ tarından kamulaştırılmış idi. Rakamlar olayın vehametini açık bir şekilde göstermektedir. Bir kentin temel yaşam merkezi ve kalbi niteliğinde.


UNESCO BİZİ ENDİŞELENDİRİYOR 


Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Başkam Deniz Akdemir ise kamulaştırma kararı verilen yerler arasında camiler, kiliseler, hanlar, konaklar, oteller, Sur Belediye binası ve merkez bankası binası da olduğunu belirtti. Diyarbakır Surları ve Hevsel bahçelerinin UNESCO kültürel miras listesinde yer aldığını da hatırlatan Akdemir, "UNESCO'nun yaşanan bu süreçte sesiz kalması bizi endişelendiriyor. Yasal olarak itiraz hakkımızı kullanacağız ve ulusal ve uluslar arası arenada bu işin takipçisi olacağız" diye konuştu. 



Yeni Asya


Haber Diriliş Postası'nda şöyle yer aldı;


Sur'da acele kamulaştırma kararı Diyarbakır Valiliği, Sur'daki kamulaştırma için, "bölgede yaşayan vatandaşların mağduriyeti giderilerek, ekonomik refah seviyesinin artırıldığı, bölgede yaşayan vatandaşların can ve mal güvenliğinin sağlandığı yerleşim alanları oluşturulacaktır" dedi.


Diyarbakır Valiliğince Sur ilçesinde yürütülecek uygulamalarla bölgede yaşayan vatandaşların mağduriyetlerinin giderileceği ve can ile mal güvenliğinin sağlanacağı, yerleşim alanlarının oluşturulacağı bildirildi. Valilikten yapılan açıklamada, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında 22.10.2012 tarih ve 2012/3900 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile "riskli alan" ilan edilen Diyarbakır'ın Sur ilçesi Suriçi bölgesindeki taşınmazların 21 Mart 2016 tarih ve 2016/8659 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile acele kamulaştırılması hakkında kararların 25 Mart 2016 tarih ve 29664 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği anımsatıldı. Suriçi'ndeki çalışmalar ile bölgenin tarihi potansiyelinin ortaya çıkarılması, dokuya uymayan sağlıksız ve güvensiz konutların yerine yöresel mimariye uygun yapılar yapılması, kentsel sit alanı olan bölgenin tarihi, turistik değerlerini ön planda tutan bir yerleşim yeri haline gelmesinin amaçlandığı kaydedilen açıklamada, Diyarbakır'ın tarihi ve kültürel dokusuyla eşsiz bir kent olduğu belirtildi. Açıklamada, Suriçi bölgesinin Kentsel Sit Alanı olması ve UNESCO Dünya Mirası Listesinde yer alması nedeniyle tarihi ve kültürel yapısı ile ön plana çıkarılacağı, onaylı Koruma Amaçlı İmar Planı kapsamında ticari ve turistik faaliyetler desteklenerek turizm potansiyelinin artırılacağına işaret edildi. 


PROVOKASYONLARA İTİBAR EDİLMESİN 


Risk barındıran ev ve tarihi dokuya uymayan yapıların tasfiye edilerek vatandaşların yöresel mimariye uygun sağlıklı ve güvenli yapılarda ikametinin sağlanacağı, tescilli yapıların tadilatları yapılarak tarihi dokunun korunacağı vurgulanan açıklamada, şunlara yer verildi: "Yürütülecek uygulamalar ile bölgede yaşayan vatandaşların mağduriyeti giderilerek, kentsel yaşam kalitesinin artırıldığı ve vatandaşların nitelikli konutlarda ikamet edebildiği, sosyal ve kamusal ihtiyaçlarının karşılandığı, ekonomik refah seviyesinin artırıldığı, bölgede yaşayan vatandaşların can ve mal güvenliğinin sağlandığı yerleşim alanları oluşturulacaktır. 


Çevre ve Şehircilik Bakanlığının koordinesinde başlatılan bu çalışmalar bölgede yaşayan vatandaşlarla birlikte uzlaşma esasına göre yürütülecektir. Söz konusu acele kamulaştırma kararı bölgedeki tüm mülkiyetlerin kamulaştırılması anlamına gelmemektedir." Uygulamanın acele yapılması noktasında vatandaşların mağdur edilmemesinin hedeflendiği belirtilen açıklamada, vatandaşların provokatif söylemlere itibar etmemesinin büyük önem arz ettiği bildirildi. 


Diriliş Postası