Kentsel Dönüşüm

Hatay Haraparası'nda kentsel dönüşüm başlayacak!

Haberürk yazarı Esra Boğazlıyan, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş ile röportaj gerçekleştirdi. Savaş, ''Haraparası Mahallesi’nde kapsamlı bir kentsel dönüşüm çalışması başlatacağız'' diye konuştu.

Tarih, kültür ve medeniyetler şehri Hatay, son dönemlerde hep gündemde... Bir yandan yanıbaşındaki Suriye’de devam eden savaş, diğer taraftan da peş peşe bulunan binlerce yıllık mozaiklerle... Savaşın tüm etkilerini iliklerine kadar hisseden bu kadim şehirde neler olup bittiğini öğrenmek için Hatay’ın yolunu tuttum, Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş’la görüştü... Suriye’deki kaosun Hatay için ekonomik ve sosyal açıdan büyük kayıplara neden olduğunu söyleyen Başkan Savaş, kendi tabiriyle şehrin üstündeki kara bulutları dağıtmak için çok önemli projeler hazırladıklarını anlattı.


Hatay’da ikinci döneminiz. Başkanlık koltuğunda yedi yılı bitirdiniz... Bu yedi yılın değerlendirmesini yapacak olursanız Hatay’da ne değişti, siz buraya nasıl bir imza attınız?


Hatay’da adam gibi hizmet yaptık. Tabii ki bütününü değiştirmedik ama Hatay’da bir bilim adamı olarak Hatay’ın ihtiyaçlarını en elzemden itibaren yapmaya başladık. Ben Antakya Belediye Başkanı’ydım. Antakya’da en eksik iki şey vardı. Birincisi tarihi dokumuzu açığa çıkarmak, ikincisi de altyapıyı yapmaktı.


Böyle bir medeniyetler şehrinde altyapı kötüydü yani...


Antakya’da eskiden bir yağmur yağdığında 2000-2500 evi ve işyerini su basıyordu. Yağmur yağdığı zaman insanlar ev ve işyerlerini su basmasın diye hemen korumak için uğraş veriyordu. Şu anda çok daha şiddetli yağmurlarda insanlar çok rahat, Antakya merkez için konuşuyorum. Beş yılın dört yılı altyapı yapmakla geçti. ‘Yeter başkan altyapı yapın’ dediler. Biz bu çerçevede o beş yıl içinde kimseyi dışlamadan, herkesi bizim insanımız ve eşit diyerek hizmet ettik. Parti gözetmedik, insanlarda din, dil, ırk, mezhep gözetmedik ve her kesimden insanlar bize sevgi ve saygıyla baktı. Parti değiştirmeme rağmen, seçimi aldık ama tabii ki o beş yıllık geçmişte bizim hizmet tarzımız, dürüstlüğümüz, herkesi kucaklamamız, güler yüzümüz insanlarda değer buldu. Biz yedi yılımızı bitirdik ve aynı şekilde devam ediyoruz. Hatay’ın bütünü için bunu yapıyoruz. Maalesef Hatay da, Antakya gibi altyapıda müthiş ihmal edilmiş. Altyapı, içme suyu şebekesi, kanalizasyon, arıtma tesisi anlamında müthiş hizmetler yapıyoruz. Şu anda Türkiye’de altyapıda en çok hizmet veren büyükşehir belediyesiyiz, bunu rahat rahat söyleyebilirim. Haziran sonuna kadar 15 ilçemizin 14 ilçesinde içme suyu şebekesine başlanmış olacak, şu anda 7 tanesinde başlamış durumdayız. Birçok ilçemizde arıtma tesisi ve kanalizasyon yapıyoruz. Bazı yerlerde yağmur suyu kanalı yapıyoruz. Üstyapıda çok güzel projelerimiz var; yollar, sosyal projeler, sportif projeler gibi.


2014’te büyükşehir oldu Hatay. Bu geçiş süreci nasıl geçti?


