Sektörel

Havaalanı ve liman gibi yatırımların karar yetkisi 5 bakandan oluşacak kurula devredilmek isteniyor!

Havaalanı, enerji santrali, otoyol ve liman gibi dev yatırımların karar yetkisi 5 bakandan oluşacak kurula devredilmek isteniyor. İstanbul’a yapılması planlanan üçüncü havalimanıyla ilişkilendirilen teklif, hukukçulara göre ÇED davalarını etkilemeyecek.

Cuma sabaha karşı AKP’li vekiller tarafından TBMM gündemine sunulan torba teklifle, 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu’ndaki bazı maddelerin değiştirilmesi de önerildi. Önerilen değişiklikler arasında jeotermal ruhsatlar ile maden ruhsatlarının çakışmasında halinde ülke ekonomisi ve kamu yararı doğrultusunda karar verme yetkisinin 5 bakandan oluşan kurula verilmesi ve aralarında havaalanı, liman, baraj, enerji santrali, otoyol gibi dev projeleri engelleyen jeotermal kaynaklar olması halinde karar için kurula danışılması da var. İstanbul’a yapılması planlanan üçüncü havaalanı projesinin Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Raporu’nun yürütmesinin durdurulmasına yol açan davayı açan Avukat Alp Tekin Ocak, BirGün’e yaptığı açıklamada, teklifin yasalaşmasının havaalanı ÇED davasına etki etmeyeceğini vurguladı. Çevre Mühendisleri Odası’ndansa kamu yararı gerekçe gösterilerek kârlı dev projeler için bakanlardan oluşan kurula yetki verilmesi önerisiyle, gelecekteki dev projelerin önünün açılmak istendiği yönünde açıklama geldi.


MİNİ BAKANLAR KURULUNA DEV YETKİ


Teklife göre, Kalkınma Bakanı’nın başkanlık edeceği kurul, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı, Çevre ve Şehircilik Bakanı, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı ve diğer yatırımcı kuruluşun bağlı olduğu bakanlık ile ilgili bakanların katılımıyla 5 kişiden oluşacak. Kurul, jeotermal ruhsatlar ile maden ruhsatlarının çakışması halinde ülke ekonomisi ve kamu yararı doğrultusunda kaynağın önceliğine göre karar verebilecek. Asıl önemlisiyle, kurula inşaat, ulaştırma ve enerji projeleri hakkında verilen yetki. Teklif uyarınca, “Jeotermal kaynak ve doğal mineralli su arama ve işletme faaliyetleri ile devlet ve il yolları, otoyollar, demir yolları, havaalanı, liman, baraj, enerji tesisleri, maden petrol doğalgaz işletmeleri, su isale hatları” gibi yatırımların birbirlerini engellemesi halinde, yatırımla ilgili karar kurul tarafından verilecek.


ÇED DAVASINI ETKİLEMEYECEK


Kurul teklifi yasalaşsa bile, bakanlardan oluşacak kurulun Çevre Kanunu ve ilgili yönetmelikleri nasıl etkileyeceği belirsizliğini koruyor. İstanbul’a yapılması planlanan üçüncü havaalanı yatırımını yakından ilgilendiren düzenleme, hukukçulara göre hâlihazırdaki ÇED davasına etki etmeyecek. Tarımsal alanları ve ormanları yok edeceği, doğal hayatı olumsuz etkileyeceği, iklim değişikliğini hızlandıracağı, gürültü ve elektromanyetik kirlilik yaratacağı, içme suyu havzalarına zarar vereceği gerekçeleriyle, havaalanı projesinin ÇED Olumlu kararının yürütmesinin durdurulmasını istemin ardından gelen yürütmeyi durdurma kararı, iktidarın bulduğu 5 bakanlık kurul formülünden etkilenmeyecek. Kurul havaalanının yapılması planlanan bölgedeki maden ve jeotermal kaynaklarla ilgili ihtilafları çözse dahi, ÇED’e yönelik diğer itirazlar giderilmediğinden ve dosyayı görüşen İstanbul 4. İdare Mahkemesi keşif ve bilirkişi incelemesi raporlarının değerlendirilmesine kadar ÇED Olumlu kararının yürütmesini durdurduğundan, proje faaliyetleri başlayamayacak. Havaalanı projesinin ÇED Olumlu kararının yürütmesinin durdurulduğu davayı açan Avukat Alp Tekin Ocak BirGün’e açıklamalarda bulunurken, hâlihazırda üçüncü havaalanıyla ilgili süren davaların düzenlemeden etkilenmeyeceğinin altını çizdi. Ocak, “Kurul önerisinin Yatırımlarda bakanlıkların projeleri arasındaki koordinasyonun kurulmasına yönelik bir çalışma olduğunu anlıyoruz. Türkiye’de zaten bir mevzuat var ve bu teklif yasal zemine temas etmeyen üst bürokratik bir mesele gibi gözüküyor. Dolayısıyla davalara ve yargı usullerine etki etmeyecek” diye konuştu. ÇMO Başkanı Baran Bozoğlu ise kurulun gelecekteki yatırımlarda “kamu yararı ve ülke ekonomisine katkı” gerekçeleri öne sürerek doğa talanlarına onay verilebileceğine dikkat çekerken, kurulun yapısına da eleştiriler getirdi. Yasa teklifini TBMM gündemine taşıyanlara, “Madem bu kurul yeraltı sularıyla ilgilenecek, niçin Orman ve Su İşleri Bakanlığı kurulda zorunlu olarak yer almıyor? Kurul hangi bilimsel tekniklerle, hangi usullerle çalışacak? Niçin kurulda bilim insanları ve odalar yok?” sorularını yönelten Bozoğlu, bilimsel yetkinlik olmaksızın yatırımların değerlendirilmesine tepki gösterdi.


CHP’Lİ HAMZAÇEBİ: “DÜZENLEME KABUL EDİLEMEZ”


CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi Torba Yasa Teklifi içerisinde, İstanbul’a yapılması planlanan üçüncü havalimanını yargıdan kaçırmak için önlemler bulunduğunu kaydederken, şu değerlendirmelerde bulundu: “Yasa teklifi yoluyla İstanbul’a üçüncü havaalanı projesi için yargının verdiği karar aşılmaya çalışılıyor. Bunu kabul etmek mümkün değil. Mevcut mevzuatta alt yapı yatırımlarının nasıl yapılacağına ilişkin düzenlemeler var. Bu tür yatırımların çeşitli şartları var. ÇED raporunun sorunlu olduğu yerde bu yasa gücüyle projenin devamını sağlamaya çalışmak çevreye saygısızlıktır.”



Doğru Eroğlu / Bir Gün