Sektörel

Elazığ depremi, İstanbul'a kendi gerçeğini hatırlattı!

Türkiye'de de son olarak Elazığ depreminde yaşanan can kayıpları, İstanbul'a kendi gerçeğini hatırlattı

Dünya son birkaç ay içinde büyük depremlerle sarsılırken, Türkiye'de de son olarak Elazığ depreminde yaşanan can kayıpları, İstanbul'a kendi gerçeğini hatırlattı. İstanbul'da 50-60 sene önce oluşmaya başlayan gecekondu semtleri bugün şehir merkezinde kaldığı için bu semtlerde içten içe dönüşüm yaşanıyor. Son 20-30 yılda plansız gelişen bölgelerde ise dev konut projeleri ve adeta yeni şehirler kuruluyor. TOKİ, Emlak Konut ve belediyeler de bu dönüşümü destekliyor.
 
İstanbul başta olmak üzere Türkiye'de emlak piyasaları, geçen yılın aynı dönemine göre düşük faiz etkisiyle 2010'da hareketli. İstanbul'da büyük konut projelerine, bugün eskinin gecekondu semtleri de ev sahipliği yapmaya başladı. Gayrimenkul uzmanları, bazı bölgelerde gecekondu mahallelerine 'nur yağdığı' ifadesini kullanıyor. İstanbul'da merkezi semtlerde 'arsa kalmadığı' yorumları yapüıyor. Megakentte, binaların üçte ikisi sağlıksız yapılaşma ürünü ve bunlar içinde de önemli bir bölümü iskansız ve ruhsatsız. Bu durum, dönüşümü zaten gerekli kılıyordu.

Sağlıksız çehre değişiyor
Çoğu gecekondu mahallesinde lokal dönüşümün, önümüzdeki dönemde hız kazanması bekleniyor. Bir zamanlar mantar gibi geceden sabaha çoğalan gecekondu mahalleleri artık oluşmuyor. Avcılar'da, Esenyurt'ta, Küçükçekmece'de, Sarıyer'de, Sultangazi'de, Gaziosmanpaşa'da ve Boğaz sırtlarında; Anadolu yakasında ise Ümraniye, Çekmeköy, Sancaktepe, Kadıköy, Üsküdar, Kartal, Maltepe, Pendik ve Tuzla'da yaşanan dönüşümlerde binlerce gecekondu ve sağlıksız yapının yerini nitelikli konutlar aldı. 1998 yılında hayata geçirilen yönetmelikle 1. derece deprem kuşağı içinde değerlendirilmeye başlayan İstanbul'da, artık birkaç gecede gecekondu semtleri ortaya çıkmıyor. Sağlıksız yapıların sayısı da son 10 yüda yok denecek kadar azaldı.

Bir taraftan TOKİ, Emlak Konut ve belediyelerin dönüşüm projeleri; diğer taraftan şehir merkezlerinde kalmış, imar planları yapümasıyla da rantı daha da artmış bölgelerin yatırımalarca değerlendirilmesi sonucu artık gecekondu dokusu etkisini hızla kaybediyor. Gecekonduların yerini gökdelenlerin almaya başladığı yorumlan da yapılıyor. İstanbul'un bozulmamış gecekondu setleri de olduğuna dikkat çeken mimar-ekonomist ve Tüm Mühendisler Mimarlar Birliği Platformu Genel Başkam Remzi Kozal, "Sarıyer-Büyükdere, Baltalimanı (Armutlu), Beykoz Paşabahçe yamaçları, altyapıları güçlendirilerek turizme kazandırılabilir. Bu bölgeleri ortadan kaldırmak yerine, turizme kazandırma adına rehabilite edebiliriz. Bu, çağdaş şehircilik acısından önemli bir proje olabilir" diyor.

Boğaz'da rehabilitasyon
İstanbul'un bir çok bölgesinde dönüşüm projeleriyle yemlemeler yapılırken Boğaziçi'nde, yasal bir düzenleme olmadığı için herhangi bir yenileme yapılamıyor. Remzi Kozal, "Boğaziçi, dünyanın en güzide yerlerinden birisi. Öyle şuadan düzenlemelerle sonuç almak mümkün değü. Artık, bölgenin bir parçası haline gelmiş gecekonduları yıkıp kaldırmak mümkün olamadığına göre, bir düzenleme yaparak Boğaziçi'ne yakışu bir konuma getirmek doğru yaklaşım olabilir. Çarpık yapüaşma büyük oranda revize edilirken kültür, turizm açısından önemli bir kazanım sağlanabilir" diye konuşuyor.
Hürriyet