Genel

Doğuş Makina Pakistan ve Afganistana kesimhane yapacak!

İslami usullere göre büyükbaş hayvan kesimi yapabilen makinaları üreten Doğuş Makina AŞ, Pakistan ve Afganistana 12 kesimhane tesisi kuracak. İki ülkede toplam 140 milyon dolarlık yatırım yapılacak

Türkiyenin deriye zarar vermeden ve İslami usullere göre kesim yapabilen ilk büyükbaş hayvan kesim ve işleme makinalarını üreten Doğuş Makina AŞ, Pakistan ve Afganistana toplam 140 milyon dolarlık kesimhane yatırımı yapacak.

Doğuş Makina Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Özsözen, yaptığı açıklamada, Pakistana yatırım fikrinin ülkenin Pencap Eyaleti Başbakan Yardımcısının yaklaşık 1,5 yıl önceki Türkiye ziyareti sırasında gündeme geldiğini belirtti. Pencapta ilk etapta yapılması öngörülen dört kesimhaneden ikisinin faaliyete geçtiğini, ikisinin de proje görüşmelerinin sürdüğünü dile getiren Özsözen, iki sene içinde tamamlanması planlanan yatırımların toplam değerinin 70 milyon dolar olduğunu kaydetti.

Yatırım görüşmeleri süren üç tesisin toplam maliyetinin de 50 milyon doları bulacağını ifade eden Özsözen, "Böylece bölgeye yapılan toplam yatırım 120 milyon doları bulacak" diye konuştu. Özsözen, bir aksilik yaşanmadığı takdirde üç yıl içinde bütün tesislerin faaliyete geçmiş olacağını kaydetti.

Afganistandaki yatırımları hakkında da bilgi veren Özsözen, yatırımlar konusunda Afganistan Tarım Bakanı ile karşılıklı imzaların 24 Eylülde atıldığını söyledi.

Söz konusu yatırımlar kapsamında aralarında Kabil ve Mezar-ı Şerif gibi şehirlerdeki de dahil toplam beş kesimhane kuracaklarını bildiren Özsözen, yatırımların toplam büyüklüğünün 20 milyon dolar olduğunu ifade etti. Afganistandaki tesislerin yaklaşık 14 ay içinde tamamlanacağını belirten Özsözen, gelecek yıl mayıs ayı içinde 5 kesimhanenin makinelerinin teslim edileceğini söyledi.

Abdestli kasaplarla kesim

Kurdukları tesislerde kesimlerin İslami usullere göre yapıldığını ve kesimhanelerde kullanılan makinaların buna göre tasarlandığını belirten Özsözen, kesim aşamasına gelene kadar hayvanlara acı çektirilmemesi ve hayvanların strese sokulmaması gerektiğini dile getirdi.

Kesilecek hayvandan iyi nitelikte et alınabilmesi için stresten uzak tutulması gerektiğine dikkati çeken Özsözen, tesislerdeki düşürme kabinleri sayesinde hayvanların stressiz bir şekilde kesime hazırlandığını söyledi.

Hayvanlara acı çektirilmeden kesilmesinin İslam dininin de bir gereği olduğunu ifade eden Özsözen, yatırım yaptıkları ülkelerdeki vatandaşların bu konularda hassas olduğunu kaydetti. Kesimi gerçekleştirecek kasapların hijyen kurallarına uyan ve abdestli kişiler olması gerektiğini dile getiren Özsözen, "Biz de yatırım yaptığımız tesislerde bu tür detaylara dikkat ediyoruz. Eğitimlerimizin baş konularından birisi budur" diye konuştu.

İşkembeyi robot çıkartacak

Hayvanın sakatatlarının el değmeden çıkartılması için kullanmayı düşündükleri yeni teknolojiler hakkında da konuşan Özsözen, bunun için bir robot tasarladıklarını bildirdi. Robotun nasıl çalışacağı konusunda bilgi veren Özsözen, "Robotun elleri uzun olduğu için işkembenin içine girecek. İşkembeyi dışarı çıkartacak" diye konuştu.

