Sektörel

FiYapı Mağdurları: Yarım mimar müteahhit tüketiciyi malından eder!

Kendilerine FiYapı Mağdurları diyen grup adına bir yazılı açıklama yapan Yüksek Mimar Restorasyon Uzmanı Osman Daldaloğlu'nun yazısı şöyle

İşte o yazı

"İstanbul’un yeni gelişime açıldığı yerlerden biri olan, konut baharının 2009 yılında başlayıp 2-3 yıldır sürdüğü ve artık meyvelerini toplamaya geldiği şu günlerde Esenyurt Belediyesi yeni yapılaşma sürecinde imar kurallarının iyi etüt edilemediğinden büyük sıkıntı ve kural ihlallerine sahne oluyor.   Konut baharının bittiği ve meyve toplama zamanı gelen tüketiciler dairelerini alma hayallerini beklerken kendilerini bambaşka cereyan eden olayların ortasında bulup, sürprizlerle ve şaşkınlıklarla yüz yüze kalmış durumdalar.  Bu sıkıntılı süreçte devlet kurumlarından bilgi almaya çalışan tüketiciler, kendi imkanları ve paralarıyla tuttukları avukat, mühendis ve mimarlardan oluşan heyetten aldıkları danışmanlık ve eksper raporlarına göre bölgede adeta imar kurallarının bilinmediği veya göz ardı edildiğinin sonuçlarıyla karşılaşıp büyük firmaların bu hatalara nasıl düştüğünün hayretleri içerisindeler.   Aralarında Fi-Yapı/Fi-Life konutları, Özyurtlar/NTowers, Babil Kuleleri, Ukra İnşaat, Bulut İnşaat gibi toplam 16 firmaya gönderilen yazıda IBB-Bşk.lığı İstanbul İmar Yönetmeliklerini nasıl ihlal ettiklerini hatırlattı. Firmaların ucuz projecilerle çalışması, düzgün inşaat ve gayrimenkul değerlendirme uzmanlarından danışmanlık ve eksper raporu almadan Esenyurt Belediyesinden aldıkları eski aprmant yapablirsin imar raporuna göre harekete geçmeleri büyük firmaların büyük kazançlar elde edeceğim derken nasıl travmatik ve ağır komalık bir sürece girdiklerini ortaya koydu.   2007 yıllarda yeşermeye başlayan, 2010 yıllarında konut baharına dönüşen ve bugünlerde meyvesi beklenen konutların birçoğu yapılan imar kuralı hatalarından dolayı müteahhit firmaların kendi iplerini kendileri çektiğini gözler önüne sermektedir. Bunlardan bir tanesi de bilinçli FiYapı/ Fi-Life müşterilerinin azimli çalışmaları ve tespitleri sonucunda ortaya çıkmış durumda.   Esenyurt Belediyesi bu bölgede yapılaşmaya giderken İstanbul İmar Yönetmeliğinin “Yüksek yapılar İmar Yönetmeliği” başlığını adeta bir kenara itip, tüm yetkilerin kendinde olduğu zannederek tüm projelere ruhsat ve onay sürecine sokması ve firmaların ise bu kural ihlalinde uykuya yatmaları gelinen noktayı travmatik boyuta taşımış durumda. Yüksek Yapılar IBB-imar yönetmeliğinde arsa üzerinde yapılan bir yapının çatı kotu 60.5 metre yüksekliğe ulaşıcınca devreye giriyor.  Bunun üzerine daha önce emsal değeri 5-6-7 olan ve bir arsanın emsali yüksek yapılar sınıfına girdiği için IBB yönetmeliğince otomatikman 2.5 değerine eğer özel bir durumu varsa maksimum 3’ e çıkabiliyor.     Bu haliyle FiYapı/FiLife tüketicilerin ellerindeki eksper raporuna göre değerlendirmede aslında IBB nin herhangi bir emsalle oynamadığını firmaların göze girmek için gökdelensi yüksek yapılara doğru eğilim göstermeleri, gerekli kuralları kendi aleyhlerine çevirdikleri ve kendi iplerini kendi elleriyle çektiklerini ortaya çıkarmış durumda. Aslında emsal değeri yüksek olan arsaların örneğin Fiyapı’nın FiLife projesinde kule yüksekliği 60.5 metreyi geçtiği için elindeki mevcut emsali kaybetmiş 1000 daire yapılabilecekken şuan 550 daireye düşmüş durumdadır. Çünkü arsada artık yüksek bina değeri taşıyan bir kule var ve gerekli şartları taşımak zorunda kalmaktadır. Ayrıca bu yüksekliği