Biz çok hızlı bir şekilde büyükşehire geçiş sürecini yaşadık. İlk zamanlar su konusunda çok kuraklık yaşadık. 2013 kışı çok kurak geçti. Hatay’ın en kurak yılıydı son 47 yılda. Çok zorlandık ama bunu 7-8 ay içinde yendik. Şu anda da bütün Hatay’a hâkimiz. Bu sene de biraz kuraklık bekliyoruz ama sonuç itibarıyla hemen hemen önlemlerimizin büyük bir kısmını almış durumdayız. Altyapı ve yollar konusunda büyük bir mesafe aldık. Sosyal donatılar, sportif alanlar, mesela spor kompleksimiz Türkiye’nin en büyük ikinci spor kompleksi. Biz yaptık. Antakya Belediye Başkanı’yken başladık, büyükşehir olunca bitirdik. Şu anda aynısını İskenderun’a yapıyoruz. Yaşam alanları, büyük parklar gerçekten de Hatay’a layık olacak şekilde çalışıyoruz. Tarih, kültür, medeniyet dışında bizim coğrafi avantajlarımız da var. Bir tarafta deniz var 7 tane ilçemizde, 6 ilçemiz Suriye ile sınırlı.



 


‘ROMALILARDAN SONRA ALTYAPI YAPILMAMIŞ’


“Romalılar bizden önemli işler yapmışlar altyapıda. Romalılardan sonra altyapı yapılmamış. İlk biz çok kapsamlı altyapı yaptık. Tabii ki ufak tefek işler yapılmış ama özellikle içme suyu konusunda müthiş kanallar yaptık. İçinden Murat 124’ün 100 kilometreyle gidebileceği şekilde büyük kanallar yaptık.”


Suriye’ye yakınlık böyle bir ortamda ciddi bir dezavantaj ama...


Şimdi dezavantaj ama beş yıl öncesine kadar avantajdı. İnşallah savaştan sonra avantaj olacak yine. Demir-çelik sektörümüzde % 40 civarında Türkiye’nin ihtiyacını biz karşılıyoruz. İskenderun, Payas, Dörtyol bandında. Çimento fabrikalarımız var, bunlar sanayiye dönük önemli yatırımlar. İki tane organize sanayi bölgemiz var. Bunların dışında ovamızda bereketli topraklarımız var. Şifalı sularımız var. Yaylalarımız var, deniz turizmi imkânımız var. Bizim hem tarih hem kültür hem medeniyet birikimimiz var. Üç tane semavi dinin Anadolu’daki ibadethanesi burada. İlk havra burada, kilise, cami burada. İnsanlar yüzyıllardır kardeşçe yaşıyor. Müthiş renkli bir toplumumuz var. Bu renkler bizim için bereket ve zenginlik. Bunların yanında beş yıldır Suriye ve Ortadoğu’daki kaostan dolayı zarar görmüş bir ekonomimiz var. Bizim ticaretimiz çok yüksek. Türkiye’de ikinci 11 bin civarındaki TIR filosu bizdeydi. İstanbul bir, biz ikiydik.


Ya şimdi?


Suriye meselesinden sonra sayı 2000-2500 civarına indi. Çünkü Ortadoğu’da maalesef 15 ülkeye doğru dürüst buradan ihracat yapamıyorsunuz. Bununla birlikte bizim 2012 yılında 259 milyon dolar sadece Suriye’ye ihracatımız vardı, şimdi yok. Tabii sadece Suriye değil, birçok Ortadoğu ülkesine de yapıyorduk ama o geçiş yolu da kapanmış oldu. Narenciye, hububat, yaş sebze, demir-çelik gibi.




Suriye’deki savaş nedeniyle kaybınız ne kadar ekonomik olarak?


