Genel

Finansevim ile 250 bin aile faiz ödemeden taksitle ev sahibi oldu!

Finansevim Yönetim Kurulu Başkanı Emre Özkaya yaptığı açıklamada faizsiz sistemle Türkiye'de 250 binin üzerinde ailenin ev, araç ve arsa sahibi olduğunu söyledi.

Finansevim Yönetim Kurulu Başkanı Emre Özkaya, faizsiz sistemle Türkiye'de 250 binin üzerinde ailenin ev, araç ve arsa sahibi olduğunu dile getirerek, "250 bin liralık evin geri ödemesi 560 bin lirayı buluyor. Bir malın değeri 250 bin lira iken, neden 560 bin lira ödeyeyim? Bizim sistemimizde 250 bin liralık evin maliyeti fon katılım bedeli ile beraber 275 bin lira oluyor. Sistem, insanlar için gerçekten kârlı." diye konuştu.

Finansevim Yönetim Kurulu Başkanı Emre  Özkaya, Anadolu Ajansı muhabirine yaptığı açıklamada, kişilerin ev, araç, iş, eğitim ve düğün gibi ihtiyaçlarını faiz ödemeden karşılayabildiklerini aktararak, tasarrufa dayalı faizsiz finans sistemiyle ülkeye öz sermaye kattıklarını belirtti.

Bu sistem sayesinde Türkiye'de 250 binin üzerinde ailenin ev, araç ve arsa sahibi olduğunu söyleyen Özkaya, şu şekilde konuştu:

"Bu sistemi genelde herkes biliyor ama en büyük kaybımız sabır... Dedelerimiz bir şey sahibi olmak için önce biriktirirlerdi. Günümüzde 'önce almalıyım sonra öderim' mantığı var. Yeni nesil ise 'önce sahip olurum, sonra öderim' diyor. Geçmişimizde tasarruf modeli, insanların yardımlaşması vardı. Tasarruf modelini unuttuk. 'Cebimde param yok ama bu evi çok beğendim, kredi çekip öderiz' diyor. 250 bin liralık evin geri ödemesi 560 bin lirayı buluyor. Bir malın değeri 250 bin lira iken, neden 560 bin lira ödeyeyim? Bu sistemde 250 bin liralık evin maliyeti fon katılım bedeli ile beraber 275 bin lira oluyor. Sistem, insanlar için gerçekten kârlı." 

Özkaya, Finansevim'in, sektördeki diğer şirketler gibi kira yardımlaşma modelini uygulamadığını da belirterek, "Kişi, girmiş olduğu ev miktarınca ödeme yapıyor. Şu anda siz 200 bin liralık ev aldıysanız 200 bin lira ile beraber katılım bedeli olan 20 bin lirayı ödüyorsunuz. Katılım bedelinin içinde hizmet olarak, finansman vermenin yanı sıra müşterimizin düzenli olarak takip edilmesi bulunuyor. Teslimat zamanı geldiğinde diğer ailelerin parasını da garanti altına almamız gerektiği için müşterimize alınan evi, satılmaması kaydı ile güvence altına almamız lazım. Bu bedelin içinde satılamaz masrafları da var. Müşterinin alacağı evin, imar ve hacizlik durumu gibi detaylı ekspertiz işlerini de hallediyoruz." dedi.

- "Sistemi genelde herkes biliyor ama en büyük kaybımız sabır"

Emre Özkaya, geçmişte, bu sektördeki firmalara yönelik "faizden ayrı kalır yeri yok" diyen kitlenin günümüzde böyle bir eleştiride bulunmadığını dile getirerek, "Şirket kurulmadan 4-5 ayrı yerden fetva aldık. Sistem gereği müşterinin parasını hiçbir şekilde kullanmıyoruz. Bunu görmek isteyen müşterilerimize de hesap detaylarını gösteriyoruz. Katılım bedeli şirketin kazancı olan bir para olduğu için ayrı bir hesapta. Müşterilerimizin ödediği para ayrı bir hesapta." diye konuştu.

Emre Özkaya, bazı müşterilerin sisteme dolar, avro ve altın olarak dahil olmak istediklerini, sektöre böyle bir yenilik de getirdiklerini belirterek, yurt dışında çalışan vatandaşın "avro maaş alıyorum, avro ödemek istiyorum" demesi halinde 48 aya kadar olmak şartıyla sisteme dahil olabildiğini söyledi.

