18 / 07 / 2024

Emlakçılar neden ağlıyor? 

Emlakçılar neden ağlıyor? 

Profesör Dr. Soner Gökten Para Medya'da kaleme aldığı yazısında son dönemde en çok ağlayan emlakçıları ve galericileri yazdı. İşte Prof. Dr. Soner Gökten'in o yazısı...




Son beş yılda senede sürekli olarak artan ve son günlerin en çok konuşulan konuları arasında yer alan konut fiyatları, satışların düşmesiyle yerini de yavaşlamaya bıraktı. 

Profesör Dr. Soner Gökten Para Medya'da kaleme aldığı yazısında son dönemde en çok ağlayan emlakçıları ve galericileri yazdı. İşte Prof. Dr. Soner Gökten'in o yazısı...


Bir ülke ekonomisi düşünün ki, kolay paraya alışmış bir toplum yaratmış. Peki nasıl becermiş bu işi? Nas deneyiyle.

Yani negatif reel faizle. Öyle bir masa kurulmuş ki; Maliyetine bakılmadan fazlaca yemek söylenmiş. İhtiyaç var mı yok mu, israf olur mu ya da büyük bedeller ödenilir mi diye düşünülmemiş. Herkes oturmuş etrafına gücü oranında fazladan yemiş de yemiş. Hele ki krediye bedava ulaşanlar iyice obez olmuş. Pek tabi bu obezite çevresini de beslemiş,

Enflasyon canavarını ininden çıkarmış ve nihayetinde yapılan işe karşın anlamsızca ve kolayca para kazanılan iş dalları oluşturmuş.

Bunların en önde gelenleri de galericiler ve emlakçılar.

Yazdıklarımdan kırılmayın, gücenmeyin…

Güneş ne yazık ki balçıkla sıvanamıyor.

Gelin ben kısaca diyeceğimi diyeyim, söyleyeceğimi söyleyeyim!

Negatif reel faiz ve körüklenen enflasyon, satın alma gücünün korunması çerçevesinde parasal olmayan varlık değerlerini süreklilik gösterir biçimde yukarı götürdü.

Yani, rasyonel bir ekonomide olmaması gerekirken, otomobil ve konut birer yatırım aracına dönüştü.

Emlakçılar neden ağlıyor? 

İş bu duruma gelince,

Temel işi al-sat faaliyetinden ibaret olan galericiler bir bakıma keramet kendilerinde zannedip, dükkânın önüne koydukları arabaların değer artışlarıyla 90’lı yıllardan bu yana ilk defa gördükleri bir saadet rüyasında kaldılar.

Sözüm meclisten dışarı, yani tüm galericileri itham altında bırakmadan, bazılarının;

Distribütörlerdeki tanıdıklarla iş tutup sırada öne girerek araba almalarını, bu tür ikili al gülüm ver gülüm ilişkilerinin önüne geçmek amacıyla distribütörlerin satış elemanlarının cep telefonlarını denetime tabi tutmasını, araç almaya gelenlerden piyasada araç olmaması mazeret gösterilip hava parası istenmesini, kayıt dışı paraların galeriler önünde ağır abi otomobillere dönüşerek bir güzel sergilendiğini gördük ve duyduk.

Halbuki, otomobillerle ilgili mesleki donanım ve birikimiyle gerçek anlamda güvenilir bir alım satım faaliyeti tesis etmesi gereken galericilik Nas ekonomisinde bir tür finansal yatırım danışmanlığına dönüştürüldü!

Öyle yıprattı ki mesleği, gerçek anlamda galericilik yapanlar için söz konusu bu  durum gerçekten rahatsız edici hale geldi…

Emlakçılar neden ağlıyor? 

Galericiler için sözün özü şu: İyi kazandınız, kolay kazandınız!

Bu nedenle bugün bağırmaya ve şikayet etmeye bence hakkınız yok.

Şükrederek piyasaların düzelmesini bekleyeceksiniz.

Zira emekli Mahmut Amca, asgari ücretli Hasan daha önce bu şekilde kazanma şansı bulamadı.

Kaldı ki, meslekteki çürükler elensin piyasa etkinleşsin.

Gelelim emlakçılara...

Bir ara iş ve işçi bulma kurumu oldu emlakçılık.

İşi olmayan iki üç konut kaptığı zaman, emlakçıyım diye ortada dolaşmaya başlamıştı.

Gayrimenkul finansı bilmez, inşaattan anlamaz, gayrimenkul değerinden haberi yok, hatta öylesini gördüm ki mahalleye bile yabancı!

Güler misin ağlar mısın?

Kapı açıyor, evi gösteriyor ve kendini emlakçı sanıyor. 

Sistem de kendini besliyordu. Kredi kanalları açık, kredi adeta bedava, enflasyon körüklenmekte ve bu sebeple konuta talep yüksek; Haliyle satıcıdan binde 2, alıcıdan binde 2!

Ne güzel kebap! Ne karşılığı peki bu komisyon?

Kapıyı açıp gezdirme karşılığı… Ne bir alıcı portföyü ne de bir satıcı portföyü olmayan yüzlerce kişi birden emlakçı oluverdi. Yine mesleği meslek olmaktan çıkarttılar.

Gayrimenkul danışmanlığını resmen çantacılık haline getirdiler. Komisyonunun isim itibarını da yerle yeksan ettiler. Emlakçılar için de sözün özü şu: İyi kazandınız, kolay kazandınız!

Bu nedenle bugün bağırmaya ve şikayet etmeye bence hakkınız yok.

Şükrederek piyasaların düzelmesini bekleyeceksiniz.

Zira emekli Ali Amca, asgari ücretli Nurettin daha önce böyle kazanma şansı bulamadı.

Kaldı ki, meslekteki çürükler elensin, piyasa etkinleşsin.

Sevgi ve vicdanla kalın…

Prof. Dr. Soner Gökten

 

Kira artışında TÜFE uygulaması son 2 yılda ev tutanları zorlayabilir! 

Türkiye'deki milyoner sayısının yüzde 43 artması bekleniyor!

En düşük emekli maaşı için 3 formül: 11 bin 500, 12 bin ve 12 bin 500 TL!


Geri Dön