Genel

Gayrimenkul Hukuku Enstitüsü'nden sit alanları ve kentsel dönüşüm semineri!

Gayrimenkul Hukuku Enstitüsü sit alanları ve kentsel dönüşüm yasası ile ilgili getirilen yeni düzenlemelere açıklık getirmek üzere enstitü merkezinde kapsamlı bir seminer düzenledi

Bakanlık yetkililerinin ve akademisyenlerin konuşmacı olarak katıldığı seminerde 19 Nisan 2012 tarihinde yürürlüğe giren “Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu ve Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kuralları Yönetmeliği” kapsamında sit alanlarıyla ilgili getirilen yeni düzenlemelerin ayrıntıları konuşuldu.


Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Yrd. Doç. Dr. Elif Örnek Özden, Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul 2. Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’nden Kültür ve Turizm Uzmanı Ersoy Köse ve Boğaziçi İmar Müdürlüğü’nden Emekli Müdür Yardımcısı Metin Ataoğlu'nun konuşmacı olarak katıldığı seminere belediyelere bağlı uzman mimarlar, önemli gayrimenkul değerleme firmaları ve bölgeleriyle ilgili bilgi almak isteyen muhtarlık yetkilileri katıldı.


İtiraz Süresi 18 Haziran’da Sona Eriyor


Seminer kapsamında getirilen yeni düzenlemeyle ilgili önemli açıklamalarda bulunan Enstitü Başkanı Av. Ali Yüksel:


Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu ve Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulları Yönetmeliği 19 Nisan 2012 tarihli 28269 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Anılan yönetmelik ile 12/1/2005 tarihli ve 25698 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu ve Koruma Bölge Kurulları Çalışmaları ile Koruma Yüksek Kuruluna Yapılacak İtirazlara Dair Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır.Mülga yönetmelikte itiraz hakkının planlama yetkisi bulunan kamu kurum ve kuruluşları ile valilik ve belediyelere verilmiş olmasına karşın yeni yönetmelikte böyle bir sınırlamaya gidilmemiştir.. Yeni yönetmeliğe göre kamu kurum ve kuruluşları dışında gerçek ve tüzel kişiler de koruma bölge kurulu kararlarına itiraz edebilirler.Yönetmeliğin geçici 1. maddesinde; ‘Bu Yönetmeliğin yayımlandığı tarihten önce alınmış koruma bölge kurulu kararlarına karşı bu Yönetmeliğin yayımlandığı tarihten itibaren 60 gün içinde yani 18 Haziran 2012 tarihine kadar 18’inci madde hükümleri çerçevesinde itiraz edilebilir’ ibaresi yer almaktadır. 


Yönetmeliğin 4. maddesine göre bu yönetmeliğin arkeolojik, kentsel, kentsel arkeolojik ve tarihi sit alanlarını kapsadığına dikkat çeken Yüksel; “Doğal sit alanları ile ilgili yetki ve sorumluluk 17.08.2011 tarih ve 28028 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 648 Karar Nolu Kanun Hükmünde Kararnameye göre Çevre ve Şehircilik Bakanlığına verilmiştir.  Bu nedenle anılan geçici maddenin doğal sitler için uygulanıp uygulanmayacağına bir açıklık bulunmamaktadır.


İmar Planlamasında Belirleme Önceliği Sit Alanlarına Göre Yapılmalı


Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Yrd. Doç. Dr. Elif Örnek Özden yaptığı konuşmada sit alanlarının korunmasında en önemli konunun imar planlamasının sit alanlarına göre düzenlenmesi olduğuna dikkat çekerek; “Sit alanı kavramı anlamsal ve yasal olarak tarih öncesinden günümüze kadar gelen çeşitli medeniyetlerin ürünü olup, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik, mimari ve benzeri özelliklerini yansıtan kent ve kent kalıntıları, kültür varlıklarının yoğun olarak bulunduğu sosyal yaşama konu olmuş veya önemli tarihi hadiselerin cereyan ettiği yerler ve tespiti yapılmış tabiat özellikleri ile korunması gerekli alanları kapsamaktadır.” dedi. 


Özden; “Toplumun geçmişteki sosyal, ekonomik koşullarını ve kültürel değerlerinin yansıtan fiziksel yapısının günümüzün değişen sosyal ve ekonomik koşulları altında yok olmasına engel olmak ve çağdaş toplumla, çağdaş gelişmelerle bütünleştirilerek yaşamasını sağlamak ancak sit alanlarının korunmasıyla mümkün olabilir. Bu anlamda sit alanları yapılaşmaya göre değil, kentsel yapılaşma sit alanlarına göre belirlenmeli.” açıklamasında bulundu. 


