Genel

Hindistan, altyapı yatırımları için Türk şirketlerini çağırıyor

Hindistan, 2017 yılına kadar yapacağı 1.1 trilyon dolarlık altyapı yatırımları için Türk şirketlerini davet ediyor. 3-6 şžubat'ta İstanbul'da düzenlenecek WIN fuarı ve Indian Show, yeni işbirliği ve ortaklıklara kapı açabilir

KÜRESEL ekonomik kriz tüm dünyada ekonomik dengeleri değiştirdi. İşte bu noktada dünyanın son yıllarda en hızlı büyüyen ekonomilerinden biri olan Hindistan öne çıktı.

Önümüzdeki yıllarda çin'in büyüme sinin yavaşlayacağı ve Asya'nın yeni liderinin Hindistan olacağı yönündeki tahminler azımsanmayacak kadar çok. Hindistan büyük atılımlarını, 2017 yılma kadar yapacağı 1.1 trilyon dolarlık yatırımlarla da sürdürmeyi planlıyor.

Hindistan hükümeti ve özel sektörü, Türkiye'yi Ortadoğu, Kuzey Afrika, Bağımsız Devletler Topluluğu ve Doğu Avrupa'nın kapısı olarak görüyor. Hindistan' ise Türkiye'nin Asya ülkelerine açılacağı kapı olarak öneriyor. 300 milyonluk tüketime hazır orta sınıfı ve 1.2 milyarlık nüfusunun yanı sıra serbest ticaret anlaşması imzaladığı yakın ülkelerin avantajıyla   da   Türkiye'yi yatırıma davet ediyor. Yatırım fırsatlarından önce isterseniz Hindistan'ın dev ekonomisi hakkında biraz bilgi verelim.

Hindistan, yüzölçümünde dünyanın yedinci, nüfusta ise ikinci büyük ülkesi.     Son yıllarda çin'den sonra en hızlı büyüme kaydeden ekonomi olmayı başaran ülke, tüm dünyanın ilgi odağında. Hindistan, kişi başı satın alma gücü paritesine göre 2009 yılı sonu itibariyle ABD, çin ve Japonya'nın ardından dördüncü büyük ekonomi konumunda. Hindistan Mühendislik İhracatı Geliştirme Konseyi'nin   davetiyle gittiğimiz Hindistan'da Sanayi ve Ticaret Bakanı Jyotiraditya Scindia, Türkiye'nin Yeni Delhi Büyükelçisi Levent Bilman, birçok bürokrat ve Türkiye'yle iş yapmak isteyen Hint işadamları ile büyüyen Hindistan'ı ve Türkiye planlarını konuşma fırsatı bulduk. Fabrikaları ve özel ekonomi bölgelerini gezdik. İşte başkent Yeni Delhi, finans şehri Bombay ve sanayinin merkezi Pune'den edindiğimiz izlenimlerle Hindistan ekonomisi...

ÖZEL SEKTÖR GELİşžİYOR

1990'lı yıllarda başlayan liberalizasyon ve reform çabalarıyla, Hindistan'ın ekonomideki devlet güdümlü ve birçok lisansa tabi uygulamaları yavaş da olsa azaltılarak, serbest pazar ekonomisine doğru bir dönüşüm sürecine girildi. Ekonomideki devlet müdahalesi azalırken, özel sektörün ekonomideki rolü önemli gelişme kaydetti. Ekonomideki liberalleşme, sanayi, vergi, dış ticaret ve yabancı sermaye politikaları ile mali piyasalar üzerinde kendisini hissettiriyor. Bu politikalarla son on yılda ortalama yüzde 7'nin üzerinde büyüme kaydeden Hindistan'da yoksulluk kısmen de olsa azaldı. Son 4-5 yılda büyüme oranlan yüzde 1O'lara yaklaşsa da yoksulluk ve altyapı yetersizlikleri ülkenin halen en büyük sorunu olmaya devam ediyor.

TRİLYON DOLARLIK YATIRIM FIRSATI

2009 yılı mayıs ayında yapılan genel seçimlerden önceki iktidarın büyük ortağı Kongre Partisi'nin beklenenin oldukça üzerinde oy alarak seçimlerden güçlenerek çıkması ve liberalizasyon çabalarını sürdürecek istikrarlı bir hükümetin kurulması, piyasalar ve yabancı yatırımcılar için Hindistan'da güven ortamını güçlendirdi. Hükümet, liberalizasyon çabalarını sürdürmeye ve doğrudan yabancı sermaye yatırımları üzerindeki kontrolleri azaltmaya çalışıyor.

