Genel

İlhami Koç, Torunlar GYO hisselerini öneriyor!

Borsadaki düşüşleri alım fırsatı olarak gören İş Yatırım Menkul Değerler Genel Müdürü İlhami Koç, yatırımcılara Halkbank, VakıfBank, Yapı Kredi, Anadolu Hayat, Koza Altın, Selçuk Ecza, Torunlar GYO ve THY hisselerini öneriyor

Borsadaki düşüşleri alım fırsatı olarak gören İş Yatırım Menkul Değerler Genel Müdürü İlhami Koç, yatırımcılara Halkbank, VakıfBank, Yapı Kredi, Anadolu Hayat, Koza Altın, Selçuk Ecza, Torunlar GYO ve THY hisselerini öneriyor. Koç'un yıl sonu endeks beklentisi ise 74 bin...

İş Yatırım, Türkiye sermaye piyasalarındaki bütün enstrü manlarda lider konumda olan bir aracı kurum. Önümüzdeki dönemde de piyasadaki mevcut ürünlerde liderliklerini güçlendirmeyi hedeflediklerini söyleyen İş Yatırım Menkul Değerler Genel Müdürü İlhami Koç, 'Piyasaya yeni çıkacak ürünlerde öncü rol üstlenmek istiyoruz. Stratejimizin ikinci ayağını da yurtdışında büyüme oluşturuyor' diyor.

İlhami Koç, ABD'de başlayıp daha sonra tüm dünyayı etkileyen global ekonomik krizden Türkiye'nin güçlenerek çıktığını düşü nüyor. Koç'a göre buradaki sihirli kelime 'büyüme'... Türkiye, bir doğal kaynaklar ülkesi olmamasına rağmen yakaladığı yüksek büyümeyle global krizden çok hızlı çıktı. Kısacası büyüme olduğu sürece Türkiye'ye para akışı da devam edecek.

Türkiye büyümeye devam ettiği sürece diğer sorunların aşılabileceğini düşünen Koç, bu doğrultuda yılbaşından bu yana en çok düşen borsalar arasında yer alan İMKB'nin uzun vadeli düşünen yatırımcılar için önemli bir fırsat yarattığı kanısında. Yıl sonunda İMKB endeksini 74 bin olarak tahmin eden Koç, Türkiye'nin 2011'de 'yatırım yapılabilir ülke' kredi notuna da kesinlikle erişeceğine inanıyor...

Petrol ve emtia fiyatlarındaki artış, İMKB'deki olumsuz havanın bir süre daha devam edeceği şeklinde yorumlanabilir mi

Küresel kriz sonrası yaşanan eğilimlerden biri de emtia fiyatlarındaki artış. Ardından bazı Arap ülkelerindeki halk ayaklanmaları da petrol fiyatlarında hızlı bir yükselişe neden oldu. Ancak emtia fiyatlarındaki artışın arkasında bu gelişmelerden çok arz ve talep dengesizliği yatıyor. Kriz sonrasında dünya ekonomisinin tekrar büyüme sürecine girmesi, petrol, metal ve tarım ürünlerine talebi artırdı. Petrol ve emtia fiyatları arttıkça, küresel sermaye bizim gibi petrol ithalatçısı ülkelerden çıkıp Brezilya, Rusya gibi doğal kaynağı olan ülkelere gidiyor. Son dönemde bunun İMKB üzerindeki olumsuz etkisini gördük. Emtia fiyatları yükseldikçe bu eğilim devam edebilir. Ancak bir süre sonra doğal kaynak ihracatçısı ülkelerdeki varlık fiyatları artınca bizim piyasalarımızdaki fiyatlar cazip hale gelecektir.