Türkiye’deki Sit Alanlarının Yüzde 83’ü Arkeolojik Sit Alanıdır


Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul 2. Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünden Kültür ve Turizm Uzmanı Ersoy Köse ise yaptığı konuşmada; “Türkiye’de 2011 sonu itibariyle sayısı 12.272’yi bulan sit alanlarının 10.000’den fazlası arkeolojik sit alanıdır. Bu rakam sit alanlarında yapılan düzenlemelerin doğrudan tarihi dokumuzu etkilediğini göstermekte” diye konuştu. 



GHE, Kentsel dönüşüm yasasını uzmanlarla masaya yatırdı


Türkiye'nin kentleşme konusundaki en önemli problemi olan deprem politikalarıyla ilgili getirilen "Kentsel Dönüşüm Yasası", GHE tarafından düzenlenen seminerde masaya yatırıldı. 


Seminere katılan şehirleşme uzmanları, yüzde 96'sı deprem tehlikesi altında olan bir ülke için böyle bir yasanın mecburi olduğu konusunda hemfikirken, kötü niyetli kullanımların önünü açmamak için ciddi önlemler alınması gerektiğine dikkat çekti. 


Zeytinburnu Belediyesi Teknik Başkan Yardımcısı M.Zafer Alsaç,  Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Şube Müdürü Dr. Hande Ağan Yalçıntaş ve Küçükçekmece Belediyesi Plan ve Proje Müdürlüğü - Kentsel Dönüşüm Birimi’nden Eda Çaçtaş'ın konuşmacı olarak katıldığı seminerde; çok büyük bir bölümü deprem kuşağında yer alan Türkiye'nin alan planlamasının deprem koşullarına uygun şekilde yeniden düzenlemesi amacıyla hazırlanan yasanın getireceği yenilikler uzmanlar tarafından ayrıntılarıyla ele alındı.


GHE tarafından enstitü merkezinde düzenlenen seminere ilin önde gelen gayrimenkul değerleme firmaları, inşaat firmaları, müteahhitler ve emlak ofisleri katılarak yasa konusundaki güncel yenilikler konusunda ayrıntılı bilgi içeriği sağladılar. 


Türkiye'nin Yüzde 96'sı Deprem Riski Altında


Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Şube Müdürü Dr. Hande Ağan Yalçıntaş yaptığı konuşmada Türkiye'nin yüzde 96'sının farklı olanlarda deprem tehlikesine sahip bölgeler içinde yer aldığına dikkat çekerek; "Nüfusumuzun yüzde 98'i deprem riski altındaki bu bölgelerde ikamet etmekte. Sadece İstanbul'u baz aldığımızda var olan 3 milyon konut stokunun yüzde 27'si deprem riskine bağlı olarak acilen yıkılmalı. Ülke geleceği için böylesine önemli bir risk söz konusu iken yeni yasal düzenlemenin doğru bir şekilde hayata geçirilmesi büyük önem taşıyor." açıklamasında bulundu. 



Geçtiğimiç sene ülkemizde yaşanan Van depreminin imar planlaması konusundaki yasa açıklarının giderilmesi konusunda atılan adımları hızlandırdığının altını çizen Zeytinburnu Belediyesi Teknik Başkan YardımcısıM. Zafer Alsaç:


Türkiye'de yıllar içinde birçok önemli büyük deprem felaketi yaşanmıştır. Ancak geçtiğimiz sene yaşanan Van depremi toplumsal algı açısından önemli bir tetikleyici oldu. Yasal düzenlemeler bu son felaketten sonra hız kazandı" diye konuştu. Dönüşüm projesinin kısa vadeli bir konu olmadığının altını çizen Alsaç; “Dönüşüm olarak adlandırdığımız bu süreç 3-5 yılda tamamlanacak bir proje değildir, belki 20 yıl sürecek kapsamlı bir yoldur.



Küçükçekmece Belediyesi Plan ve Proje Müdürlüğü-Kentsel Dönüşüm Birimi’nden Eda Çaçtaş, getirilen yeni yasanın iyi niyetli bir adım olduğuna ancak riskli yapıların ve riskli alanların yenilenmesine yönelik gerekçenin hazırlanan tasarıda yerel yönetimlere ait yetkilere Bakanlık tarafından sınırsız biçimde el konulması ve dolayısıyla kentsel toprak rantlarının merkezden yönetilmesinin önünü açabileceğine dikkat çekerek; "Getirilen düzenlemeler, ülke topraklarının ve doğal kaynakların amacına uygun olmayan kullanımlara izin verebilecek boşluklara sahip. Bu konuda kötü niyetli adımların önüne geçilmesi ve denetlemenin iyi yapılması şart" açıklamasında bulundu. Çaçtaş konuşmasında kanunun su havzaları, 2B ve orman alanlarını da dönüşüm kapsamında kullanılacağını da dile getirdi.