Hindistan'ın yüksek büyümesi, büyük ölçekli altyapı yatırımlarının gerçekleştirilebilmesine de imkan sağlıyor. 2012 yılı mart ayına kadar 514 milyar dolarlık altyapı yatırımı öngörülüyor. Hindistan Planlama Komisyonu tarafından yapılan ve 2013-2017 yıllarını kapsayan planlarda ise bu tutar 1 trilyon 25 milyar dolar olarak belirlendi. Altyapı yatırımlarının büyük oranda demir ve karayolları ile enerji sektöründe olması planlanıyor.

Hindistan, ucuz işgücü imkanları, büyük bir pazar olması ve diğer olanaklarıyla yatırımcılar açısından en çekici ülkelerden biri konumuna geldi. Son 10 yılda Hindistan'a doğrudan yabancı sermaye yatırımı 178 milyar dolara ulaştı. Ülkeye giren yabancı sermaye yatırımlarında Mauritius, Singapur, ABD, İngiltere, Hollanda, Japonya, Almanya, Fransa ve Birleşik Arap Emirlikleri başı çekiyor. Yabancı yatırımlar ağırlıklı olarak elektrikli ve elektronik eşya, hizmetler, telekomünikasyon, ulaştırma, enerji, kimyasallar, inşaat, ilaç, gıda sanayi ve çimento alanlarında yapılıyor.

Hindistan'dan 2009 yılı mart sonu itibariyle ülke dışına yapılan doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının toplamı ise 65 milyar dolara yaklaşıyor.

1 Nisan 2009-31 Mart 2010 mali döneminde Hindistan'ın ihracatı bir önceki döneme göre yüzde 4'e yakın azalarak 178.8 milyar, ithalatı da yine bir önceki döneme göre yüzde 5 azalarak 288.4 milyar dolar olarak gerçekleşti. 1 Nisan 2010-31 Mart 2011 mali döneminin ilk yedi aylık gerçekleşmelerine göre ithalatın 340 milyar, ihracatınsa 220 milyar dolara yaklaşacağı öngörülüyor.

Hindistan; pamuk, pirinç, çay, hindistancevizi, kaju, granit, birtakım kimyasallar ve demir cevheri gibi bazı hammadde ve tarım ürünlerinin geleneksel ihracatçısı konumunda. Tekstil ve konfeksiyonun yanı sıra başta otomotiv ve otomotiv yedek parçaları olmak üzere makine sektö ¬ründe giderek dünyanın önemli üretici ve ihracatçısı konumuna geliyor. Hindistan'ın ithalatının üçte birinden fazlasını ise petrol ve türevleri oluşturuyor. Değerli ve yarı değerli taşlarsa ikinci sırayı alıyor.

DIşž TİCARETİMİZ 4 MİLYAR DOLAR

Türkiye-Hindistan ilişkilerine gelince... Hindistan'ın ekonomik potansiyelinin ikili ticari ve ekonomik ilişkilerde yarattığı fırsatları değerlendirmek amacıyla Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafından 2005 yılında başlatılan 'Asya-Pasifik Ülkeleri ile Ticareti ve Ekonomik İlişkileri Geliştirme Stratejisi' kapsamında, 2007'den itibaren Hindistan'a yönelik ticareti geliştirici faaliyetler sistematik bir şekilde uygulanıyor. şžu anda Türkiye'nin ihracatı 420 milyon, ithalatı ise 1.9 milyar dolar civarında.

Türkiye'nin Yeni Delhi Büyükelçiliği Ticaret Müşaviri Ziya Demirdüzen, Hindistan istatistiklerinde ülkemiz istatistiklerinde yer almayan yaklaşık 1.2 milyar dolar değerindeki petrol ithalatının bulunduğunu, oysa bunun sadece Türkiye üzerinden yapıldığını vurguluyor. Demirdüzen, '2009'da küresel mali krizin etkisiyle daralan iki ülke ticaret hacmi ¬nin 2010 sonu itibariyle yüzde 60'ın üzerinde artarak 4 milyar dolar civarına ulaşması bekleniyor' diyor. Türkiye, Hindistan'a gübre, demir-çelik, bakır ve bakır cevheri, altın, haşhaş tohumu, otomotiv ve tekstil ürünleri, kömür, mermer ve traverten, krom ihraç ediyor.