Ocak ayında dış ticaret açığı 7.3 milyar dolarla 4.4 milyar dolar olan beklentilerin çok üzerinde gerçekleşti. Henüz bu rakama yükselen petrol fiyatının yansımadığı düşünülürse dış ticaret açığınında daha da artacağını söyleyebilir miyiz

Bunu söylemek için henüz erken. Ülkemizde büyüme ile cari açık birbirine paralel gidiyor. Türkiye büyüdükçe cari açık da artıyor. Bu yaklaşık 8-10 yıldır böyle devam ediyor. Ülkemizde büyüme ve enflasyon ön planda tutulduğundan cari açık uzun bir süre tehdit olarak algılanmadı. İlk defa geçen yıl sonunda yürürlüğe konulan para politikasıyla bu konuda bir tedbir alınma yoluna gidildi. Temelde faizlerin düşürülüp munzam karşılıkların artırılmasına dayalı bu yeni politikayla artık aşırı değerli bir TL bekleyemeyiz. Bu politikanın cari açığı azaltıcı bir etki yaratması beklenmeli. Bu tedbirlerin etkilerini görebilmek için en azından birkaç ay geçmesini beklemeliyiz.

Peki cari açık sizce sadece parasal tedbirlerle çözülecek bir sorun mu, yoksa başka tedbirler de alınması gerekir mi

Bence kritik soru bu. Bir görüşe göre para politikası araçlarıyla böyle kronikleşmiş bir cari açığı ciddi bir şekilde azaltmak mümkün değil. Mutlaka yapısal tedbirler de alınması gerekiyor. Bizim ihracatımız büyük ölçüde ithalata dayalı. Bu görüşe göre, ihracat ağırlıklı sektörlerin geriye doğru entegrasyonu sağlanarak katma değerinin artırılması ya da katma değen yüksek yazılım gibi sektörlerin ihracatının desteklenmesi gerekiyor. Bu görüş doğru olmakla beraber etkileri ancak uzun vadede görülebilir. Kısa vadede ise para politikası daha etkili oluyor. Bu konuyu parasal tedbirlerin etkisini gördükten sonra konuşmak gerekir.

İMKB yılbaşından bu yana en çok düşen borsa konumunda. Sizce bu uzun vadeli düşünen yatırımcı için bir fırsat mı

Kesinlikle. Genelde yatırımcılar kısa süreli beklenti içine giriyor. Evet, zaman zaman kısa vadeli yatırımlar yüksek getiri sağlayabilir. Ancak kısa vadede tersi de geçerlidir. Hisse senetleri piyasasına yatırımda asıl kural, fiyatlar düştüğü zaman yapılan alımların orta vadede her zaman kazandırmasıdır.

İMKB'ye bu kadar güveniyorsunuz. Peki siz piyasanın nabzını ölçerken hangi kriterleri baz alıyorsunuz

Geleneksel analizlerin hepsini yapıyoruz. Bunun dışında birkaç faktörü de yakından iz-liyoruz. İlki, birincil piyasalarda neler olu ¬yor Yani şirket alım satımlarında, doğrudan yatırımlarda yurtdışından Türkiye'ye para akışı devam ediyor mu çünkü bu yatırımlar orta vadede Türkiye'ye güvenin devam edip etmediğini gösteriyor. En son gerçekleşen Mey İçki'nin satışı buna iyi bir örnek.

İkinci olarak şirketler bazındaki gelişmele ¬re bakıyoruz. Gelecek 2-3 yılla ilgili projeksiyonlar olumluysa; örneğin, siparişlere yetişilememesi, yeni yatırımların yapılması söz konusuysa bu da orta vadede ülkenin önünün açık olduğunu teyit eder. İkincil piyasalarda değişik faktörlerin etkisiyle kısa vadeli iniş çıkışlar olabilir. Ancak reel sektör tarafında işler iyi gidiyorsa ikincil piyasalar bunu izleyecektir.