Şöyle söyleyeyim belki direkt belirtemeyiz ama mesela Uzunçarşı’ya beş yıl öncesinde 750 bin dolar giriyordu günlük. Çantacılardır, alışveriş yapanlar, dışarıdan gelenler, günübirlikçiler ama şu anda o para girmiyor. Bizim çimento, çelik, hububat, sebze ve meyve ihracatlarımızın hiçbirini şu anda yapamıyoruz. Beş yıldır hem ticaret adamımız hem iş dünyası ve sanayicimiz bizim yaş sebze-meyve üreticimiz, hububat üreticimiz mağdur durumda ama beş yıldır bu sıkıntıyı yaşıyoruz diye dünyaya küsme şansımız yok. Biz de sizin gördüğünüz Hatay’ın sıcaklığını, renkli yapısını, zenginliğini dünyayla paylaşmak için beş yıldır bir atak içindeyiz. Mesela Emitt Fuarı’na gittik orada bir stant açtık. En iyi stant ödülü aldık. En çok ziyaret edilen stantlardan biriydik. Sonra Antalya’da tarihi dokuyla alakalı bir fuara gittik, daha sonra MIPIM Fuarı’na gittik, emlak fuarına gittik ve Hatay’ı tanıttık. Bunun dışında EXPO’da çocuk ve doğa, botanik üzerine bir girişimimiz var. Hatay olarak gittik, orada beş yüz tane projeden dördü bizimdi. O dört proje, beğenilen kırk proje içinde kendiye yer buldu. Şu anda Hatay, İstanbul ile karşı karşıya 543 metrekarelik bir alanda kendini tanıtıyor. Medeniyetler Koromuz orada konser verdi. Mayıs ayında Amerika’da Türki Yürüyüşü’ne gidiyoruz Hatay olarak. Yine Medeniyetler Korosu üç ayrı noktada konser verecek. Bu arada Türkiye ve dünyada en zengin mozaik şehri Hatay. Hatay, Urfa, Antep, Maraş hep birlikte bir mozaik yolu projesi yapacağız. İstanbul’da ve İsviçre’de bunu tanıttık şimdi İtalya’da tanıtacağız. İlber Ortaylı Hoca’mızla Demet Sabancı Hanımefendiyle birlikte yapıyoruz. Geçen hafta buradalardı, tanıtımı birlikte yaptık. Bir iskelet mozaiğimiz var. Tartışma yarattı ama dünyada bir numara. MS 300 yılında yapılmış, Hatay’ın tasvirini yapan mozaik eserinin neyini tartışacağız? Ne anlam ifade ederse etsin dünyada bir numaralı iskelet mozaik.


Peki ‘iskelet mozaiği’yle gündeme gelen teleferik projesi ne zaman tamamlanacak?


2 yıl önce başlattığımız ve yapımını bulunan mozaik nedeniyle durdurma kararı aldığımız projemizi, Anıtlar Kurulu’nun da vereceği yetki ve izinlerle bu yılın sonuna kadar tamamlamayı planlıyoruz. Mevcut proje konseptimizi Müzeİstasyon Projesi’ne dönüştürdük. Bu proje ile şehrimize gelen yerli ve yabancı turistlerimize hem şehri kuşbakışı izleyebilecekleri hem de kentin tarihine yakından tanıklık etmelerine olanak sağlayacak yeni bir ulaşım aracı kazandırmayı amaçlıyoruz.


Yanıbaşınızda devam eden savaşın etkilerini üzerinizden atmaya çalışıyorsunuz. Peki ya bu arada kentsel dönüşüm ne aşamada?


Hazırlamış olduğumuz projeler ve gerçekleştirdiğimiz çalışmalarla binlerce yıllık tarihe tanıklık etmiş ve onlarca medeniyeti topraklarında tevazuyla ağırlamış şehrimizin tarihi zenginliklerimizi kentsel dönüşüm çalışmalarıyla koruma altına alarak yeniden inşa etmeyi planlıyoruz. Antakya ilçemiz için hazırladığımız Haraparası Kent Merkezi Tasarım Projesi ile Hatay’ın tarihi kent dokusuna sınır olan Haraparası Mahallesi’nde kapsamlı bir kentsel dönüşüm çalışması başlatacağız. Bu projemiz ile Hatay kent merkezinin çekim gücünü ve fiziksel kalitesini artırmayı, kente yeni kamusal alanlar kazandırmayı planlıyoruz. Hatay’ın farklı dinlere mekân olmuş kültürel kimliğini öne çıkaracak bir kent imgesi oluşturacağız. Merkezimizde yer alacak sanat sokağı; atölyeler, sanat galerileri, eğitim birimleri, performans ve gösteri mekânlarıyla halkımıza farklı bir dünyanın kapılarını aralayacağız. Biz yeni yılı iki büyük konserle karşılayarak Hatay’ın herhangi bir güvenlik sıkıntısı olmadığını tüm dünyaya gösterdik. Sertab Erener ve Hadise konseriyle umut, barış, sevgi ve enerji dolu günlerimize ‘merhaba’ diyerek şehrimizin üzerindeki kara bulutların dağılması adına önemli bir adım attık. Halkımıza moral ve motivasyon sağlamak ve kültürel gelişimlerine destek olmak amacıyla 7’den 70’e herkese hitap edebilecek birbirinden değerli etkinlik programları düzenledik.