Şu ana kadar 4 çekiliş yaptıklarını söyleyen Özkaya, "Çekilişleri aylık yapıyoruz. Şu ana kadar 117 aile hayallerine kavuştu. Bunun 90 civarı ev aldı. 3 müşterimiz ihtiyaç finansmanıyla düğün yaptı. Bin 600 lira maaşla çalışıp, kira ödeyip 3 çocuğu olup ev sahibi olan aileler gördük. Onların mutluluğunu görmenin tarifi yok." dedi.

Finansevim'i diğer oyunculardan ayıran özelliğin, 360 aya kadar vadelendirme imkanı olduğunu da dile getiren Özkaya, "Bu sistemden yararlanmak isteyenlerden ellerinde 'katılım bedeli' olmadığı şikayetlerini aldık. Bu katılım bedelini de 60 aya kadar taksitlendirdik. Örneğin, sizin katılım bedeliniz 10 bin lira... 10 bin liraya 60 ay vadelendirme yaparsak takriben 166 lira ödüyorsunuz. Hem zorlanmamış oluyorsunuz hem de sistemden yararlanmış oluyorsunuz. Almak istediğiniz ev miktarının 360'a bölünmüş halini düşünelim. Bu miktarı ödediğiniz vakit ev sahibi oluyorsunuz." dedi.

- "Bu sektörü, bu işe kendini adamış, dava şuurundaki insanlar geliştirdi"

Finansevim Yönetim Kurulu Başkanı Özkaya, şirketin ortağı olan yatırımcıların aylık 5 milyon avroya yakın ciro yaptığını ancak "bu tadı alamadıklarını" söylediğini belirterek, "Bu sistem, ülkeye 30 yıl önce kazandırıldı. Biz de bunu geliştirmeye çalıştık. Yönetici olduğumuz zamanlarda eksikliklerini gördük ve daha güzel hale getirmenin çalışmalarını yaptık. Yeni bir şirket kurmamızın nedenlerinden biri de bu... Bu sektörü, bu işe kendini adamış, dava şuurundaki insanlar geliştirdi." diye konuştu.

Türkiye'de şimdiye kadar konut sahibi olamamış bir kitle bulunduğunu ve bu kitlenin nasıl ev sahibi yapılacağının hep konuşulduğunu dile getiren Özkaya, buradan yola çıkarak bu kesime, aylık ödeme miktarı ve peşinatı müşterinin kendisinin belirleyeceği bir sistemle ev sahibi olma imkanı sunduklarını belirtti.

Emre Özkaya, "Ülkemizdeki tüketici kanunlarına göre inşaat firmalarımız konutları 36 ayda teslim etmek zorunda. Hal böyle olunca da ister istemez ödeme aralıkları sınırlı ve miktarlar oldukça yüksek oluyor. Biz, uyguladığımız sistemle hem üretici inşaat firmalarımızın satışlarını desteklemiş oluyor hem de ev sahibi olamayan kitleyi ev sahibi yapmış oluyoruz." diye konuştu.

- "20 milyon liralık sermaye taahhüdünde bulunduk"

Finansevim Genel Müdürü Serdar Kolo da şirket ortaklığının yüzde 40'lık kesiminin kendisi ve Emre Özkaya'dan, yüzde 60'lık kesiminin ise Hollanda'da yaşayan 2 Türk yatırımcıdan oluştuğunu belirtti.

Şirketi kurarken 20 milyon liralık sermaye taahhüdünde bulunduklarını aktaran Kolo, bunun 7 milyon liralık kısmının gerçekleştiğini, 13 milyon liralık kısmının da ihtiyaç duyulduğu zamanlarda peyderpey gerçekleştirildiğini de sözlerine ekledi.

Kolo, "Bu işe girerken gönül bağımız vardı. Başka bir iş de yapabilirdik. Sermayemizle daha çok kar edebileceğimiz, hızlı dönecek ve bu kadar operasyonel yükü, sorumluluğu olmayacak bir iş yapabilirdik. Ama biz bunu yapmak istedik. Ülkenin ekonomisine katkı sağlamak istedik. İnsanların mutluluğunu görmek istedik." diye konuştu.