2011 sonu itibarıyla endeks için öngörünüz nedir ve bunu nasıl hesaplıyorsunuz

Endeks hedefleri için farklı analiz yöntemleri uyguluyoruz. Bu yöntemler konjonktüre göre değişebiliyor ancak, konjonktürel faktörler bir kenara bırakıldığında, temelde iki analiz yapılıyor. Öncelikle Türkiye'nin risksiz faiz oranını esas alarak İMKB geneli için bir çalışma yapıyoruz. Bunun dışında Türkiye'de endeksi sürükleyen belli başlı hisseleri, dünyadaki benzerleriyle kıyaslıyoruz. Böylece bir hedef endeks değeri hesaplıyoruz. Bu hesabı yılda iki defa yapıyoruz. Son iki ayda faizlerdeki sert yükseliş değerlemeleri aşağı çektiği için 79 bin olan endeks hedefimizi 74 bin civarına çektik.

Bu kapsamda İMKB'de hangi sektörlerin ve hangi hisselerin ön plana çıkacağını düşünüyorsunuz

Bu liste yıl içerisindeki gelişmelere göre güncelleniyor. En çok önerilenler listemiz, İMKB endeksine oranla 2009'da yüzde 59, 2010'da ise yüzde 20 artı performans gösterdi. 2011'in ilk iki ayında ise endeksle aynı getiriyi sağladık. şžubat sonu itibariyle öneri listemiz mali sektörde Halkbank, VakıfBank, Yapı Kredi ve Anadolu Hayat; reel kesimde ise Koza Altın, Selçuk Ecza, Torunlar Gayrimenkul ve Türk Hava Yollan şirketlerinden oluşuyor.

Türkiye'nin 'yatırım yapılabilir ülke' kredi notuna erişeceğine inanıyor musunuz

Evet, buna kesinlikle inanıyorum. çünkü Türkiye'nin mevcut performansı bunu fazlasıyla hak ediyor. Türkiye'nin kredi borcunuödeyememe primi (CDS) bazı Avrupa Birliği ülkelerinden çok daha iyi durumda. Ayrıca, bizden daha yukarıda kredi notuna sahip ülkelerle kıyaslandığında ekonomik göstergelerimiz çok daha iyi. Öte yandan Türkiye ilk kredi derecelendirmesini 90'lı yıllarda yaptırdığında 'yatırım yapılabilir ülke' notunu almıştı. 90'lı yıllarla bu günler kıyaslandığında şu anda bizim ekonomik performansımızın o dönemden çok daha iyi olduğu görülecektir. Bu nedenlerle, sürpriz bir olumsuz gelişme yaşanmadıkça kredi notumuzun artmasını kaçınılmaz olarak görüyorum. Kredi notunun artırılması İMKB endeksi için yıl sonu beklentimizi daha da kuvvetlendirecektir.

Peki bu kadar dalgalı bir piyasada yatırımcılara önerileriniz neler olacak

Faizler düştükten sonra yatırımcılar yeni arayışlara girdi. Bu kapsamda hisse senetleri piyasasına da yeni girişler oldu. Faizlerin düştüğü, yüksek büyümenin gerçekleştiği bir dönemde hisse senetleri cazip bir yatırım aracı olarak görülüyor. Ancak hisse senetlerine yatırım yapanların kısa vadeli düşünmemesi gerektiğini hatırlatmak istiyorum. Bu konuda bir yatırım danışmanından destek alınabilir.

Geçen yıl başlatılan halka arz seferberliğinin sonuçlarının bu yıl alınması bekleniyordu. Mevcut koşullarda 2011 halka arz yılı olabilir mi

Ülkeye ve piyasalara olan güven doğrultusunda halka arzların devam edebileceğini düşünüyorum. Piyasalarla ilgili genel beklentilerin yanı sıra halka arzların kendi satış hikayesini ve yatırımcı tabanını oluşturduğunu da unutmamak gerekiyor. Önümüzdeki dönemde Pegasus Havayolları, Global Liman ve Limak Holding arzlarını yapacağız.
Para/İdil Taraklı