Köşe yazıları

İlaç fiyatlarına zam kapıda! Yüzde 37'lik zam yapılacak! 

Son zamanlarda gündemden düşmeyen zamlara bir yenisi daha eklendi. İlaç fiyatlarına da zam geliyor. Sputnık yazarı Selin Uludağ bugün kaleme aldığı yazısında ilaç sektöründe yaşanacak zamlara değindi.İlaç fiyatlarına da zam geliyor

Son zamanlarda gündemden düşmeyen zamlara bir yenisi daha eklendi. İlaç fiyatlarına da zam geliyor. Sputnık yazarı Selin Uludağ bugün kaleme aldığı yazısında ilaç sektöründe yaşanacak zamlara değindi.

Son zamanlarda gündemden düşmeyen zamlara bir yenisi daha eklendi. İlaç fiyatlarına da zam geliyor. Sputnık yazarı Selin Uludağ İstanbul Eczacı Odası Eski Başkanı Sarıalioğlu ile yaşanacak zamlar üzerine söyleşi gerçekleştirdi. Sarıalioğlu, "Zamlar eczacıya kayıp, ilaç firmalarına kazanç olarak yansıyor" dedi. 

Sözlerine, "İlaç fiyat kurunun 6.29 liraya sabitlemesiyle tüm ilaçlara yüzde 37 zam yapılacak. Söz konusu zammın eczaneler için kayıp, ilaç firmaları için kazanç olacağını aktaran İstanbul Eczacı Odası Eski Başkanı Sarıalioğlu, sektördeki açmazın olası çözümlerini anlattı " diye giriş yapan Sputnık yazarı Selin Uludağ devamında şu ifadelere yer verdi:

İşte Sputnık yazarı Selin Uludağ'ın "İlaç fiyatları yüzde 37 artıyor: Zamlar eczacıya kayıp, ilaç firmalarına kazanç olarak yansıyor" başlıklı yazısı...

Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nun (TİTCK), ilaç fiyatlandırmasında euro kurunu 4.57’den 6.29 liraya yükseltmesinin ardından sektörel sorunlar tekrar gündeme geldi. 19 Şubat'tan itibaren başlayacak olan uygulama ile tüm ilaçlara yüzde 37 oranında zam yapılacak.
Güncel fiyatlarla 15.49 lira bandında olan euronun, 6.29’a sabitlenmesinin yaratacağı sonuçlar da önem arz ediyor. TÜİK’te yer alan dış ticaret verilerine istatistiklerine göre 2021 yılında Türkiye ilaç ithalatı bir önceki yılın rakamları ile karşılaştırıldığında yüzde 38.66 artış yaşayarak 6 milyon 874 bin dolara ulaştı.

Gözler 13 yıldır güncellenmeyen İlaç Fiyat Kararnamesi’nde

Zam kararının ardından eczacılar da gözlerini İlaç Fiyat Kararnamesi’ne (İFK) çevirdi. 2009’dan beri değişmeden uygulanan kararnameye göre eczanenin ve deponun ilaçtan kar oranı, ilacın fiyatı ile ters orantılı. 1984 yılında yayınlanan bir önceki kararnamede ise depocu karı sabit olarak yüzde 9, eczacı karı sabit yüzde 25 şeklinde uygulanıyordu.

Türk Eczacılar Birliği uyarmıştı

Döviz kurunun artışına bağlı olarak ithal yollarla temini sağlanan ilaçlarda sıkıntı açığa çıkmıştı. Ardından eczacılar, “Önlem alınmazsa ilaç krizi derinleşecek, bulunamayan ilaç sayısında artış yaşanacaktır” uyarısında bulunmuştu. Buna bağlı olarak Türk Eczacılar Birliği'nden yapılan yazılı açıklamada, 645 ilacın temininde sıkıntı yaşandığı belirtilirken hastaların ilaçlara ulaşamamasının nedeni olarak da ilaç fiyatlandırma politikaları ile 13 yıldır güncellenmeyen ilaç fiyat kararnamesi gösterilmişti.

Peki ilaç fiyatlandırmasında sabit kurun artırılmasından kim nasıl etkilenecek? Artan fiyatlardan kim kar sağlayacak? Fiyatlara bağlı olarak yaşanan ilaç sıkıntısı devam eder mi? Sektördeki sorunlar nasıl çözülür? İstanbul Eczacı Odası Eski Başkanı Zafer Cenap Sarıalioğlu, yeni düzenlemeden sonra hasta ve eczaneleri nelerin beklediğini Sputnik’e anlattı.

 

‘Zamlar yıla yayılırsa ilaç yokluğunun yüzde 70-80’i engellenebilir’

Devletin de hastaların da ilaca ödediği paranın yüzde 37 oranında artacağını söyleyen Sarıalioğlu, 6 yıl boyunca Eczacı Odası’nın Başkanlığını yaptığını hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:

“Devlete hep şu öneriyle gittik; ‘Siz yılda bir kez Şubat ayında zam yapıyorsunuz. Şubat ayında zammın yapılacağı bilindiği için biz Ekim ve Kasım ayından sonra Şubat’a kadar ilaç bulmakta zorlanıyoruz. Siz Şubat ayında yapacağınız zammı 3 ayda bir tüm yıla yayarak yaparsanız eğer firmalar da piyasaya ilaç vermezlik etmezler. Ama bu yılda bir kere toplu olarak yapıldığında biz bu firmaların ilaçlarını maalesef bulamıyoruz ve sıkıntı yaşıyoruz.’ dedik. Şu anda yaşadığımız da tam olarak bu. Artık devletin bu zammı yılda 4 kere olacak şekilde bölmesi lazım. Yani bu ilaç yokluğunun önüne geçmek istiyorlarsa bunun başka çaresi yok. Böylelikle ilaç yokluğunun yüzde 70-80’ini engelleyebilirler.”