‘ALGIYI POZİTİFE ÇEVİRECEĞİZ’


“Ortadoğu’da yaşanan çatışmalardan etkilenen kentimizi eski canlılığına kavuşturmak için çeşitli yatırımlar yapıyoruz. Ulusal ve uluslararası arenada şehrimizi en iyi şekilde temsil ederek şehrimizle ilgili oluşan negatif algıyı pozitife dönüştürmek için çaba harcadık.”


İSKELET MOZAİĞİ'NİN BULUNDUĞU YERE MÜZE


İskelet mozaiği çok tartışıldı. Üzerinde ‘Neşeli ol hayatını yaşa’ yazdığı iddia edildi. Bulunduğu yere müze yapmayı düşünüyor musunuz?


Aslında 3.5 yıl önce bulduk ama açıklamadık. Bilim adamlarına saygıdan bekledik. Onlar açıkladılar ve biz bunu dünyayla paylaştık. Orada Helenistik çağdan, Roma döneminden, Osmanlı’dan birçok eser bulduk. Onları orada sergilemek istiyoruz. Orada sergilemek için de üç buçuk yıldır bir müze çalışmamız var. Alta müze üstüne de bizim oradaki teleferiğin ilk istasyonunu yapacağız. Zaten iskelet mozaiği de teleferik inşaatı sırasında bulundu, Habibi Neccar Dağı’na teleferik çekerken bulduk.


'500 BİN SURİYELİYİ MİSAFİR EDİYORUZ'


“500 bine yakın Suriyeli var Hatay’da. Bizim de 1 milyon 533 bin nüfusumuz var. 5 yıl öncesinde komşu ülkemiz Suriye’de patlak veren savaştan en çok etkilenen il şüphesiz ki Hatay’dır. O tarihten bu yana binlerce savaş mağduru sınır ilçelerimizden ilimize giriş yaptığı gibi şu an şehrimizde yaklaşık 500 bin Suriyeli mülteci zor şartlarda yaşamaktadır. Sınır ilçelerimizden Altınözü ve Yayladağı’ndaki mülteci kampları ise yaklaşık olarak 15-20 bin mülteciyi ağırlamakta.


ASİ NEHRİ'NİN ÇEVRESİ KUŞ CENNETİ OLACAK 


“Lübnan’da doğup Suriye’den geçerek Akdeniz’e dökülen Asi Nehri’ni coğrafi, tarihi, siyasal ve kültürel önemine yakışır bir görünüme kavuşturmak amacıyla kapsamlı bir proje çalışması başlattık. Asi’yi betonlaşmış bir kanal görüntüsünden arındırarak, nehir kenarlarını ekolojik bitkilerle renklendireceğiz. Kirlilik nedeniyle nehrin çevresini terk eden martıların ve diğer kuş türlerinin gerçekleştireceğimiz temizleme çalışmalarının ardından nehir kenarına yeniden dönmelerini sağlayacağız. Asi’yi Hatay’a özgü tatların turistlerle buluşturulduğu meydanların yanı sıra bisiklet yolları, spora elverişli koşu yolları ve eğlence alanları ile güneyin en sosyal akarsuyu haline getirmeyi amaçlıyoruz.”



Esra BOĞAZLIYAN/Habertürk