Küresel ekonomik yavaşlamaya rağmen Hindistan inşaat sektörü büyümeye devam ediyor. Müteahhitlik sektöründe 35 milyon kişi istihdam ediliyor. Müteahhitlik, Hindistan'da tarımdan sonraki ikinci büyük sektör konumunda. Bu sektördeki yatırımlar, Hindistan GSYH'sının yüzde ll'ini, gayrisafi sabit sermaye tutarının ise yüzde 50'sini oluşturuyor.

SEKTÖRLERE GÖRE YATIRIM FIRSATLARI

Hindistan'ın dünya standartlarında kaliteli konut talebi giderek artıyor. Konut kredisi faizleri ve kredi vergi oranlarındaki indirimlerle birlikte talebin artmaya devam etmesi bekleniyor. Bu gelişmeye bağlı olarak perakende, telekom, medya, bankacılık ve finans gibi sektörlerdeki yatırımların artması da gündemde.

Hindistan hükümeti, 2005-2006 mali yılından başlamak üzere 7 yıllık dönemde, 63 şehirde 24.8 milyar dolarlık kentsel altyapı geliştirme projesi başlattı. 2011 yılında emlak sektörü büyüklüğünün 120 milyar doların üzerinde olacağı tahmin ediliyor. Endüstriyel inşaatın son yıllarda iki kat arttığı, önümüzdeki yıllarda petrol ve gaz, çelik, çimento, petro kimya, gübre alanlarında yatırımların artacağı belir-tiliyor.

Altyapı sektöründeki büyümeden de önümüzdeki beş yıl içinde müteahhitlik hizmetlerinin büyük oranda fayda sağlaması bekleni ¬yor. Hindistan GSYH'sının yüzde 4.5'ini karayoiu ulaşım hizmetleri oluşturuyor. Hindistan, karayolu ağı açısından dünya ikincisi konu-munda. Birçok kasaba ve şehirde yol, köprü, üstgeçit gibi yatırım fırsatları bulunuyor. Su, kanalizasyon, atık sistemleri gibi alanlarda da yatırım fırsatları mevcut. Birçok şehirde hızlı raylı ulaşım ve demiryolu ulaşım sistemi planlanıyor. Önümüzdeki dönemde 320 milyar dolarlık altyapı yatırımı öngörülüyor. Modernizasyon, otoyol ve geliştirme için 45 milyar, sivil havacılık için 8 milyar, limanlar için 10 milyar, demiryolları için de 62 milyar dolarlık yatırım yapılacak.

ÖZEL EKONOMİK BÖLGEDE VERGİ YOK

Hindistan'da 159 özel ekonomik bölge bulunuyor. Bu yıl bu bölgelere 30 milyar dolara yakın yatırım yapılması bekleniyor.
Özel ekonomik bölgelerde yatırım yapan şirketler, ilk 5 yıl vergilerden yüzde 100 muaf. İkinci 5 yılda ise yüzde 50 vergi muafiyeti sağlanıyor. Kuruluş amaçlarına uygun şekilde üretilen ve kullanılan mal, iş ve hizmet satışlarından elde edilen cironun KDV muafiyeti, serbest gümrük bölgesi rejimi gibi avantajları oluyor.

2012'ye kadar enerji üretim, iletim ve dağıtım alanlarına 113 bin MW (megavat) ek kapasite oluşturacak şekilde 200 milyar dolarlık yatırım yapılacağı tahmin ediliyor.

Mühendislik, Hindistan sanayisinin en büyük sektörlerinden biri olarak dikkat çekiyor. Hindistan'ın devlet politikası olarak 1950'li yıllardan itibaren mühendis yetiştirmesinin sonuçlarını fazlasıyla almaya başladığı görülüyor. Halen Bombay ve Pune'de bulunan üniversite ve enstitüler, Asya'nın en iyileri olarak gösteriliyor.

Hindistan Mühendislik İhracatı Geliştirme Konseyi (EEPC) icra Direktörü Shri Maitra'nın verdiği bilgilere göre mühendislik, ülke ihracatına yüzde 20 katkıda bulunuyor. Sanayi üretim endeksinin yüzde 30.5'ini, toplam yatırımların yüzde 29.9'unu, yabancı işbirliklerin de yüzde 62.8'ini kapsıyor.