‘İlaçtaki sıkıntımız büyüyerek devam edecek’

İthal edilen ilaç oranının artarak devam ettiğini vurgulayan Sarıalioğlu, “İlaçlarımızın yaklaşık yüzde 60-65’i yurtdışı kaynaklı. Bu grupların hepsinde sıkıntı çok büyük, kalan kısımda da aynı şekilde sorun var. İthal etmediğimiz tarafta olan sorunun sebebi de hammaddenin yurt dışından yine döviz üzerinden gelmesi. Dolayısıyla ilaçta sıkıntıyı atlatma şansımız yok gibi. Yani ilaçtaki sıkıntımız büyüyerek devam edecek. Siz bugün reel kurun yüzde 50’si civarında bir kur sabitlediğinizde yine bizim ilaç sıkıntımız devam edecek. Bu sıkıntı bugün çok ciddi boyutlara ulaştı, 20 Şubat’tan sonra bir nebze olsun rahatlayacaktır ama çok uzun sürmez. Birkaç ay sonra aynı sıkıntıyı yeniden yaşamaya başlayacağız” dedi.

‘Zamdan mutlu olmuyoruz, eczacının kaybı firmanın kazancı olarak yansıyor’

Bu sürecin eczaneleri de ekonomik olarak dara sokacağını belirten Sarıalioğlu, “Biz sattığı ürünün zamlanmasından mutlu olmayan bir grubuz. Çünkü ilaçların fiyatları arttıkça eczacıların da karlılığı düşüyor. Bunun sebebi de İlaç Fiyat kararnamesi. O kararnamedeki bir madde nedeniyle 200 liraya kadar olan ilaçlarda eczacıların kar oranı yüzde 25 olarak belirlenmiş ama ilaç 200 liranın üstüne çıktığında bu karlılık kademeli olarak önce 18’e, sonra 16’ya, sonra da 12’ye düşüyor. Yani biz bugün 180 liraya sattığımız ilacı yüzde 25 karla satıyorken cumartesi ona zam geldiğinde ve 200 liranın üstüne çıktığında biz o ilaçlardan artık yüzde 16 kazanacağız” açıklamasında bulundu.
Bu durumdan kazanan tarafın üretici ile ithalatçı olduğunun altını çizen Sarıalioğlu, “Çünkü burada eczacı karlılığını azalttığı zaman geriye kalan kar ana firmaya kalıyor. Yani eczacının kaybı firmanın kazancı olarak yansıyor” dedi.

‘Kararnamenin güncellenmesi firmaların işine gelmiyor, ilaçları kullanması gereken vatandaş da mağdur oluyor’

İlaç Fiyat Kararnamesi’nin ilaç zammı gibi her sene yenilenmesi gerektiğini ama yenilenmediğini vurgulayan Sarıalioğlu, “Bu çok ilginç bir şey. 2009’dan bu yana maalesef güncelleme olmuyor. Biz her ilaç zammında bir miktar ilaçtan karlılığımız azalarak yola devam etmeye çalışıyoruz. Kararnamenin yenilenmesi firmaların işine gelmiyor. Sağlık Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı’nın birlikte güncelleme yapmaları lazım ama yapmıyorlar çünkü ilaç firmalarının bunun yapılmaması yönünde talebi var ve firmaların talebi doğrultusunda bakanlık da eczacıların karlarının düşürülmesine göz yumuyor. Fiyat yükseldikçe üreticinin karı yükseliyor ama deponun ve eczanenin karı düşüyor. Hal böyle olunca ne oluyor? O çok düşük karlı ilaçları depolar almıyor ve satmıyor. Biz de o ilaçları bulmakta her zaman sıkıntı yaşıyoruz ve o ilaçları kullanması gereken vatandaş mağdur oluyor” şeklinde konuştu.

‘Devlet bu güncellemeyi yapmayarak eczacı ve dağıtımcıları ezip ilaç firmalarını koruyor’

İlaç Fiyat Kararnamesi’ni yayınlayan ve kendi sözünü tutmayarak güncellemeyenin devletin sağlık otoritesi olduğunu söyleyen Sarıalioğlu, “İlaç Fiyat Kararnamesi’nin güncellenmesinden devletin bir kaybı yok. Mesela ilacın fiyatı 1000 lira, devlet onu yine 1000 liraya alıyor. 1000 liraya onu alırken karın büyük kısmı firmanın cebine gidiyor. Eczane ve depoya da çok minik bir kar gidiyor. Devlet bu kararnameyi güncellediği zaman o kar herkese dağılacak, devletin aldığı ilacın fiyatı da değişmeyecek. Devlet bu güncellemeyi yapmayarak eczacı ve dağıtımcıları ezip ilaç firmalarını koruyor” dedi.

‘Tek çözüm var; yerli ilaca destek vererek Türkiye'deki üretimin artırılması gerek’

Tüm bu sorunların asıl çözümünün yerli üretim olduğunu aktaran Sarıalioğlu, “Yerlileşmeyi arttırmadığımız ya da dövize reel kuru vermediğimiz sürece sıkıntının bitmesi mümkün görünmüyor. Bunun için de tek çözüm var. Yerlileştirme politikalarının hızlandırılarak yerli ilaca destek verilmesi, Türkiye'deki üretimin artırılması gerek” ifadelerini kullandı.