geçen binalarda aranan Yangın Şartları, Arazide konumlanışı ve yan parsellerden çekilme mesafeleri, IV. Kültür Bakanlığı Koruma kuruludan alınacak İstanbul Siluetine uygundur şartları, Yüksek Yapılar deprem şartları , DHMI hava meydanlarından alınacak uçuş trafiği ve mania hattına engel değildir raporları, itfaiye araçları bina yaklaşım kurallarına uymadığı ve bu kriterlerin gözardı edildiğini ortaya koymuş durumdadır. Yazımızın başlığından da anlaşıldığı gibi Yarım her şey insana zaradır. Devlet otoriteleri hala kanun üretirken bu kanunların arasında yaşanan kopukluklar insanları yargıyla hatta yargının bile aciz kaldığı durumlarla karşı karşıya bırakmaktadır. Tüketici Kanunlarında tüketici koruma amaçlı bir yaklaşım sergileniyor gibi olmasına rağmen ve üzerinden 12 yıl geçmesine karşın yönetmeliklerin en basit akla gelen ceza kesme yöntemlerine başvurduğu ve kimseye yön göstermediği görülmektedir. Kampanyalı konut satışıyla TV, Gazete reklam yoluyla basına çıkan Fi-Yapı / Fi-Life projesi müşterisi, devletin ilgili organlarına güvenmiş ve daire satın almıştır. Kimisi emekli maaşını kimisi birikimini kimisi banka yoluyla kredi borcuna girmiş olup ilgili kanun sadece “teslim süresi 30 ayla sınırlıdır” ibaresiyle tüketiciyi koruma altına almaya çalışmaktadır. 31.ay için hiç bir teminatı bulunmayan kurum ceza kesmeye devam ederek ise Gayrimenkul üzeninde herhangi bir ihtisas alanı ve açılımı bile yapmamıştır. Sadece kapılarındaki evrak bölümüne bir şikayet dilekçesi bırakılan kurumların sözlü ibaresiyle ”Sizin haklarınız kaybolmayacak, merak etmeyin” tesellisiyle vatandaşı karamsarlığa itmektedir. Elbette herkes bir gün Allaha yürüyecektir, tüketiciler feryatlarında haklarımız bir yere gitmiyor ama bizler haklarımızı ararken aslında çukura düşmüş bu durumumuza koltuklarında oturup çözüm üretmeyenleri, esenyurt milletvekiliyken görevini yapmayıp haftalarca ben spor yorumculuğu yapacağım diyen vekilleri, ilçe belediye, büyükşehir, tüketici kurulu ve müteahhitti zahirde cehennemim çukurundan çıkarmaya çalışıyorlar…Esenyurt İnşaat şantiyesinde 11 canın yanıp kül olduğu beldedee 500 kişinin birikimi ve malı yanmış kime ne…! Nasıl olsa süper vekil maaşları, makam akaryakıttan ve vergiden etkilenmeyen makam araçlarını ve lojmanlarını millet peşin peşin veriyor….!   Bugünlerde Kentsel Dönüşüm üzerine yoğunlaşan AKP hükümeti eski evleri yıkıp yenilerini yapacağız diyerek yola çıkmış durumda, ne dersiniz parasıyla ortalıkta kalan FiYapı/FiLife müşterilerinin hali ortadayken ve %99 bitmiş evlerine kavuşmayı arzulamaktayken; Esenyurt-IBB arasına sıkışan ve zamanında düzgün bir projeciyle çalışmayan bir FiYapı, kendilerini korumaktan aciz bir Tüketici Koruma ve Denetim Kurulu ve Kanunu gibi sorunsallarla karşılaşan ve baharın meyvelerini beklerken ellerinde hiç birsey bulamayan FiYapı Mağdurları ortada kalmışken,  evini yıkıp yenisini vereceğiz diyen ve tamamen hukuksal ve yasal çerçevesi olmayan bir süreçte 2B arazinde oturan ve kentsel dönüşüm hortumuna çekilmeye çalışılan vatandaşlar ne yapsın…! Depremin yıkıcı etkisi çok kuvvetliyken, durup dururken biz vatandaştan yetki aldık ve yıkacağız diyerek mağdurları şimdiden yıkan ve sonucunda sosyal bir patlamayla karşı karşıya bırakacak olan AKP girişimlerine seyirci kalınmamalı ve kimse bu vaadlere, oyunlara gelmemelidir."     2010 Satışa Çıktığı Konut Baharı ‘ndaki Hali   2012 / 1 yıldır değişmeyen imar metinlerine takılan hali   Osman Daldaloğlu
Y.Mimar Restorasyon Uzmanı