MÜHENDİSLİK BÜYÜK AVANTAJ

EEPC'nin organizasyonuyla Hindistan'ın mü-hendislik ürünlerinin (makine, makine aksam ve parçaları, sanayi ürünleri) tanıtımı amacıyla da ¬ha önce Brezilya, Arjantin gibi Latin Amerika ülkelerinde gerçekleştirilen Indian Show, bu kez 3-6 şžubat tarihleri arasında istanbul'da düzenlenecek. WIN (World of Industry) fuarları kapsamında 180'i aşkın şirketin katılacağı fuarda, otomobil yedek parçalarından bahçe ürünlerine, tarım makinelerinden su pompalarına yüzlerce sanayi ürününün üreticisi firmalar yer alacak. Hindistan Sanayi ve Ticaret Bakanı Jyotiraditya M. Scindia, heyete başkanlık edecek.
Bu fuara katılmaya hazırlanan şirketler, Türk şirketleriyle ortaklık kurmanın planlarını yapıyor. Hatta çoğu Türkçe kataloglar hazırlayıp Türklerin ilgi alanlarını öğrenmeye çalışıyor.

Hindistan'ın en büyük sanayi merkezi Pune, aynı zamanda en büyük eğitim merkezi. Türkiye'de öncülüğünü TOBB ETÜ'nün yaptığı yeni uygulanmaya başlayan ve üniversite-sanayi eğitim işbirliği anlamına gelen ortak eğitime (Coop Education) yönelik bir merkez de bulunuyor. Pune'de otomotiv ve diğer makineler için boru üreten Innoventive şirketinin CEO'su Parag Mulye, diğer ülkelerdeki benzerlerinden en önemli farklarının sürekli ve aynı kalitede ürün vermenin yanı sıra söz konusu ürünlerin lisans haklarının da kendilerinde bulunması olduğunu vurguluyor. Mulye, İzmir'de bir temsilcilerinin bulunduğunu ve Samsun, Bursa, İzmit gibi şehirlerdeki fabrikalara ihracat yaptıklarını belirtiyor.

Endüstriyel kesici ve delici aletler ile el aletlerinin tutucu ekipmanlarını üreten ve halen Türkiye'ye ihracat da yapan KTA'nın sahibi Vipul Chopda ise 'Bir ziyarette büyük işbirliği olmayacağını biliyoruz ama güçlü bir adım atma isteğimiz var. Bizim için diğer pazarlara da sıçrayabileceğimiz iyi bir pazar' yorumunu yapıyor.

Yerli ve yabancı firmalar tarafından müşavirlik hizmetleri talebi artmaya devam ediyor. Yükselen fırsatlar ve ekonomik patlama, danış-manlık hizmetleri talebinde ciddi büyüme yaratıyor. Müşavirlik sektörü, proje yöneticileri için önemli iş fırsatları içeriyor. 2012'de sektörde 200 bin kişinin üzerinde istihdam olacağı ve 10 bine yakın müşavirlik firmasının ülkede faaliyet göstereceği bekleniyor. Müşavirlik firmaları büyük oranda Hindistan'ın Mumbai, Delhi, Bangalore, Hayderabad, Chennai, Cochin ve Deh-radun şehirlerinde faaliyet gösteriyor. 2010 itibariyle bu alanda faaliyet gösteren firma sayısı 7 bin 700'ü bulmuş. Bu firmalar inşaat mühendis ¬liği, telekom, enerji, metalürji, kimya ve bilgisayar yazılımı alanlarında çalışıyor.

FIRSAT KOLLUYORLAR

Ortaklık çalışmalarının yanı sıra birçok Hintli şirket de Türkiye'de yatırım için fırsat kolluyor. Son dönemde Hint firmalarının Türkiye'de yatırım yapmak üzere araştırmalarda bulundukları ve çelik, bakır gibi madencilik, ilaç-eczacılık, otelcilik, köprü-otoyol inşaatı, otomotiv, bilgi teknolojileri, enerji ve şeker alanlarında yatırım yapma arzusunda oldukları gözlemleniyor. Taj Otel Grubu da dahil olmak üzere üç ünlü Hint otel zinciri, Türkiye'de turizm yatırımı için araştırma yapıyor. Reliant şirketi, enerjide ortaya çıkan fırsatları yakından takip ediyor. Yine Hintli bir firma, şžeker Fabrikaları'nın özelleştirme süreciyle ilgili bilgi topluyor. Hindistan demiryollarına bağlı Icon International ve RITES şirketleri ise Türkiye'deki otoyol ve köprü inşaatı ihaleleriyle ilgileniyor.
Para/Özlem DOĞANER