Genel

Evkaf-ı İslamiye Müzesinin Kuruluşunun 100. Yılı için panel düzenlendi!

Vakıflar Genel Müdürü Dr. Adnan Ertem, "Vakıf denildiği zaman, tarihi ve sosyolojik derinliği olan toplumun her katmanına sirayet eden bir kurumdan bahsediyorsunuz demektir" dedi. ..

Vakıflar Genel Müdürü Dr. Adnan Ertem, "Vakıf denildiği zaman, tarihi ve sosyolojik derinliği olan toplumun her katmanına sirayet eden bir kurumdan bahsediyorsunuz demektir" dedi. 


Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesinde düzenlenen "Evkaf-ı İslamiye Müzesinin Kuruluşunun 100. Yılı ve Vakıf Müzeleri" Paneli'nin açılışında konuşan Ertem, Vakıflar Genel Müdürlüğünün çalışmaları hakkında bilgi vererek, vakıfların önemine değindi. 


Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesinde 10 müzenin bulunduğunu ifade eden Ertem, şunları kaydetti:


"Vakıf denildiği zaman, tarihi ve sosyolojik derinliği olan toplumun her katmanına sirayet eden bir kurumdan bahsediyorsunuz demektir. Hele hele bu topraklarda bin yıllık geçmişi olan bir kurumdan bahsediyorsanız, ister istemez bu kurumun müzeciler açısından birçok eser ve objeye sahip olduğunu kabul ediyorsunuz demektir. Bu bakış açısıyla baktığınız zaman, Vakıflar Genel Müdürlüğünün bir müzeye sahip olmasının, belki de bir kurum anlamında, diğer kurumlardan önce hak ediyor olmasından bahsedilebilir." 


Ertem ayrıca, Osmanlı'dan cumhuriyete geçişle üzerinde en fazla değişiklik yapılan kurumlardan birinin Vakıflar Genel Müdürlüğü olduğuna dikkati çekti. 


Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdür Yardımcısı Zülküf Yılmaz ise Anadolu coğrafyasında millattan önceki zamanlara uzanan bir geçmişin varlığına değinerek, özellikle Kahramanmaraş dolaylarında müzeciliğin ilk emarelerinin görüldüğünü söyledi. 


Selçuklu uygarlığında aynı düşünceyle İslam sanatı dönemine uygun eserlerin Konya'da toplanarak, korumaya alındığını bildiklerini belirten Yılmaz, "Genelde Türkiye'de müzecilik tarihi denildiği zaman, çok haklı olarak Osman Hamdi Bey'e bağlı olarak bir süreç akla gelir. Bugün ki Türk-İslam Eserleri Müzesi kurulalı 100 yıl olmuş. Bu süre arkeolog ve tarihçiler için belki kısa bir süre ama müzecilik açısından kısa değildir. Somut müzelerimizin oluşmasında emeği geçen herkese, şükranlarımızı sunuyorum. İşin özünde, koruma bilincinin olması yatıyor" diye konuştu. 


Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Duman da eskiden "Vakıflar ne yapıyor?" sorusu sorulduğunda kimsenin cevap veremediğini anlatarak, şu anda bu sorunun sorulmadığını çünkü vakıfların ne yaptığını herkesin gördüğünü dile getirdi. 


Özellikle son 10 yılda ülke çapında pek çok eserin ortaya çıkarılmasının bunun en önemli göstergelerinden birisi olduğunu ifade eden Duman, "Vakıf kelimesi, aynı zamanda benim zihnimde, hizmette süreklilik ve kalıcılığı çağrıştırıyor. Vakıf müzeleri de vakıflar kadar önemlidir. Tarihi değeri büyük olan objelerin gelecek nesillere aktarımının önemi büyüktür" değerlendirmesinde bulundu. 


AA