İmar

Fatih Belediyesi'nin tarihi eser kararı yasaya karşı mı?

Fatih Belediyesi'nin 2. ve 3. derece tarihi eserlerin bulunduğu alanları yapılaşmaya açan kararının hukuken bir dayanağı olmadığı belirtiliyor. İnşaat ve tesisat yapılıp yapılamayacağı konusunda karar alma yetkisi koruma kurullarında bulunuyor.

İstanbul Fatih Belediyesi'nin aldığı kararı konuşuyor... 2. ve 3. derece tarihi eserlerin bulunduğu alanları yapılaşmaya açan kararın hukuken bir dayanağı olmadığı belirtiliyor. İnşaat ve tesisat yapılıp yapılamayacağı konusunda karar alma yetkisi koruma kurullarında bulunuyor. Koruma kurullarının yetkisi 2863 sayılı kanunda açıkça belirtiliyor.


Radikal'den Ömer Erbil'in haberine göre Tarihi Yarımada'da 2 ve 3. Derece tarihi eserlerin bulunduğu parsellerde koruma kurullarının devre dışı kalması 2863 sayılı yasaya göre mümkün değil. İnşaat ve tesisat yapılıp yapılamayacağı konusunda karar alma yetkisi koruma kurullarında bulunuyor.


İZİN KÜLTÜR BAKANLIĞI'NDA

Tarihi Yarımada ile ilgili dün Fatih Belediyesi’nin yeni bir karar aldığı gündeme geldi. Bu karara göre 2 ve 3. Derece tarihi eserlerin bulunduğu parsellerde koruma kurullarının devre dışı kaldığı belirtildi. 2863 sayılı yasa buna asla müsaade etmez. Her türlü tarihi eseri koruma, kullanma ve onarım izni yasa ile Kültür ve Turizm Bakanlığı’na verildi. Bakanlık yasadan aldığı bu yetkiyi “Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulları” vasıtasıyla yürütüyor. Bunun haricinde hiçbir yerel yönetim tarihi eserlerle ilgili karar üretemez ve uygulayamaz.


Cumhuriyet gazetesinde dün çıkan haber oldukça ibret vericiydi. Habere göre, ‘Fatih Belediye Meclisi’nde 3 meclis üyesinin teklifi ile İmar ve Kültür Varlıklarını Koruma Komisyonları ortak rapor hazırlamış ve bu rapor AK Parti meclis üyelerinin desteği, CHP ’li üyelerin karşı çıkması ile onaylandığı’ yazılıydı. Rapora göre  “1. derecede tarihi eserler dışındaki 2 ve 3. derece tarihi eserlerin kendileri, bitişik ve karşı parsellerindeki yapılaşma izni için koruma kurulları” devre dışı bırakıldı.


BELEDİYE MECLİSİNİN YETKİSİ YOK!

Bu alenen yasayı çiğnemektir, uygulanması mümkün değildir. 2863 sayılı yasanın sekizinci maddesine göre,  “Tescil edilen korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarının korunma alanlarının tespiti ve bu alanlar içinde inşaat ve tesisat yapılıp yapılamayacağı konusunda karar alma yetkisi koruma kurullarına aittir” diyor.  Kanun yapma yetkisi olmayan belediye meclisinin kanuna aykırı karar alması ve uygulaması asla kabul edilemez.


BELEDİYE: ALGI OPERASYONU

Fatih Belediyesi akşam saatlerinde Twitter’dan haberlerin doğru olmadığına yönelik bir açıklama yaptı. Açıklamada şöyle denildi: “Tarihi Yarımada Fatih’te,  Fatih Belediye Meclisi, İBB Meclisi ve Anıtlar Kurulu tarafından 2012 yılında onaylanmış koruma amaçlı imar planları vardır. Bu planlara aykırı herhangi bir yapılaşma olması mümkün değildir. Konuyla ilgili yapılan haberler tamamen algı operasyonudur.”


MAHKEME PLANIN YÜRÜTMESİNİ DURDURDU

“Özrü kabahatinden büyük” bir açıklama. 2012 Koruma Amaçlı İmar Planları İstanbul 2. İdare Mahkemesi’nce bilirkişi raporu ile yürütmesi durdurulmuştu. Bölge İdare Mahkemesi Fatih Belediyesi’nin itirazını kabul etti ve mahkemeden “bilirkişinin yeterli olmadığını, yeni bilirkişi ile yeniden davanın görüşülmesini” istedi. Fatih Belediyesi bu kararı 2012 planları yürürlükte gibi algıladı. Daha doğrusu işine öyle geldi. Çünkü 2012 planları yeni rant kapıları açıyor, Tarihi Yarımada’da tarihi eserleri istedikleri gibi kullanma yetkisi veriyor. Belediye mahkemenin yeni kararını beklemek yerine uygulamayı tercih etti. Hukuk dışı bu uygulamayı Beyoğlu belediyesi de aynı şekilde geçtiğimiz günlerde hayata geçirmişti. Mahkeme Beyoğlu’nda da koruma amaçlı imar planlarını iptal etmiş, Danıştay bu kararı yeterli görmeyerek yeni bilirkişi ile yeniden değerlendirmesini istemişti.


ANITLAR KURULU ESKİDE KALDI

Diğer yandan Fatih Belediyesi’ne küçük bir hatırlatma yapalım. Açıklamada bahsedildiği gibi “Anıtlar Kurulu” diye bir kurul yok. Bu kurul 1983 yılında ismi ‘’Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu olarak değişti. 2011 yılında da tabiat varlıkları ayrılarak  “Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulu” olarak son şeklini aldı.


Hürriyet