Eğitim

Gökhan Karahan; "Fiyat artışı beklentisi, satışa yaradı"

2009 sonunda piyasaların verdiği toparlanma sinyali konut satışlarına yansıdı. Krizin etkisinin azalmasıyla birlikte alımlar başladı

Aralık 2009'da piyasaların verdiği toparlanma sinyali konut satışlarında da görüldü. Krizin etkisinin azalmasıyla birlikte 2010'da fiyatların artmasından endişelenen tüketici, aralıkta alıma geçti. Re-/Max Türkiye Operasyon Direktörü, "12 yıldır Türkiye'deyiz. İlk defa kışın bahara göre satış işlemlerinde yüzde 30 artış gördük" dedi.

Küresel ekonomik krizin patlak vermesinin ardından Mart 2009'da dip noktayı gören konut fiyatları, yavaş yavaş yükselişe geçiyor. Krizin etkisinin azalmasıyla Aralık 2009 itibariyle Marta göre yüzde 5 artış yaşandı. Yukarı yönlü hareketin başlaması nedeniyle 2010'da fiyatların daha da artacağı beklentisinin piyasaya hakim olması, tüketiciyi satın almaya yöneltti. Zamlı fiyatlara yakalanmadan `son fırsat'ı değerlendirmek isteyenler bütçesine uygun konutu bir an önce almak için harekete geçti.

Uluslar arası gayrimenkul şirketi Re/Max'in Türkiye Operasyon Direktörü Gökhan Karahan, aralıkta satış işlemlerinin 2009'un ilkbaharına göre yüzde 30 arttığına dikkat çekerek "Aralık 2008'e göre yüzde 20'lik bir yükselme var. Re/Max 12 yıldır Türkiye'de; 12 yılın en iyi aralık ayını geçirdik" dedi.

Baharda iyimserlik yoktu, kışa rağmen alım oluyor
Kış mevsiminin normalde piyasanın en hareketsiz zamanı olduğunu hatırlatan Karahan; "Hareketi baharda beklersiniz. Geçtiğimiz mart-nisan krizin etkisiyle fiyatların en düşük olduğu dönemdi ama insanlar iyimser değildi." Türkiye'de köpük etkisinin daha az olduğu yorumunu yapan Karahan, bu nedenle düşüşün daha az olduğuna dikkat çekti. Karahan satışların daha kolay kendini toparlamasını, krediyle alınan konuk miktarının az olmasına bağlayarak, şöyle devam etti, "Amerika ve Avrupa'da insanlar kredi ile daha fazla konut alıyor. Türkiye'de kredilendirme hala o kadar yüksek değil. 100 konutun 20'si krediyle satılıyor. Yüzde 80'i ise para biriktirerek, altınlarını satarak, aile veya eş dosttan borç alarak satın alınıyor. Bu yöntemlerle Türkiye'de para bulunabildiği için konut satışları kolay kolay durmuyor. ABD'de finansal sistem durduğunda kredi de alınamadığı için satış sıfıra iniyor. Türkiye'de fiyat düşünce insanlar buldukları parayla eve koşuyor."
Şehir merkezindeki konut bir buçuk ayda satılıyor.

Re/Max Türkiye'nin 12 bin konutluk satılık ve 16 bin konut civarında da kiralık portföyü olduğunu belirten Gökhan Karahan, KKTC, İstanbul ve Ankara dışında İzmir, Trabzon, Samsun, Şanlıurfa, Antalya, Bodrum, Kuşadası, Bursa, Çanakkale, Kocaeli, Sakarya, Adana, Mardin, Balıkesir'in de aralarında olduğu pek çok ilde olduğunu söyledi. En hızlı konut satışlarının 1,5 aylık süreyle şehir merkezlerinde gerçekleştiğine dikkat çeken Karahan, şunları söyledi; "İstanbul'da Pendik, Kartal, Maltepe ve stok fazlasına rağmen Beylikdüzü `de de konutlar çabuk alıcı buluyor. Kiraya verme konusunda da şehir merkezi öne çıkıyor. Başlangıçta insanlar tedirgindi; yeni yerleşim bölgelerinde kiraya verilemiyordu. Şimdi bu da biraz kırıldı. Buralarda ulaşım kolaysa özellikle uygun fiyatlı 1+1'ler artık zor kiralanmıyor."

Realty World Genel Müdürü Hilmi Işıkgören; "Krizi başladığı döneme göre yüzde 20 artış var"
"İnsanlar krizle birlikte konut fiyatlarının da dip noktalara gerilediğini gördü. Bunun yanı sıra bankalar da kredi faizlerini çok cazip seviyeleri indirdi. Çok uygun fiyata satılan küçük metrekareli konutların yine bu dönemde ön plana çıktığını görüyoruz. Bizim satış işlemlerimizi de krizin başladığı döneme göre kıyaslarsak aralık ayında yüzde 20'yi aşan bir artış gösterdi. Piyasada belli bir düzelme var. Tüketici bu dönemde özellikle markalı konut projelerine yöneldi. Çünkü bu konutları inşa eden şirketler ciddi kampanyalar yapıyor ve tüketiciye ödeme kolaylıkları sunuyorlar. Bunun yanında uygun fiyatlı ikinci ellere de tabii ki talep devam ediyor."

Turyap Yönetim Kurulu Üyesi Başak Soner; "Uygun fiyata satılan konutlar hareketi tetikliyor"
"Mevcut ortam için pembe bir tablo çizmek zor. 2010'da en azından 2009'un dinamiklerini yakalayabiliriz denebilir. Piyasada cazip fiyatlarla satışa sunulan konut projeleri görüyoruz. Brüt kullanım alanı 50-100 metrekare civarında olan ve 39-50 bin TL aralığında satılan bu konutlar sayesinde bir parça hareketlilik yaşanıyor. Ülkemizin konut ihtiyacı ağırlıklı olarak alt ve orta gelir grubuna hitap eden projeleri işaret ediyor. TOKİ konutlarına yönelik yoğun talep bununu kanıtı. Bu yöndeki projelerin artması gerekiyor. Halkımızın buna şiddetle ihtiyacı var. Öte yandan lüks konut pazarındaki doygunluğa rağmen üretim sürüyor. Öyleyse "alıcısı var" şeklinde yorumlanabilir. Netice de arz-talep dengesi sağlanana kadar devam edecektir. Sınırlı talep ile fiyat artışları sınırlı kalacak hatta fiyatlarda gerilemeler olacaktır. B tipi standart ve nitelikli konutlar talebi ise hızla genişleyecektir."
Menekşe Ataselim/Habertürk