Bir yıl içinde tesislerde kullanmayı planladıkları robotun yazılım çalışmalarının sürdüğünü ifade eden Özsözen, yeni geliştirecekleri robotun bir dünya patenti olacağını belirtti.

Prensip olarak etlerin yıkanmasına karşı olduklarını dile getiren Özsözen, kurdukları tesislerde eti 80 derece sıcaklıktaki buharla
 temizlediklerini söyledi. Türkiyede kendi alanlarındaki en büyük firma olduklarının hatırlatılarak, artan talebi nasıl karşılayacaklarının sorulması üzerine Özsözen, herşeyden önce projeye çok önem verdiklerini dile getirdi.

Yan sanayi ağırlıklı çalıştıklarını ve bütün imalatı proje üzerinde bitirdiklerini anlatan Özsözen, Türkiyede bulunmayan makina parçalarını yurt dışından getirterek monte ettiklerini söyledi. Özsözen, yan sanayi iyi kullanıldığı müddetçe talebin karşılanmasında sıkıntı yaşanmayacağını belirtti.

Sektörün desteklenmesi halinde Türkiyenin bu alandaki pazar payının 5 milyar doları bulacağını öne süren Özsözen, "Sadece kesimhaneyle olmuyor. Derisi, bağırsağı, işkembesi... Bunların hepsi sanayi kolu. Bunların hepsinin makineleri oluyor" diye konuştu.

Gelecek dönemde Katar ve Kazakistana da tesis kurmayı hedeflediklerini bildiren Özsözen, Katardaki tesislerde deve, Kazakistandaki tesislerde ise at deri yüzüm makinelerinin de olacağını söyledi. 2-3 ay içinde söz konusu yatırımların ihalelerinin yapılacağını anlatan Özsözen, "Anlaşma sağlandığı takdirde gelecek yıl makinaların ihracı başlar" diye konuştu.

Anahtar teslim tesisler

Firmalarının kurulduğu günden bugüne kadarki yatırımları ve tesislerin et üretim kapasiteleri hakkında da bilgi veren Özsözen, 1970li yıllarda Et ve Balık Kurumunun (EBK) kombinalarında kullanılmak üzere ilk sığır deri yüzüm makinesini imal ettiklerini söyledi.

Bu zamandan sonra EBKya ait tesislerin firmaları tarafından kurulduğunu ve mevcutları modernize ettiklerini anlatan Özsözen, "Günümüzde yapılan incelemelerde 1978 yılında Erzurum, Bingöl, Van, Adana ve Sakarya illerinde kurulmuş olan sığır deri yüzme makinelerinin 2011 tarihi itibariyle halen mükemmel çalıştığı tespit edilmiştir" dedi. Kurdukları tesislerin yüzde 92sini yerli olarak ürettiklerini kaydeden Özsözen, kendilerine bağlı 30dan fazla yan sanayi firması ile entegre et tesislerini "anahtar teslim" bir şekilde yaptıklarını ifade etti.

Tesislerin şu anda saatte 120 büyük baş hayvan işleme kapasitesine sahip olduğunu dile getiren Özsözen, tesislerde her 20 saniyede 1 tonluk sığırın uluslararası sağlık standartlarına uygun, deri ve ette hiçbir zarar oluşmadan ve İslamın gerektirdiği şartların tamamına uygun olarak işlenebildiğini ifade etti.

Suudi Arabistana giden hacıların kurbanlarının kesimi için yapılan ve dünyanın en büyük kesimhanesi olan Mina entegre et tesislerinin de kendi imzalarını taşıdığını belirten Özsözen, bu tesiste üç günde 450 bin kurbanın kesiminin gerçekleştirilebildiğini söyledi.

Bugüne kadarki yurt dışı yatırımlarından da söz eden Özsözen, ABD-Pensilvanya, Rusya-Moskova, Kazakistan-Taşkent gibi birçok bölgeye de tesis kurduklarını, Türkiyede ise başta Tansaş firması olmak üzere 8 firmanın entegre et tesislerinin firmaları tarafından kurulduğunu sözlerine ekledi.

AA